6. Hukuk Dairesi 2011/8069 E. , 2011/13260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 29 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vasisi ... vekil
**6. Hukuk Dairesi 2011/8069 E. , 2011/13260 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 29 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vasisi ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Hüküm, davalılar ..., ... ve ...’a 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre ... ’a tebliğ edilmiş ise de usulüne uygun değildir. Davalıların adresleri farklı olmasına rağmen aynı konutta oturan denilerek tüm tebligatlar Hasan Yılmaz’a yapılmıştır. Bu nedenle gerekçeli kararın adı geçen davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, 2- Tebligat Kanunda 6099 Sayılı Yasa ile değişikliğine gidilmiş olup 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle T.K'nun 10. maddesi “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır”. Hükmünü T.K.nun 21/2. maddesi “(Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” T.K'nun 35/2 maddesi “ Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir. Açıklanan yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir. Olayımıza gelince; Gerekçeli karar, davalı ...’a Tebligat Yasasının 35. maddesine göre yapılmış, olup tebligat 6099 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılmış olması nedeni ile usulsüzdür. Gerekçeli kararın adı geçen davalıya, kimlik bilgilerine göre adres kayıt sistemindeki son adresine tebliğ edilmesi ve temyiz süresinin beklenilmesi, akabinde inceleme yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.