10. Hukuk Dairesi 2023/4838 E. , 2023/6221 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1458 E., 2022/1499 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/369 E., 2022/215 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, B…
**10. Hukuk Dairesi 2023/4838 E. , 2023/6221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1458 E., 2022/1499 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/369 E., 2022/215 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin kesinlik nedeni ile reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili; Kurum sigortalısı ... isimli işçinin, davalı şirkete ait kuruma kayıtlı işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini, kurum yetkililerince yapılan incelemede işverenin yaşanan kazada %90 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazalı sigortalıya maluliyet aylığı bağlandığını, geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını, sağlık harcaması yapıldığını iddia etmiş, bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin, yapılan harcama tutarlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili tarafından; davaya konu taleplerin, ... 1. İş Mahkemesinin 2015/315 Esas sayılı dosyası kapsamında görülmekte olan dava dosyasında ileri sürülen taleplerle aynı olduğunu ve davanın derdest olduğunu, açılan davanın derdestlikten reddi gerektiğini, anılan dosya kapsamında artan maluliyet oranına göre de hesaplama yapılmış olduğunu, yaşanan kazada işverene atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, kazalının tam kusurlu olduğunu, gerekli eğitimleri almış, tecrübeli bir işçi olan kazalanın, yürüme yolunu kullanmak yerine geçmemesi gereken yerden geçmesi nedeniyle yaralandığını, işyerinde tüm iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, risk analizlerinin yapıldığını savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; Davanın kısmen kabulü ile 616,12 TL tedavi giderinin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 790,45 TL eczane giderinin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar vermiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, kazada davalı işverenin tam kusurlu olduğunu, taleplerin artan maluliyet oranına ilişkin olarak bağlanan gelirler ve yapılan masraflara ilişkin olduğunu bu nedenle mükerrer talebin söz konusu olmadığını iddia etmiş, Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davaya cevaplarını tekrarlamış, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden verilen hükmün isabetsiz olduğunu savunmuş, Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç HMK 114/1-ı düzenlemesi gereğince, "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması." hususu dava şartlarındandır. Eldeki dava davacı kurum sigortalısının 22.04.2010 tarihinde davalı işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle davacı tarafından bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin ve yapılan tedavi ve ilaç masrafların davalı işverenden tahsili talebine ilişkindir. Dairemizin 2021/1059 Esas sayılı dosyasında aynı gün istinaf incelemesi yapılan ... 1. İş Mahkemesinin 2015/315 Esas, 2020/177 Karar sayılı ilamına ilişik dosyada davanın taraflarının, kazalının ve zarar doğuran olayın aynı olduğu, anılan dosyada da eldeki dosyadaki talep konularının talep edilmiş olduğu, bu haliyle, eldeki dosyada davacı kurumun kazalı sigortalıya bağlamış olduğu sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değerine ilişkin talebinin, derdest bir talep olması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Dosya arasına aldırılan 24.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacı Kurum tarafından yapılan tedavi giderleri ve eczane masraflarının da ... 1. İş Mahkemesinin 2015/315 Esas sayılı dosyasında talep edilen tutarları ile bu dosya kapsamında talep edilen tutarları karşılaştırılmış, mükerrer talepler ayrılmıştır. Söz konusu bilirkişi raporunda mükerrer talep edildiği belirlenen alacak hastane ve eczana harcamaları açısından da aynı gerekçelerle derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan söz konusu taleplere ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Mahkemece bu gerekçelerle anılan taleplerin reddine karar verilecek yerde, hiç bir hukuki gerekçeye dayanmadan, sırf bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verilmesi, hüküm neticesi yerinde olsa da, kanuna ve olaya uygun görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf taleplerinin bu nedenlerle reddine, mahkeme hükmünün gerekçe yönünden re'sen düzeltilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Mahkemece kabulüne karar verilen talep tutarları göz önüne alındığında, söz konusu tutarların istinaf edilebilirlik sınırı altında kaldığı görülmüş, kabul edilen tutarlara yönelik istinaf taleplerinin kesinlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca mahkeme hükmünün kaldırılarak anılan gerekçelerle yeniden hüküm vermek gerekmiş olup; Davalı vekilinin istinaf taleplerinin kesinlik nedeniyle, davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 616,12 TL tedavi gideri ve 790,45 TL eczane masrafı olmak üzere toplam 1.406,57 TL nin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu husustaki fazlaya dair taleplerin derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, Sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerine ilişkin talebin, derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davalı şirket çalışanı sigortalının 22.04.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu Kurum tarafından kazalıya bağlanan ilk peşin değerli gelir, hastahane ve eczane masraflarından oluşan Kurum zararının onay, sarf ve ödeme tarihlerinden yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin (ı) bendi uyarınca “aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması” bir başka deyişle derdest olmaması dava şartları arasında düzenlenmiş olup, aynı kanunun 115 inci maddesi gereği bu durum kamu düzeni ile ilgilidir ve davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Anılan madde metninde belirtildiği üzere derdestlik; açılan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olup da görülmeye devam ediyor olmasıdır. Derdestlik açısından aynı dava olma koşulları aslında maddi anlamda kesin hüküm koşulları ile paralellik gösterir. Bu bağlamda derdestliğin söz konusu olabilmesi için tarafları, sebepleri ve konusu aynı olan davanın iki defa ayrı ayrı açılmış olması gerekir. Birinci ve ikinci davanın aynı dava sayılabilmesi için gerekli ilk şart her iki davanın taraflarının aynı kişiler olmasıdır. Tarafların aynı sayılması, tarafların her iki davada da aynı sıfatla, yani davacı ve davalı sıfatıyla hareket etmiş olmaları gerekmez. Birinci davada; davacı olan taraf, ikinci davada, davalı olabileceği gibi, tam tersi de söz konusu olabilir. Davaların aynı dava sayılabilmesinin bir diğer şartı her iki davanın sebebinin aynı olmasıdır. Dava sebebinin aynı olmasından kasıt hukuki sebepler değil, davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Son şart ise; davaların konularının aynı olmasıdır. Dava konularının aynı olup olmadığını tespit edebilmek için davaların ilkinde verilebilecek kararın, ikinci davada verilebilecek kararı gereksiz hale getirip getirmeyeceği, ya da ikinci davada verilebilecek kararla aynı sonuçların sağlanıp sağlanamayacağına bakılmalıdır. 3.Değerlendirme Mahkemece, ... 1. İş Mahkemesinin 2015/315 Esas, 2020/177 Karar sayılı ilamına ilişkin dosyada davanın taraflarının, kazalının ve zarar doğuran olayın aynı olduğu, anılan dosyada da eldeki dosyadaki talep konularının 22.04.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin, hastahane ve eczane harcamalarının talep edilmiş olduğu ve bu bağlamda aynı taleplerle ilgili dava açılmış olduğu ve iş bu davanın derdest olduğundan bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de; mahkemece davacı vekilinin iş bu davadaki talebi de açıklattırılmak suretiyle, eldeki davanın ek dava olup olmadığı da belirlenerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.