4. Hukuk Dairesi 2022/13760 E. , 2022/17384 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davacının babası ...’in kullandığı banka kredisine teminat amacıyla davalı tarafından hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, poliçe süresi i…
**4. Hukuk Dairesi 2022/13760 E. , 2022/17384 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davacının babası ...’in kullandığı banka kredisine teminat amacıyla davalı tarafından hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, poliçe süresi içinde ölümün gerçekleştiğini, davalıya başvuru yapıldığı halde beyan yükümlülüğüne aykırılık gerekçesiyle ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kredi bedeli olan 31.500,00 TL’yi müteveffanın ölüm tarihi olan 01.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, poliçe tanziminden önce mevcut olan koroner kalp yetmezliği rahatsızlığının sigortacıya bildirilmediği ve beyan yükümlülüğüne aykırı davranıldığından cayma haklarını kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; müteveffanın sözleşme yükümlülüklerine uymadığı, bilgi verme yükümlülüğüne aykırı davrandığı, poliçe tarihleri ve murisin gördüğü tedavi belge ve sağlık raporları incelendiğinde Hayat Sigortası soru formunda bulunan “kalp, kanser, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, felç, beyin, damar, sinir sistemi hastalığı veya yaşamsal risk taşıyan bir hastalığınız bulunuyor mu ?” sorusuna "hayır" cevabı verdiği, oysa poliçe yapıldığı tarihlerde bu hususlarda tedavi gördüğü, murisin dürüstlük kuralına uymadığı, hukuk düzeninin hakkın kötüye kullanılmasını korumayacağı, sigorta şirketinin caymaya ilişkin işleminin yasal kapsamda kaldığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2019 tarih ve 2016/19986 Esas- 2019/8604 Karar sayılı bozma ilamında özetle; “...Davalı tarafın savunması, sigortalının beyan yükümlülüğüne uymaması nedeniyle cayma haklarını kullandıklarına ilişkin olduğundan, sigortalı murise ait geçmişe dönük (poliçe tanziminden önceki dönem için) ilaç ve tedavi kayıtlarının SGK'dan getirtilmesi, konusunda uzman doktor bilirkişilerin de bulunduğu heyetten, ölüm sebebi olan hastalık konusunda poliçe tanziminden önce konulmuş bir teşhis olup olmadığı, sigorta ilişkisinin kurulmasından önce sigortalı muriste bulunan ve sigortacıya bildirilmeyen hastalıklar ile ölüm rizikosu arasında illiyet olup olmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alındıktan sonra, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, uzman doktorların yer almadığı, sigorta uzmanı bilirkişiden alınan ve eczanenin verdiği cevabın değerlendirildiği raporun benimsenmesi doğru değildir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.