10. Hukuk Dairesi 2023/4779 E. , 2024/8889 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2455 E., 2021/560 K. KARAR : Kısmen Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/594 E., 2019/227 K. Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar ve daval…
**10. Hukuk Dairesi 2023/4779 E. , 2024/8889 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2455 E., 2021/560 K. KARAR : Kısmen Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/594 E., 2019/227 K. Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar ve davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içerisinde duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.10.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına gelen olmadığı, davacılar adına Av. Sinem Açıkalın'ın geldiği, diğer davalılar adlarına da gelen olmadığı görüldükten, duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek yapılan ilk incelemede noksan tespit edilen hususların ikmali için dosya mahaline geri çevrilmiş, geri çevirme sonrası dosya dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin, davalı ... tarafından işletilen Şemal Restaurant unvanlı işyerinde servis elemanı olarak çalıştığını, kaza günü işveren tarafından temin edilen ... plakalı otomobil ile kendisine verilen siparişleri dağıtmak üzere işyerinden ayrıldığı, siparişleri dağıttığı sırada işyeri yakınında kavşakta aracın takla atması sureti ile hayatını kaybettiği, bu şekilde gerçekleşen iş kazasında mesai saatleri içerisinde, işverenin talimatı gereği yemek servisine çıktığı, işverenin iş sağlığı ve güvenliği alınmamış bir araç temin ettiği için kusurlu olduğu, davalı ... Genel Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigortalısı olduğu ... plakalı aracın üçüncü kişilere verdiği zararları tazminle yükümlü olduğunu beyanla; eş ve çocuklar için 500 TL'şer destekten yoksunluk tazminatı ile 50 TL cenaze gideri, 50 TL defin gideri ile beraber manevi kayıplarını tazmin için eş lehine 80.000 TL ve çocukların her biri lehine 60.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek faiziyle beraber (maddi tazminattan Sigorta Şirketi de sorumlu olmak suretiyle) olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalı işveren ... ve davalı işleten ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamanın devamında davalı ... ve Sigorta Şirketi yönünden destekten yoksunluk tazminat istemlerini eş ... için 131.318,55 TL'ye, çocuklardan ... için 35.875 TL'ye, ... için ise 30.370,35 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili adına kayıtlı olduğunu, söz konusu aracın 01.02.2016 tarihinde diğer davalı ...'ye uzun süreli kiralandığını, Karayolları Trafik Kanunu hükümleri gereğince, uzun süreli kiralama durumunda aracı elinde bulunduran aracın işleteni sayıldığını, bu nedenlerle, uzun süreli kiralama sonucu aracın işleteni değiştiğinden, aracın işleteni sıfatıyla müvekkili aleyhine açılan davanın öncelikle husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen trafik kazasının tek taraflı olduğunu, tamamen ölen sürücü ... Babür'ün tek taraflı kusurunda kaynaklandığını, meydana gelen kazada araç maliki sıfatıyla müvekkile isnat edilebilecek herhangi bir hukuki sorumluluğun bulunamadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin olay günü çalışanı ...'ı sipariş adresi olan "Site Sok. Miracle Rezidans'a yönlendirdiğini", kazanın işyeri ve sipariş yeri ile tamamen alakasız bir mevkite meydana geldiğini, müvekkili işverence temin edilen aracın kusurlu olmadığını, kazanın tamamen çalışanın kusurundan kaynaklı olduğunu, davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili adına kayıtlı olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce müvekkili şirkete başvuruda bulunulmadığını dava şartı gerçekleşmediğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ölümlü trafik kazasına karışan ... plakalı aracın 06.08.2015 başlangıç - 06.08.2016 bitim tarihleri arsında geçerli olmak üzere 0001-06697874 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile ... adına ölüm halinde kaza tarihi itibariyla şahıs başına 310.000,00 TL sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, iş bu teminatın kişiye ödencek miktarı değil, davalı müvekkil sigorta şirketinin şahıs başına azami teminat miktarını teşkil ettiğini, davacılar vekilinin müvekkili sigorta şirketine yönelttiği talebin kabulünün mümkün olmadığını, beyanla davaya cevap vermiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; "Mahkememizce aldırılan 20.03.2018 havale tarihli kusur bilirkişi raporunda, davalı ...'nin %50 oranında kusurlu olduğu, kazalı muris ... Babür'ün %50 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın ise kusursuz olduğu tespit edilmiş, aldırılan rapor hükme elverişli bulunarak dosya 09.10.2018 tarihinde hesap yapılmak üzere hesap bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosyaya hesap bilirkişisi tarafından ibraz edilen 16.