T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/827 Esas KARAR NO: 2025/1621 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 13/03/2024 NUMARASI : 2022/107 Esas, 2024/45 Karar DAVANIN KONUSU: Patent ve Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet, manevi ve maddi Tazminat İstemli KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/827 Esas KARAR NO: 2025/1621 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 13/03/2024 NUMARASI : 2022/107 Esas, 2024/45 Karar DAVANIN KONUSU: Patent ve Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet, manevi ve maddi Tazminat İstemli KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TR ... (EP 1782986 B1) sayılı patentin, 2006/52277 ve 2021/051923 no.lu "... premium" markalarının sahibi olduğunu, dava dışı ... Üst Yapı Elemanları San. Ve Tic. A.Ş'nin müvekkilinin Türkiye'deki iştiraki ve grup şirketi olarak ürün patentinin Türkiye’de kullanımına yetkilendirilmiş olduğunu, davalının herhangi bir yasal gerekçeye dayanmadan bu ürünün taklidi olan ürünleri satarak haksız kazanç elde ettiğinin öğrenildiğini, müvekkili tarafından şikâyette bulunularak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 2022/3762 sayılı soruşturma başlatıldığını, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda, eylemlerin suç oluşturmadığı, ancak patent ihlalinin söz konusu olduğunun belirtildiğini, savcılıkça da rapora istinaden takipsizlik kararı verilmiş olduğunu ve anılan karar itiraz edildiğini, davalının instagram üzerinden müvekkilinin markası ve ticari unvanı olan "..." ibaresini etiketleyerek sattığı ürünlerle ilgili gönderi paylaşımında bulunduğunu, davalının eylemlerinin patent ve marka haklarının ihlali olduğunu ve başkasının ürünlerinde yetkisiz yararlanma teşkil ettiğini, bu suretle TTK m. 55 kapsamında haksız rekabet eylemleri kapsamında bulunduğunu, açıklanan nedenlerle, davalının marka ve patentten doğan haklara tecavüz fillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlerin imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik müvekkilinin uğramış olduğu zarara karşılık olmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili; 10.000,00 TL maddi tazminat taleplerini, ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 82.609,67 TL şeklinde arttırmış, harcı ikmal etmiştir. CEVAP: Davalı, cevap süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde; SMK m. 29/2 uyarınca, tecavüz davasına dayanak markanın dava tarihi itibarı ile Türkiye’de en az beş senedir tescilli olması şartı ile ve davalı talebi üzerine dava tarihinden önceki beş sene içerisindeki ciddi kullanımının davacı tarafından ispatı gerektiğini, ciddi kullanımın ya da kullanmamaya dair geçerli sebeplerin sunulamaması halinde davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, faaliyet konusunda piyasada tanınmış olan bir firma olduğunu, faaliyete başladığından beri bilinen ve faaliyet çevresinde saygınlığı olan bir firma olduğunu, müvekkili şirket hakkında haksız ve mesnedsiz olarak marka ve patent hakkına tecavüz iddiasıyla açılmış olan bu davanın müvekkili şirketin itibarını zedelemekte olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen, müvekkili şirketin patenti kendilerine ait olan ürünlerin taklidini satarak haksız kazanç elde ettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin, hiçbir markaya ait taklit ürün satışı yapmadığını, hiçbir dönem instagram üzerinden davacı firmanın markası ve ticari ünvanını kullanmasının söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;-Davalının, davacıya ait ... tescil numaralı markadan ve TR 2008/07249 T4 tescil numaralı patentten doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz oluşturan ve bilirkişi raporlarında görsellerine yer verilen ürünlerin hüküm kesinleştiğinde imhasına, -50.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Davacının haksız rekabet davasının reddine, " karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Usul yönünden; süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın itirazlarının beyan dilekçesi ile sunulması hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, davalı itirazlarının dikkate alınmaması gerektiğini, Taklit ürün satışına ilişkin olarak bir adet fatura örneği dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2022/3762 numaralı soruşturma dosyasında ürünlerin depolandığı ve satıldığı tespit edildiğini, adreste toplam 1049 adet patenti müvekkili şirkete ait ''....'' ürünü bulunduğunu, davalı taraf yetkilisi ... tarafından polise verdiği ifade de ikrar ettiği üzere ürünleri 7-8 yıl önce tedarik ettiğini ve ürünlerin müvekkil şirketin patentli ürünü olmadığını belirttiğini, davalı şirket, internette sosyal medya hesaplarında ticari etki doğuracak şekilde ''...'' hashtag'i ile ürünleri paylaştığını, Bilirkişi heyetlerince sunulan raporlar doğrultusunda davalı tarafın dava dışı şirkette yapılan incelemeler sonucunda maddi tazminat olarak 82.609,67 TL olarak hesaplandığını, rapordaki miktara neden itibar edilmediğinin gerekçelendirilmediğini, 6769 sayılı yasa SMK 151-2/a maddesi gereğince seçimlik hakkının kullanıldığını, davalı şirket tarafından , ...ne ait patentli ürünlerin satışından elde edilen gelirin bu kadar düşük hesaplanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,Karşı vekalet ücreti bakımından Davacı Şirket tarafından ödenmesi gereken kalemlerin kabul edilemez nitelikte olduğunu, davalı lehine mükerrer olarak vekalet ücretlerine hükmedildiğini, vekalet ücretinin yeninden belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.- Davalı vekili istinafa cevabında; davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerektiğini belirtmiştir. GEREKÇE Dava, davalının, davacıya ait markadan ve patentten doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının maddi tazminat talebini SMK 151/2-a maddesine dayandırmıştır. Bilirkişi raporunda; davacı şirketin Türkiye iştiraki olan dava dışı şirketin ticari defterlerinin incelenmiş olup ticari defterlerde dava konusu ürün çeşitlerinin satış ve maliyet hesapları içinde birlikte izlenmekte olmaları nedeni ile ayırt etme imkanı olmadığı belirtilerek, diğer ürün çeşitleri de kapsar şekilde karlılık oranının hesaplandığı görülmüştür. Bu durumda ilk derece mahkemesince tazminat hesabının tam ve eksiksiz hesaplanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davacının ticari hacmi, tecavüz fillinin boyutu birlikte değerlendirilerek BK 50-51. Maddelerine göre takdir olunan maddi tazminat tutarında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Davacı vekili, vekalet ücretinin davalı lehine mükerrer olarak hükmedildiğini ileri sürmüş ise de; somut davada, objektif dava birleşmesi söz konusu olup reddedilen her bir talep hakkında ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/12/2025