Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6202 E. , 2024/2622 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6202 Karar No : 2024/2622 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... Belediye Başkanlığında 5393 say
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6202 E. , 2024/2622 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6202 Karar No : 2024/2622 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli makina mühendisi olarak görev yapan davacının, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesi uyarınca disipline aykırı davranışları ve çalışma düzenini bozan eylemleri nedeniyle, 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel istihdamı konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu; bu yetki mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu hususlarının idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu; takdir yetkisinin kapsamı ve sınırının, idarenin başlangıçta sözleşme yapıp yapmama, süresi biten sözleşmeyi yenileyip yenilememe ve süresi henüz bitmemiş olan bir sözleşmeyi feshetme şeklinde tezahür eden işlemler bakımından farklılıklar göstereceğinin kabulü gerektiği; başlangıçta sözleşme yapıp yapmama hususunda çok geniş bir takdir yetkisi olan idarenin, devam eden yıllarda süresi biten sözleşmeyi yenileyip yenilememe hususundaki takdir yetkisinin daraldığının açık olduğu; bakılan davada, davalı idarece takdir hakkı kullanılarak 2018 yılında imzalanan sözleşme ile davacının mühendis kadrosunda göreve başladığı ve 2019 yılı sonuna kadar bu görevde kaldığı, savunma dilekçesi ve eki belgeler incelendiğinde, davacının görev yaptığı dönemde, diğer personel tarafından defalarca sözlü olarak şikayet edildiğinin belirtildiği; ayrıca, 26/06/2019 tarihinde yaşanan olayla ilgili olarak tutanak düzenlendiği, hastalığı nedeniyle iki adet iş göremezlik raporu almış olmasına rağmen birim amirini haberdar etmemesi ve süresinde raporları ibraz etmemesi nedeniyle işlerin aksamasına neden olduğu; bu haliyle davacının disipline aykırı davranışlarında ve çalışma düzenini bozan eylemlerde bulunduğunun açık olduğu; sözleşmeyi yenileyip yenilememe hususunda takdir yetkisi bulunan idarenin, bu yetkiyi 2020 yılı için davacının sözleşmesinin yenilenmemesi yönünde kullandığı; bu durumda, davacı ile davalı idare arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin, davacının disipline aykırı davranışları ve çalışma düzenini bozan eylemleri nedeniyle 2020 yılı için yenilenmediği anlaşılmakta olup, sözleşme süresi içinde meydana gelen somut sebeplere dayanılarak takdir yetkisi çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Diğer personel tarafından defalarca sözlü olarak şikayet edildiği davalı idarece ileri sürülmüş ise de; bu hususta dosyaya hiçbir belge sunulmadığı, hakkında ne bir şikayet, ne de şikayete bağlı bir soruşturma bulunmadığı; 26/06/2019 tarihinde tutulan tutanakla ilgili olarak, idare tarafından tutanağın ciddiye alınmadığı ve işleme konulmadığı gibi konuyla ilgili olarak kendisinin bilgisine ve savunmasına da başvurulmadığı; öte yandan, hastalık raporu nedeniyle birim amirini haberdar etmemesi ve işlerin aksamasıyla ilgili olarak, 09/12/2019 tarihli yazıda birim amirinin hasta olduğundan haberinin olduğunun anlaşıldığı, hastalığı nedeniyle bilgi verdiği mesai arkadaşının, aynı zamanda oda yetkilisi olarak belirlendiği, ayrıca birim amirini arayıp bilgi verdiği; hastalık raporlarını idareye ibraz ettiği, kaldı ki tekrarlanmayan bu durumun, tek başına sözleşmenin yenilenmemesine gerekçe yapılamayacağı; işlerin aksadığı iddia edilmiş ise de, işlerin aksadığı hususunda dosyaya herhangi bir kanıt sunulmadığı, işe gelemediği günler için birim amiri tarafından yerine personel görevlendirildiği, hastalığı sonrasında yoğun çalışması sonucunda işle ilgili olarak mağduriyet yaşanmadığı, hiçbir vatandaş şikayetinin ibraz edilmediği; 2019 yılında devredilmeyen ve yılbaşına kadar kullanması gereken yıllık izinlerini dahi kullanmayıp özveriyle çalıştığı; altı personel tarafından yürütülen işi, altı ay boyunca tek başına yürüttüğü, sözleşmenin yenilenmemesi için somut ve geçerli kanıtların dosyaya sunulmadığı, sözleşmenin yenilenmemesinin objektif kriterlere bağlanmadığı; söz konusu olayla ilgili soruşturma yapılıp disiplin cezası verilmesi