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, davaya konu kazanın davacıların murisinin hayatını kaybetmesine neden olduğu dikkate alınarak kaza nedeniyle davacı ...'nın destekten yoksun kalma zararının 131.318,55 TL, kızı ...'in 35.875,01 TL, Oğlu Yiğit'in 30.370,35 TL olarak hesaplandığı belirlenmiş, bilirkişinin dosyaya sunmuş olduğu raporun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davalı işveren tarafından kiralanan ve kazaya karışan ... plakalı Fiat Doblo aracın sözleşme tarihi olan 01.02.2016 tarihinden itibaren kaza tarihi olan 07.04.2016 tarihine kadar olan 66 günlük süreçte fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma hakkının davalı ...'de olduğu anlaşıldığından araç sahibi davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Olayın oluş şekline, tarafların kazadaki kusur oranlarına, davacıların birinci dereceden yakını olan davacının kaybı nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne, hakedilen maddi tazminat miktarına, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre manevi tazminat istemleri hakkında karar verilmiştir." gerekçeleriyle, "Açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine; 1-Davacı ... için 131.318,55 TL, davacı ... için 35.875,01 TL, davacı ... için 30.370,35 TL davalı ... yönünden kaza tarihi olan 07.04.2016 tarihinden itibaren davalı ...Ş yönünden ise dava tarihi olan 05.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 2-Davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL kaza tarihi olan 07.04.2016 tarihinden itibaren davalı ...'den tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davalı ... yönünden açılan davanın reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kısmen reddedilen manevi tazminat talebine ilişkin itirazları bildirerek tutarın belirlenmesinin manevi zarar ve duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerektiğini, reddedilen kısım yönünden hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu, kararın bu yönlerden kaldırılarak manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;bilirkişinin kusur oranlarına ve tazminatlardan müteselsilen sorumlu olmaları görüşüne itiraz ettiklerini, müteveffanın geçirdiği kazanın iş kazası olmadığını, kazanın işyeri ve sipariş yeri ile alakasız bir mevkide meydana geldiğini, kaza mahallinin konum itibariyle müteveffanın özel bir iş nedeniyle kullandığı bir yol olduğunu, kazanın sipariş tesliminden 5 dakika sonra meydana geldiğini, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur oranının söz konusu olmadığını sürücü ... ...'in kusurlu olduğunu, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden davanın reddine karar verildiğini ancak vekalet ücreti tayin edilmediğini, bu hususun tavzihi için dilekçe verdiklerini ancak herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkili lehine vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. 4.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin öncelikle zararlarının tazmini için sigorta şirketine başvurmaları gerektiğini, davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini, davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, sigortalı aracın oto kiralama sözleşmesi kapsamında davalı ... tarafından 66 günlük kullanım için kiralandığını bunun uzun süre olarak kabulü ile bu kişinin işleten sıfatını kazandığından bahsedilemeyeceğini, işverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı davranmış olmasının sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, davalı Z.Ç.'nin işleten olarak kabulü halinde dahi sorumluluğunun zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığını, kusur raporlarının kazaya ilişkin soruşturma dosyası kapsamındaki SGK raporu ile çelişkili olduğunu, kusur durumunun tam ve kesin tespit edilmediğini, karar dayanak teşkil eden 16.11.2018 tarihli raporun eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, SGK kayıtlarında davacının olay tarihindeki gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğunu, TUİK tarafından bildirilen emsal ücretin esas alınmasının Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, müteveffanın anne ve babasının sağ olup olmadıklarının araştırılarak dava dış anne babaya da pay ayrılması gerektiği halde bu hususun araştırılmadığını, baba ...'e bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ödeme yapıldı ise güncelleme yapılarak poliçe limitinden tenzihi gerektiğini, davacı eşin evlenme ihtimalinin tespitinde çocuğa ilişkin indirimin hatalı yapıldığını, tazminat hesabının lisansılı aktürerler tarafından yapılması gerektiğini, sürücünün kendi kusurlarına denk gelen tazminat taleplerinin poliçe kapsamı dışında olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Ek beyan dilekçesiyle de kazaya ilişkin olarak müteveffanın babası tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilip