6. Hukuk Dairesi 2011/2610 E. , 2011/6994 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ondört adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu 517 nolu parsel hakkında gerekçeli kararda olumlu veya olumsuz bir kar…
**6. Hukuk Dairesi 2011/2610 E. , 2011/6994 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ondört adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu 517 nolu parsel hakkında gerekçeli kararda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden, diğer onüç adet parsel yönünden davanın kabulüne, paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl olan duruşma tutanağına yazılıp taraflara tefhim olunan karardır. Tefhim ile birlikte yargılamadan elini çekmiş olan hakim tefhim ettiği karara uygun gerekçeli kararı taraflara tebliğ etmek durumundadır. Sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması zorunludur. 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, tefhim edilen kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörülmüştür. İçtihadı Birleştirme Kararında; çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Olayımızda; hükmün tefhim edildiği 07.07.2006 tarihli kısa kararda, davaya konu 517 nolu parselin de satışına karar verilmiş ise de, gerekçeli kararda sözkonusu 517 nolu parsel hakkında herhangi bir hüküm kurulmayarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Asıl olan kısa karar olup buna aykırı biçimde oluşturulan gerekçeli karar hukuki bir değer taşımamaktadır. Bu nedenle mahkemece bozma ilamından önceki kararla bağlı olmaksızın, çelişkiyi kaldırmak suretiyle, vicdani kanaatine göre yeni bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.