mümkün iken, sözleşmesinin yenilenmemesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının işe gelmediği günler için mazereti hakkında yetkili birim amirini bilgilendirmediği, mazeretine ilişkin bilgileri süresi içinde idareye sunmamasından dolayı sözleşmesinin yenilenmediği, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı; ... ili, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında ... tarihinde sözleşmeli makina mühendisi olarak göreve başlamıştır. ... tarihinde, davacının Belediye otoparkına aracını park etmesi sırasında güvenlik görevlileriyle yaşadığı park yeri tartışması üzerine, üç güvenlik görevlisi tarafından davacı hakkında tutanak tutulmuştur. 09/12/2019 - 13/12/2019 tarihleri arasında, davacının mesaiye gelmediği ve bu hususta birim amirine sözlü veya yazılı olarak haber vermediğinden bahisle, davacının savunmasının istenilmesi üzerine; davacı tarafından, söz konusu tarihler arasında rahatsızlığının olduğu ve bu rahatsızlık nedeniyle alınmış iki adet hastalık raporunun bulunduğu, ateşli ağır hastalığı nedeniyle hastalık raporlarını zamanında idareye iletemediği, 31/12/2019 tarihinde devredilemeyen izin haklarının tamamına yakınını kullanmadığı ve her zamankinden daha fazla özveri göstererek çalışacağı yönünde savunma verilmiştir. Davalı idare tarafından, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesi uyarınca disipline aykırı davranışları ve çalışma düzenini bozan eylemleri nedeniyle, dava konusu ... tarih ve E... sayılı işlemle davacının 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesi üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..." ve; beşinci fıkrasında da; "...Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." kurallarına yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 4. maddesinin (B) fıkrasında; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir. Ancak, ... bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde ... belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir. (Ek paragraf: 4/4/2007-5620/4 md.) Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir...." kuralı yer almıştır. Ayrıca,19/01/2023 tarih ve 7433 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle, 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrasına; "Sözleşmeli personelin görevden uzaklaştırılması ile disipline aykırı fiil ve hâllerin gerçekleşmesi durumunda bu personele verilmesi gereken disiplin cezaları, disiplin cezası vermeye yetkili merciler ve disiplin kurulları ile disipline dair diğer hususlar hakkında Devlet memurlarının tabi olduğu hükümler uygulanır. Ancak, kademe ilerlemesinin durdurulması ve üstü ceza verilmesini gerektiren fiil ve hâllerde disiplin kurulunun kararı alınarak sözleşmeli personelin görevine atamaya yetkili amirin onayı ile son verilir." düzenlemesi eklenmiştir. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 10. maddesinde, "Resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilebilir... ("30 günü geçmemek üzere" ibaresi Danıştay Onikinci Dairesinin 11/03/2013 tarih ve E:2009/3956, K:2013/1443 sayılı kararı ile iptal edilmiştir)" kuralına yer verilmiştir. Aynı Esaslar'ın "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinde; "(Ek:22/11/2010-2010/1169) Personelin; ... c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç) Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, (Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarih ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.) d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması, f) (Ek: 20/02/2017-2017/9949) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması, hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir. Personel; kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla veya Ek 1 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir. Hizmet sözleşmesi, ölüm ve 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sayılan hallerde kendiliğinden sona erer." düzenlemeleri yer almıştır. Öte yandan, 22/08/2011 tarih ve 2011/2226 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları İle Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Hastalık izni verilmesi" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir. .... (3) Kamu hizmetlerinde aksamaya yol açılmaması ve bu Yönetmelik ile belirlenen usûl ve