kesinleştiğini bu kapsamda sürücünün kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin poliçe kapsamı dışında olması sebebiyle huzurdaki davanın da reddinin gerektiğini, hükmün davacının talebini aşar mahiyette olduğunu bunun taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu beyan etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "SGK kayıtlarına göre müteveffanın davalılardan ...'nin SGK kayıtlısı olarak motor kurye olarak çalıştığı, kaza yapılan ... plaka sayılı aracın davalı ...'a ait olduğu ve 01.02.2016 tarihinde davalı ...'ye uzun süreli kiralandığı, müteveffanın bu araçla sipariş üzerine seyir halinde iken kaza yaptığı bu konuda trafik kazası nedeniyle Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapıldığı, tek taraflı trafik kazası olduğu, SGK başmüfettişinin kayıt ve inceleme tutanağına göre iş kazası nedeniyle davalı ...'nin imzası alınarak tutanak düzenlendiği, ...'a ait aracın davalı ...Ş tarafından yapılmış 06.08.2015 başlangıç tarihli bir yıllık zorunlu mali sigortasının bulunduğu bu araca ilişkin davalı ... ile araç sahibi arasında yapılmış 01.02.2016 tarihli araç kiralama sözleşmesinin bulunduğu, trafik kazasına ilişkin müteveffanın asli ve tam kusurlu olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava dilekçesinin ekindeki nüfus kayıt örneğine göre davacı ...'nın müteveffanın eşi ... ve ...'in ise çocukları olduğu, mirasçılık belgesinin ekli olduğu, SGK inceleme raporu ile davacının tamamen asli kusurlu olduğunun saptandığı, 3 kişilik uzman bilirkişi heyet raporu ile müteveffanın %50 davalı ...'nin %50 oranında kusurlu bulunduğu, diğer davalılara kusur izafe edilmediği, itiraz üzerine farklı 3 kişilik uzman bilirkişi üzerinden yeniden kusur raporu alındığı bu raporla da diğer 3 kişilik uzman bilirkişi raporundaki kusur oranları tekrarlanmış olup farklılık arz etmemiştir. Davacının ücretinin ihtilaflı olması nedeniyle emsal ücret araştırması yapılmış olup yerleşik uygulama ve Yargıtay kararlarına göre TUİK tarafından belirtilen emsal ücretler hesaplamaya baz alınmıştır. Uygulamada sıklıkla karşılaşıldığı gibi ücretin SGK'ya bildirilen miktardan farklı olması gerçekliği bu şekilde hesap yapılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle maddi tazminat hesabındaki ücrete ilişkin istinaf talebinin reddi gerekir. Kusur oranları ve davalı işverenin kusursuz olduğu yönünden istinaf taleplerinin incelenmesinden gerek karayolları trafik kanunu gerekse iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına göre işverenin çalışanları eğitmekle yükümlü kılındığı ve işin sağlıklı yürümesi yönünden gereken şartları sağlamakla görevli olduğu, kusur konusunda rapor düzenleyen her iki bilirkişi raporunun dosya kapsamının objektif değerlendirilmesi ile denetime imkan sağlar rapor hazırladıkları, yerleşmiş Yargıtay kararlarına göre çalışanın iş güvenliğinin sadece onun dikkatine bırakılamayacak olması değerlendirildiğinde kusur raporlarının dosya kapsamı ve hakkaniyete uygun olduğu bu yöndeki itirazların reddi gerektiği, davalı ...Ş. vekilinin zararın tazmini için önce sigorta şirketine başvurma mecburiyetinin dava şartı olma yönünden itirazının incelenmesinde bu yasal düzenlemenin dava şartı olmadığı ancak İlk Derece Mahkemesi kararında da doğru değerlendirildiği gibi başvuru tarihinin bu davalı yönünden faiz başlangıcında dikkate alınacağı bu nedenle bu itirazın da yerinde olmadığı hakkında ret kararı verilen davalı Tucay Akın vekilinin ret kararına rağmen vekalet ücretine hükmedilmediği ve bu konudaki tavzih taleplerinin değerlendirilmediği ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünden istinaf talebinin incelenmesinde davalının kendini vekille temsil ettirdiği ve reddedilen miktara göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden istinaf talebinin kabulüne, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarları yönünden istinaf talebinin incelenmesinden İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesine dosya kapsamı ve kusur oranlarına göre takdir edilen manevi tazminat miktarının yargılama sürecinde edinilen vicdani kanaate uygun olduğu anlaşılarak istinaf sebebinin yerinde olmadığı, reddedilen kısım için hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğu yönünden yapılan incelemede AAÜT'ye uygun olarak reddedilen kısım kabul edilen kısımdan fazla olmasına rağmen davacı için taktir edilen vekalet ücreti ile aynı miktarda vekalet ücretine hükmedilerek doğru değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından bu konudaki istinaf talebinin de yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak davacılar ve davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf taleplerinin İlk Derece Mahkemesi kararının objektif değerlendirmeye dayalı istinaf sebeplerini karşılar yeterli gerekçeye sahip olduğu kanaatine varılarak HMK 