Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30/11/2011 tarihinde ... Müşteri/Kontrat numaralı 'Reuters Servisleri Kontratı düzenlenerek taraflarca imza altına alındığı ve davacı şirket tarafından işbu kontrat ile kararlaştırılan ilgili hizmetlerin (uydu sinyalleri ve data hatları aracılığıyla özel bilgisayar sistemleri ve bunlara bağlı ekranlar vasıtası ile seçili haber ve ekonomik veriler ve müşteri tarafından seçilen bilgi iletişimine ilişkin diğer hizmetler) davalı şirkete veri
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin elektrik enerjisi ihtiyacını daha ucuza mal edebilmek için davalı şirket ile 09/12/2016 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı şirketin müvekkile 2017 yılı itibariyle sabit 17,510 Krş üzerinden elektrik enerjisinin temin edileceğini, ancak sözleşme hala yürürlükteyken davalı şirket müvekkile birim fiyatın artırılacağını ihtar ettiğini, müvekkil ise sözleşmeye atıfla bu teklifi reddettiğini ve sabit fiyattan faturalandırma yapılmasını talep ettiğini, ancak buna karşılık davalı şirket sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, bu nedenle müvekkil şirketin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğramış olduğu tüm zararların tazmininin gerektiğini, müvekkil şirketin davalıya Denizli ..... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı İcra Dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtıkları bu davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, müvekkil şirket tarafından sözleşmeye uygun olarak düzenlenen e-faturalar hakkında açılan haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, borçlu olmasına rağmen dürüstlük kurallarına aykırı olarak icra takibine itiraz ederek haksız ve hukuka aykırı olarak bu davayı açan davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Tüm dosya kapsamından; Davacı vekili şirketin elektrik ihtiyacını daha ucuza mal edebilmek için davalı şirket ile 09/12/2016 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzaladığı, davalı şirketin davacıya 2017 itibariyle 17,510 krş üzerinden elektrik enerjisi temin edeceği ancak sözleşme yürürlükteyken davalı şirketin davacıya birim fiyatın arttırılacağını ihtar ettiği, davacı şirketin ise sözleşmeye atıfla bu teklifi reddettiği ve sabit fiyattan faturalandırma yapılmasını talep ettiği buna istinaden de davacı şirketin sözleşmeyi feshettiği, bunun üzerine davacının daha yüksek fiyattan elektrik alımı yapmak zorunda kaldığı ve zarara uğradığı, sözleşmenin 6. ve 8.maddelerinde enerjinin tedarik edileceği sabit fiyat ve fatura miktarının belirlendiği, sözleşmenin 13.maddesi uyarınca haklı sebepler dışında sözleşmenin tek yanlı feshedilemeyeceğinin belirlendiği, sabit fiyat artırma talebi reddinin haklı sebep olamayacağı, maliyetin artma ve azalmasının fiyat değişikliğine sebep olamayacağı, sözleşmenin 8. maddesinde aylık durumların belirlendiği bunlarında vergi, resim harçlar gibi ... tarafından belirlenen bedeller olduğu, artış ve azalışların doğrudan faturalara yansıtılamayacağı, bu nedenle davalının akde riayetsizliği nedeniyle Denizli ....... İcra Dairesi'nin 2017/... Esas sayılı icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptali ve davalının % 20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebi ile açılan menfi tespit davası olduğu anlaşıldı. 21/12/2018 tarihli SMMM ...'un vermiş olduğu bilirkişi raporuna göre; Davalı şirketin sözleşmeye aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı 795.687,62 TL tutarındaki alacak iddiasının yok hükmünde sayılması gerektiğini bildirmiş, 08/07/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise özetle; Tüketici Hakları Kanunu'nun 6. Maddesi gereğince tüketici aleyhine değiştirilemeyeceği belirtilmiş, 31/10/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise özetle; davacının sözleşmeye uygun olarak yaptığı ödeme neticesinde davalıya borcunun kalmadığı bildirilmiş, 23/03/2020 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda ise; Davacı ... San. T.A.Ş. 'nin sözü geçen 10.185.824,33 TL fatura bedelinin 9.391.136,71 TL'nin ödenmesi nedeniyle davacı tarafın davalıya hiç borcunun kalmadığı, ek raporda da tekrar edilmiştir. Sözleşme hükümlerinin irdelenmesi noktasında, mahkememizce Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD 'da görevli bilirkişi ... 'den alının raporda; sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, tazmini istenebilecek zarar ve sözleşmenin 6. ve 8. maddelerinin yorumu noktasında bilirkişiden tekrar rapor alınmış, bilirkişi raporunda özetle; 07/12/2016 tarihinde kabul ve teyidi yapılmış sipariş bildirim formu dikkate alındığında 07/12/2016 tarihinde birim fiyata dengesizlik ve yekten bedelleri dahil tutularak ( sözleşme madde 6 ) aktif enerji birim fiyatının sabit 17.510 KRŞ olarak belirlendiği, sözleşmenin sabit bedelli özel hukuk hükümlerine tabi olarak elektrik enerjisinin alınıp satılmasına dair, birim fiyatı ile sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükler konusunda serbestçe anlaştıkları Taraflar arasında düzenlenen 09/12/2016 tarihli sözleşmedeki birim fiyatlarındaki artışındaki etken faktörlerin doğal gaz ithal kömür girdi maliyetleri, ABD doları, Türk Lirası çapraz kurları arasındaki farklılıktan kaynaklandığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 6.ve 8. Maddelerini arasında bir çelişki olmadığı, 6. Madde ile fatura kalemlerinden enerji harici bedellerin ayrık