4. Hukuk Dairesi 2023/10155 E. , 2024/7615 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/406 E., 2023/329 K. DAVA TARİHİ : 16.04.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahk
**4. Hukuk Dairesi 2023/10155 E. , 2024/7615 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/406 E., 2023/329 K. DAVA TARİHİ : 16.04.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı olan işyerinin, davalı kuruma ait kanalizasyon borusunun patlaması sonucu zarar gördüğünü, müvekkili tarafından sigortalıya 5.220,00 TL ödeme yapıldığını belirterek ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Buski Atık Suların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği'nin 11 ve 13 üncü maddelerine göre bodrum katların sorumluluğunun taşınmaz maliklerine ve taşınmazda oturanlara ait olduğunu, kurumun kusur veya ihmali bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 5.220,00 TL alacağın 16.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Bursa Büyükşehir Belediyesi ...'nden alınarak davacı ...Ş.'ye verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesi 16.11.2020 tarih 2019/5079 Esas 2020/7085 Karar sayılı ilamında; "...Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, makine mühendisi, inşaat mühendisi ve hesap bilirkişisi tarafından keşif sonucu hazırlanan 03.05.2017 tarihli heyet raporunda, 6098 sayılı yasanın 69 uncu maddesine göre imal olunan şey kapsamında yer aldığı değerlendirilen kanalizasyon sistemi ve rögar muayene bacasının, kötü imali ile bakımındaki eksikliklerin kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idarenin sorumluluğunda olacağı; Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği 3 üncü maddesi gereği mülk sahibine ait olduğu değerlendirilen bağlantı kanalının yönetmeliğin mad. 11.16 gereği bakım ve işletilmesi ile muhtemel tıkanıkların zamanında davalı idareye bildirilmesinin ve yönetmeliğin mad 11.13 gereği parsel çıkışında atık suyun geri gelmesini önleyici tedbirlerin alınmasının taşınmaz sahibinin sorumluluğunda olacağı; 05.05.2014 tarihli dilekçe ile evsel atıksu şebeke bağlantısının arızalı olduğundan bahisle bildirimde bulunulması üzerine dava konusu taşınmazda BUSKİ tarafından gerçekleştirilen 10 m uzunluğunda asfalt yollarda kanalizasyon evsel bağlantısı yapılması imalatını müteakip 02.09.2014 tarihinde fark edilen hasarın yaygın su sirayeti şeklinde ortaya çıktığı; 26.09.2014 tarihli ekspertiz raporunun kanalizasyon boru patlamasına dair bir tutanak ve benzeri resmi bir belge bulunmadığından bahisle düzenlendiği tespit edilmekle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.01.2013 tarih ve 2012/690 E, 2013/1547 K sayılı kararı ışığında kanalizasyon rögarının tıkanması veya arızası olmaksızın meydana gelen zarar nedeni ile illiyet bağının kesileceğinin kabulü dikkate alınarak işbu dosyada davalı idarenin tazminat ile sorumlu tutulamayacağı, eksik incelemeye neden olmamak için sigortalının gerekli önlemleri almamasının müterafik kusur yönünden etkili olabileceği belirtilerek kusur oranının tam olarak tespiti için hasarın meydana geldiği sigortalı işyerinin bulunduğu binanın şebeke bağlantısına ait ruhsat, izin, proje evrakları ve arıza kaydına ait belgelerin ilgili idareden getirtilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı vekilinin rapora itirazı üzerine sigorta hukukçusu ve inşaat mühendisi tarafından keşif sonucu hazırlanan 18.05.2018 tarihli raporda, yapılan teknik değerlendirme sonucu dosyaya sunulan BUSKİ'ye ait tutanaklardan arızanın dahili temiz su tesisatlarından oluşmadığının açıkça belirtildiği, dosyaya sunulan olay anındaki fotoğrafların ise aynı şekilde sıvalarda pis su giderinden oluşabilecek renk değişimlerinin olduğu, BUSKİ Genel Müdürlüğünce söz konusu taşınmazın 10 m boyunda kanal evsel bağlantısının daire başkanlığınca yapılmış olduğunun 22.05.2014 tarihli yazılarından anlaşıldığı, bu durumda dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde gerek belgelerdeki ifadeler ve gerekse dosyaya sunulan resimlerdeki görünümlerine göre oluşan hasarın kanalizasyon hattındaki tıkanma nedeni ile oluşmuş olabileceği ve eksper raporunda da belirlendiği üzere sorumluluğun BUSKİ'de olduğu belirlenmekle davacı ... şirketinin ödediği hasar bedelini BUSKİ'den talep edebileceği belirtilmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine mahkemece alınan 05.03.