353/1-b-1 maddesine göre esastan reddine, davalı ... vekilinin haklarındaki dava reddedildiğinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünden istinaf talebinin kabulü ile İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesinin 2016/594 Esas 2019/227 Karar sayılı kararının kaldırılarak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasına bu davalı yönünden reddedilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre vekalet ücreti tayinine karar verilmesi yönünde kanaate varılmıştır." gerekçeleriyle, "1.Davacılar ve davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine, 2.Davalı ... vekilinin haklarındaki dava reddedildiğinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünden istinaf talebinin kabulü ile İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesinin 2016/594 Esas 2019/227 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesine göre kaldırılmasına ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmasına; a-)Davacı ... için 131.318,55 TL, davacı ... için 35.875,01 TL, davacı ... için 30.370,35 TL davalı ... Yönünden kaza tarihi olan 07.04.2016 tarihinden itibaren davalı ...Ş. yönünden ise dava tarihi olan 05.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, b-)Davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL kaza tarihi olan 07.04.2016 tarihinden itibaren davalı ...'den tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, c-)Davalı ... yönünden açılan davanın reddine," dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6704 sayılı Kanunu'nun 97 nci maddesi kapsamında sigortaya başvuru dava şartının gerçekleşmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarının A-6 ve 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 2918 SK 92/j maddesi kapsamında davanın teminat dışı hal hapsamına girdiğini, uzun süreli araç kiralama olmadığını 66 günlük kiralama olduğundan işleten sıfatı geçmediğini, işletenin de kusursuz olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, emsal ücret tespitinin hatalı olduğunu, anne ve babaya destek payı ayrılması gerektiğini, baba tarafından Ticaret Mahkemesi davasında verilen kararda ödeme olup olmadığı araştırılması gerekirken araştırılmadığını, Trh 2010 tablosunun esas alınması gerektiğini, maddi tazminat hesabında teknik faiz dikkate alınması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlığın iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin tazminat istemlerine ilişkin olduğu, temyiz edenin sıfatına ve sorumlu tutulduğu tazminatlara göre maddi tazminat yönünden inceleme yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Alınacak Tedbirler" açısından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir. "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun" 85, 91 ve ilgili genel şartlardır. 3. Değerlendirme A) Davalı ... vekilinin davacılardan ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2021 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 78.630,00 TL olup, ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi tazminat hükümlerinin birbirlerinden ve diğer tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak değerlendirildiğinde, hüküm altına alınan miktarlarının anılan kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. B) Davalı ... vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle; olayın iş kazası olarak tespitinin, hükme esas alınan kusur raporu ile kusur oran ve aidiyetlerinin, hesap raporundaki tespitlerin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, giderek sigorta şirketinin sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 ve giderek 85 inci maddelerine dayalı olması kapsamında sigorta şirketinin müteselsilen sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davacı tarafça dava açılmadan önce sigortaya başvurunun gerçekleşmiş olduğunun anlaşılmış olması karşısında temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarına göre kararın bozulmasını gerektirici bir durumun olmadığı, kanun emredici hükümleri yönünden yapılan incelemede ise kararın yazımında cevap dilekçelerinin özetlenmesi esnasında yazımdan kaynaklı maddi hata bulunduğu ancak söz konusu hatanın bariz yazım hatası olduğu gözetilerek bozmayı gerektirmediği de gözetilerek, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre Bölge Adliye Mahkemesinin anılan hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ...Ş. vekilinin, davacılardan ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davalı ...Ş. vekilinin ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle iş bu hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının davalı ...Ş.'den tahsiline, 4.Dairemizde icra edilen duruşmada davacı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle AAÜT gereğince hesap edilen 17.100,00 duruşma vekalet ücretinin davalı ...Ş.'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.