tutulmak suretiyle elektrik enerjisi birim satış fiyatının sabit olarak belirlendiği, 8.madde de ise 6.maddeye gönderme yapılmak suretiyle bu kalemlerin ilave edileceğinin belirtildiği, birim elektrik enerjisi sözleşmesinde peşin ve kesin olarak tespit edilmiş olan sabit bedelin her iki taraf için de bağlayıcı olduğu ve her iki tarafın tacir sıfatına sahip olduğu, TTK 18/2 basiretli bir iş adamı gibi davranma ilkesi ve ahde vefa ilkesi gözönünde bulundurularak, davalı tarafça faturalara istinaden icra takibi yapılmış ise de ; 09/12/2016 tarihli sözleşmeye göre düzenlenmiş bir faturadan söz edilemeyeceği çünkü 30/06/2017 tarihinden önce fiyat revize teklifi davacı tarafından reddedilmiş olup, bu redde rağmen davalı tarafça sözleşmede öngörülmüş sabit enerji bedelinden daha yüksek bir enerji bedeli ile yapılan faturalandırmanın sözleşmeye aykırı olduğu, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeye aykırı bir fatura düzenlemesi yapıldığından, gönderilen faturaya itiraz olunmaması TTK 21/2.ye göre sözleşmeyle kararlaştırılmış bir hükmün tek taraflı olarak tadiline yol açacak bir fatura kaydının TTK 'nın 21/2 kapsamında 8 gün içinde itiraz etmediği için faturayı alan ... ... SAN. T.A.Ş. 'yi bağlayacağından söz edilemeyeceğinden ve taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davacı tarafın Denizli ...... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı icra dosyasında 794.687,72 TL borçlu olmadığı anlaşılmakla, Davacı tarafın davasının KISMEN KABULÜ İLE, Davacı tarafın 794.687,62 TL borçlu olmadığının Tespitine, Asıl alacağın % 20 oranında kötü niyet tazminatının davalı taraftan alınıp davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF İTİRAZLARI: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticari kayıt ve defterler dikkate alındığında davacı şirketin müvekkil şirkete borçlu olduğunu ve faturalara süresinde itiraz etmediğini, dava konusu faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı şirketin uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin müvekkil şirkete ödeme yapmasının müvekkil şirketin haklılığını ortaya koyduğunu, ancak ilk derece mahkemesince faturalar nedeniyle yapılan ödemenin hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin 8. maddesi incelendiğinde müvekkil şirket tarafından faturaların sözleşmeye uygun düzenlendiğini, sözleşmenin 8. maddesinde de görüleceği üzere ilgili kamu kurum/kuruluşlarının (..., EPİAŞ, TEİAŞ, TEDAŞ vb) kararlarıyla vergi, resim, harç ve bedellerde artış olabileceği, bu bedellerin "Elektrik Enerji Birim Satış Fiyatı" bölümünde açıklandığı gibi enerji bedeline ilave edileceğinin düzenlendiğini, bu maddesinin yorumlanması ve değerlendirilmesinin ancak teknik bilirkişi tarafından yapılabileceğini, ancak dosya kapsamında bu hususun hiçbir şekilde teknik olarak değerlendirilmediğini, son tarihli hukukçu bilirkişi raporunda sözleşme maddesinden enerji harici bedellerin kastedildiği sonucuna nasıl varıldığının anlaşılamadığını, sözleşme maddesinde enerji harici bedellerin kastedildiğinin belirtilmediğini, davacı şirket adına düzenlenen faturalardaki aktif enerji birim fiyatlarının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, ancak bu itirazlarının mahkemece atanan teknik bilirkişiler tarafından hiçbir şekilde incelenip değerlendirilmediğini, olağanüstü piyasa koşulları nedeniyle mevcut akdedilen sözleşme koşulları ile sözleşmenin devamının müvekkil şirket için fiilen ve hukuken aşırı ifa güçlüğü oluşturduğunu, taraflar arasından düzenlenen sözleşme kapsamından müvekkil şirket tarafından düzenlenen dava konusu 7 adet faturanın davacı şirket tarafından kabul edildiğini ve bu faturalara ilişkin olarak davacı şirket tarafından müvekkil şirkete kısmi olarak 9.391.136,71-TL ödeme yapıldığını, davacı şirketin faturalara itiraz etmediği gibi, faturaları kabul edip, kabule istinaden ödeme yaptığını, ilk derece mahkemesinin faturaya itiraz edilmemesinin kabul anlamına gelmeyeceği yönündeki gerekçesinin hukuken kabul edilemez olduğunu, dosya kapsamındaki müvekkil şirket ticari kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan 16/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkil şirketin 795.687,62-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi tarafından 8. madde şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmediğini, sözleşmenin 8. maddesindeki şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin ancak elektrik mühendisi teknik bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğunu, ilk derece mahkemesince hiçbir teknik inceleme yaptırılmadan hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince müvekkil şirketin savunmalarının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınmaksızın hüküm kurulduğunu, aralarında teknik bir bilirkişinin de yer aldığı heyetten yeni bir rapor aldırılması gerektiğini, hükme esas alınan hukukçu bilirkişi raporunun HMK'nın 279/4. maddesi uyarınca yok hükmünde olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla şartları oluşmadığı halde kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin kötü niyetli olduğuna dair dosyada delil bulunmadığını, 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesine göre ve davacı şirketin dava konusu faturaları kabul edip kısmi ödeme yapmış olmasına göre iş bu davanın açılmasında hukuki yararı olmadığının da değerlendirilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.