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, yapının bodrum katında su basması olayının (çatı suları, yağmur suları, yüzey suları vb) sirayeti neticesinde oluşmadığı, davalı idarenin belirttiği gibi olayın (çatı suları, yağmur suları, yüzey suları vb) nedenleriyle oluşması halinde, söz konusu taşınmazda bu olay öncesi ve olay sonrası bodrum katta su basmasının sürekli tekrarlanıyor olması gerektiği, bu nedenle olayda ekspertiz raporunda belirtildiği gibi BUSKİ idaresinin sorumlu olduğu ve olayla ilgili arızanın BUSKİ tarafından tamiratının yapıldığı belgelenen 10 metrelik boru hattında olduğu, teknik olarak kanalizasyon hatlarında veya bağlantı bacalarında mutat kontrol ve temizliklerin yapılmaması nedeniyle zaman zaman tıkanmaların olabileceği ve oluşan tıkanmaların bağlantı hattına en yakın bağlantı noktalarında oluşan basınç nedeniyle geri tepmelere ve yapılarda hasarlara yol açacağının mümkün olacağı, dava konusu olayda da BUSKİ hattında veya bağlantı bacasında oluşan bir tıkanma nedeniyle olayın oluştuğu ve dosyadaki bilgi ve belgelerden söz konusu olayda ilgili BUSKİ idaresinin %100 kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmişse de, dosyadan alınan bilirkişi raporlarının birbiri ile çelişkili olduğu, mahkemece çelişkileri gideren rapor alınmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, konusunda uzman farklı bir bilirkişi heyetinden çelişkileri gideren bilirkişi raporu alındıktan sonra, şayet BUSKİ'ye ait boru hattı veya bağlantı bacasındaki tıkanma nedeniyle işyerinin zarar gördüğünün tespit edilmesi halinde Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği hükümlerine göre geri tepme bacası ve sair nedenlerle sigortalının müterafik kusuru bulunup bulunmadığı irdelenerek karar yerinde tartışılması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına" karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak alınan heyet bilirkişi raporunda daireye su sızmasının Buski'ye ait kanalizasyon borusunun patlaması sonucunda olduğu, sızıntıya bodrum kat dış duvarlarında su yalıtımı olmayışı ya da zayıf olmasının neden olmadığı, binanın pompaj sisteminin su sızıntısıyla ilgilisinin olmadığı, söz konusu sistemin binanın imalatı esnasında kurulduğu, ilgili olsaydı ilk kurulduğu andan itibaren su sızıntısının olması gerektiği ancak böyle bir durumun oluşmadığı, zamanla Buski'ye ait kanalizasyon borusunun patlaması sonucu akan sular nedeniyle hasarın oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.220,00 TL alacağın 16.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Bursa Büyükşehir Belediyesi ...'nden alınarak davacı ...Ş.'ye verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı idareye ait kanalizasyon borusunun patladığına dair sigortalının tek taraflı beyanı dışında herhangi bir tutanak ya da belge bulunmadığını, muğlak ifadeler ile hazırlanan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, sigorta şirketinin sigortalının önlem alıp almadığını kontrol etmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın evsel bağlantılarında meydana gelen tıkanıklardan davalı idarenin sorumlu olmadığını, illiyet bağı ve davacının kendi kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırması yapılmadan düzenlenen raporun hatalı olduğunu belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Yangın Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.