esaslara uygunluğunun tespit edilebilmesi için, hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur... (5) Bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uyulmaksızın alınan hastalık raporlarına dayanılarak hastalık izni verilemez. Hastalık raporlarının bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uygun olmaması hâlinde bu durum memura yazılı olarak bildirilir. Bu bildirim üzerine memur, bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelmekle yükümlüdür. Bildirim yapıldığı hâlde görevlerine başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında 657 sayılı Kanun ve özel kanunların ilgili hükümleri uyarınca işlem yapılır..." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli personel çalıştırma ve personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda belediyelerin takdir yetkisi bulunmakta ise de, bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu hususları idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Uyuşmazlıkta, davalı idarede sözleşmeli makina mühendisi olarak görev yapan davacının, 2019 yılında sona eren sözleşmesinin "disipline aykırı davranışları ve çalışma düzenini bozan eylemleri" nedeniyle yenilenmediği; dava dosyası içeriğinden, disipline aykırı davranışları ve çalışma düzenini bozan eylemler olarak, "... tarihinde Belediye otoparkında yaşanan park yeri tartışması nedeniyle güvenlik görevlilerince davacı hakkında tutanak tutulmasının" ve "davacının 09/12/2019-13/12/2019 tarihleri arasında mesaiye gelmemesi, mazereti hakkında birim amirini haberdar etmemesi ve hastalık raporlarını süresinde idareye ibraz etmeyerek işlerin aksamasına neden olmasının" gösterildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu işleme dayanak alınan ilk olayda; 26/06/2019 tarihinde davacının Belediye otoparkına aracını park etmesi sırasında güvenlik görevlileriyle yaşadığı park yeri tartışması üzerine, üç güvenlik görevlisince yaşanan tartışmalarla ilgili olarak tutanak tutulmuş ise de; söz konusu tutanakta davacının imzası bulunmadığı, davalı idare tarafından söz tutanağın işleme konulmadığı ve soruşturma açılmadığı, olayla ilgili olarak davacının bilgisine/savunmasına başvurulmadığı ve davacıya herhangi bir yazılı bildirimde/ikazda bulunulmadığı dikkate alındığında; söz konusu tutanağın, sözleşmenin yenilenmemesi işlemine dayanak alınamayacağı açıktır. Dava konusu işleme dayanak alınan ikinci olayda ise; "09/12/2019-13/12/2019 tarihleri arasında davacının hastalığı nedeniyle mesaiye gelmemesi, mazereti hakkında birim amirini haberdar etmemesi ve hastalık raporlarını süresinde idareye ibraz etmemesi nedeniyle işlerin aksamasına neden olduğu" davalı idare tarafından ileri sürülmüş ise de; İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarih ve E.... sayılı yazısıyla, davacının işe gelmediğinin ve mesai arkadaşına rahatsız olduğunu mesajla bildirdiğinin belirtildiği; ... tarih ve E... sayılı yazısıyla da, birim amirince davacının yerine başka bir personelin görevlendirildiğinin anlaşıldığı; buna göre, davacı tarafından, hastalık raporları usulüne uygun olarak ve süresinde birim amirine bildirilmemiş ise de, 09/12/2019 tarihinde mesai arkadaşına hastalığı nedeniyle işe gelemeyeceği yönünde bilgi verildiği; işe gelmediği ilk gün (09/12/2019) itibarıyla birim amirinin, davacının hastalığı hakkında bilgi sahip olduğu ve işlerin aksamaması amacıyla da ertesi gün davacının yerine görevlendirme yapıldığı dikkate alındığında; davacının söz konusu eyleminin oluş şekli, mahiyeti ve içeriği itibarıyla sözleşme yenilenmemesini gerektirecek nitelik ve ağırlıkta olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu işleme dayanak alınan söz konusu eylemler nedeniyle davacının sözleşmesinin yenilenmemesinin ölçülülük ve orantılılık ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, davacının sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı ve hukuken kabul edilebilir geçerli bir nedene dayanmadığı, davacının görevinde başarısız/yetersiz olduğuna veya hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik somut bir tespitin de bulunmadığı, bu yönüyle idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda ve haklı sebeplere dayanılarak kullanılmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ...TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.