15. Hukuk Dairesi 2014/3469 E. , 2014/5563 K. "" Mahkemesi :Eskişehir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi :21.01.2014 Numarası :2013/11-2014/12 Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemiyle açılmış, mahkemenin; davanın reddi…
**15. Hukuk Dairesi 2014/3469 E. , 2014/5563 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Eskişehir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi :21.01.2014 Numarası :2013/11-2014/12 Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemiyle açılmış, mahkemenin; davanın reddine dair kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait Eskişehir İli M.. İlçesi Ş.. Köyü T.. Yolu Mevkiinde bulunan 3, 13, 14 ve 15 parsel numaralı taşınmazlara 2010 yılında inşaat yaptığını, işi tamamlayıp davalıya teslim ettiğini, ancak iş bedelinin ödenmediğini belirterek, inşaat bedelinin bayındırlık birim fiyatları ve müteahhitlik kârı ile birlikte dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini istemiş, dava dilekçesinde dava değerini 50.000,00 TL olarak göstermiştir. Daha sonra, 25.11.2013 tarihinde bakiye harcını yatırarak istemini 250.000,00 TL daha artırmıştır. Ayrıca, ıslah dilekçesinde açmış olduğu davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek durumda olduğu, bu nedenle belirsiz alacak ya da kısmi dava şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 107/1. maddesinde; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir hükmüne yer verilmiştir. Davacının dava dilekçesinde açıkladığı olaylar ve istemleri dikkate alındığında; davacının dava tarihi itibarıyla alacağının miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilecek durumdadır. Bu nedenle, davacı vekilinin ıslah dilekçesinde alacağının belirsiz alacak davası olarak belirtmesine karşın mahkemece belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmemiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.