Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2693 E. , 2024/4970 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/2693 Karar No : 2024/4970 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasın…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2693 E. , 2024/4970 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/2693 Karar No : 2024/4970 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Nakliyat Lojistik Otomotiv ve Kargo Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait sahte faturaların adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı düzenlendiği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararı uyarınca 2016 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Sözü edilen şirket hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalar düzenlenen faturaların gerçeği yansıtmadığını ve davacının sahte fatura organizasyonu içerisinde yer aldığını gösterdiğinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı; ancak, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan söz konusu vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi kaldırılmış, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ise bir kata indirilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, eksik incelemeye dayalı olarak yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi uyarınca gecikme faizi hesaplanabilmesi için geçici verginin ihbarnamelerde yer aldığı, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü; davalı temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Lojistik Otomotiv ve Kargo Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, 15/01/2007-30/04/2009 tarihleri arasında ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün, 01/05/2009-01/03/2014 tarihleri arasında ise ... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün "Karayolu İle Şehir İçi Yük Taşımacılığı'' işiyle iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis edildiği, 31/12/2016 tarihinde re’sen terk ettirildiği, defter belge isteme yazısı tebliğ edildiği halde ibraz edilmediği, 2016 yılında ortalama altı ila sekiz işçi çalıştırdığı, 05/03/2012 tarihli yoklamada, ilgili adresten taşındığı ve nereye taşındığının bilinmediği, 24/09/2012 tarihli yoklamada, iş yerini başka bir adrese taşıdığı, iş yerinin 140 m2 olduğu, iş yerinde muhtelif demirbaşın yer aldığı, işçi çalıştırılmadığı, herhangi bir fiili faaliyetinin bulunmadığı, 39 adet yarı römorkları olduğu, 29/01/2013, 15/03/2013 ve 13/03/2014 tarihli yoklamalarda adreste bulunamadığı, 08/04/2014 tarihinde yapılan yoklamada, altı çalışanı olduğu, 04/06/2014 tarihli yoklamada, adresin kapalı olduğu, 16/02/2015 tarihinde yapılan yoklamada, lojistik hizmetleri faaliyetinde bulunduğu, dokuz çalışanı olduğu, 15/07/2015 tarihinde yapılan yoklamada ise, nakliyat faaliyetine devam ettiği, on beş çalışanı olduğu hususlarının tespit edildiği, mükellefin 2016 yılı katma değer vergisi matrahının toplam 68.064.546,28 TL olduğu, 2016 hesap döneminde toplam 43.821.592,00 TL tutarında mal/hizmet aldığını Ba formlarıyla beyan ettiği, buna karşılık mal/hizmet sattığını beyan eden mükelleflerin 53.186.571,00 TL tutarında mal/hizmet sattığını Bs formlarıyla beyan ettikleri, 2016 hesap döneminde toplam 66.767.954,00 TL tutarında mal/hizmet sattığını Bs formlarıyla beyan ettiği, mal/hizmet aldığını beyan eden mükelleflerin ise toplam 54.433.108,00 TL tutarında mal/hizmet aldığını Ba formlarıyla beyan ettiği, 2016 yılındaki mal/hizmet alışlarının %99,18'inin hakkında sahte belge düzenleme yönünden olumsuz tespit bulunan veya özel esaslarda bulunan mükelleflerden yapıldığı, hisse devir tarihi olan 22/08/2012 tarihinden itibaren düzenlenen tüm faturaların sahte kabul edilmesi gerektiği, şirketin ortağı ve yöneticisi olan ...'ın ifadesinde, 2013 yılında davacının vergi borçları nedeniyle şirketi kendi üzerine aldığını, şirketle ilgisinin bulunmadığını, davacıya verdiği vekalet ile tüm işlemleri davacının hallettiğini, şirketin belgelerini istediğinde ise hepsinin imha edildiğini öğrendiğini, kendisinin de kullanılarak sahte fatura ticareti yapıldığını belirttiği, söz konusu tespitlerden hareketle davacı adına, adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) işaretli alt bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, bunun yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu, 134. maddesinde ise vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda değinilen vergi tekniği raporunda, organizasyon şeklinde sahte fatura düzenlendiği yönünde tespitlere yer verilmiş ise de salt şirket yöneticisinin ifadesinden hareketle davacının sözü edilen organizasyonun içerisinde yer aldığı hususunda başkaca somut herhangi bir saptamada bulunmaksızın adi ortak olarak kabulü suretiyle adına tarhiyat yapılmasında hukuka uygunluk görülmediğinden Vergi Mahkemesi kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddine yönelik hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. Davalı idare temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacı temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3. Kararın; geçici vergi ve üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 30/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.