10. Hukuk Dairesi 2025/18332 E. , 2026/1304 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/156 E., 2025/276 K. Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eks…
10. Hukuk Dairesi 2025/18332 E. , 2026/1304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/156 E., 2025/276 K. Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; kurum sigortalısı ...'ün davalıya ait işyerinde çalışırken meslek hastalığına maruz kaldığını, sigortalının davalı işletmede hayvancılık ve tarım işlerinde çalıştığını, hastane raporlarına istinaden .... . Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nce adı geçende tespit edilen hastalığın mesleki olmadığına karar verildiğini, sigortalı tarafından bu rapora itiraz edildiğini, bunun üzerine ...Hastalıkları Hastanesi'nin raporuna göre adı geçenin rahatsızlığının mesleki olduğuna, E cetveline göre %62 olduğuna karar verildiğini, sigortalıya iş kazası nedeniyle 370,84 TL tedavi masrafı ve %62 sürekli iş göremezlik oranlı maluliyeti nedeniyle de 171.085,55 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, katlanılan kurum zararının şimdilik 5.000 TL'sinin ve tedavi masraflarından 100 TL'nin davalıdan yasal faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili idarenin işçiye ilişkin sigorta primlerini düzenli olarak ödediğini, davacı kurumun rücu hakkının olmadığını, dava dışı işçinin meslek hastalığına maruz kalmasıyla müvekkili idarenin eylem ve işlemleri arasında neden-sonuç ilişkisi olmadığını, sigortalı işçinin müvekkili idarede mevsimlik işçi olarak çalıştığını, işçinin bu süreler dışında başka işyerinde çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Daire kararında özetle; "... 506 sayılı Yasanın 26. maddesinde; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya hak sahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22 nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (2) Kurumca işverene ödettirilir. (Ek cümle:29/7/2003-4958/28 md.) İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir. Meslek hastalığı; işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işyerinde işin yürütüm şartları yüzünden ortaya çıkan ve sigortalıyı geçici veya sürekli şekilde hasta, sakat veya ruhen arızalı bırakan bir olgu olup, 506 sayılı Yasanın 11. maddesinin B bendinde, “sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde sigortalının hastalığının kaynağına ilişkin ... Hastalıkları Hastanesi ve ATK İhtisas Kurulu raporları ile Mahkemece aldırılan kusur bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmeli, sigortalının % 62 oranında sürekli iş göremezlik durumuna düşmesine neden olan ve mesleki hastalık olarak nitelendirilen arazının neden oluştuğu net olarak belirlenerek, bu durumu önleyecek işveren tedbirleri ve buna uygun kusur durumu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Kusur irdelemesinde, dava dışı işverenler yanındaki çalışmaların sigortalıdaki sürekli iş göremezlik oranına etkisi de belirlendikten ve davalı işyerindeki çalışmaları ile hastalığın oluşması ve ilerlemesi bakımından illiyet bağı olup olmadığı ile, çalışılan işverenlerin kusurlu olduğu sonucuna varılacak olursa, birlikte kusurları olmayıp ayrı zamanlarda ve ayrı ortamlarda meslek hastalığının oluşmasına birbirleriyle irtibatlı olmaksızın katkılarının bulunması nedeniyle her işverenin sadece kendi kusuru oranındaki maddi zarar miktarından sorumlu tutulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir. " gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, dava dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini talep ederek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Eldeki dava dosyası incelendiğinde; sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları'na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanunun 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı, diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı Başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin 6754 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu'nun 26. maddesi gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur. Mahkemece, yukarıda belirtilen prosedüre uyulmadığı ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu’ndan rapor alınmadan hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle Mahkemece yukarıda belirtilen mevzuat ve prosedür çerçevesinde alınacak rapor sonucunda yapılacak değerlendirmeye göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.