1. Ceza Dairesi 2022/13672 E. , 2023/3093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
**1. Ceza Dairesi 2022/13672 E. , 2023/3093 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2014/688 Esas, 2016/584 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi, 87 nci maddesi birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2021/2188 Esas, 2021/4806 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin mazeret talebinin gerekçesiz olarak red edilmesi, sanık hakkında ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi birinci fıkrası ve 87 nci maddesinin birinci fıkrası son cümlesi hükümlerinin uygulanması, hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenmesi, sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (e) bendi gereğince sanığın cezasından artırım yapılmaması, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile hak yoksunlukları yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/372 Esas, 2022/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi, 87 nci maddesi birinci fıkrası son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle beraatine karar verilmesi ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğinden bahisle beraatine karar verilmesi ve seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine ve ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'in babası olduğu, olay günü ...'in katılanın kardeşi ...'ya laf atması üzerine,... ile katılan arasında kavga çıktığı, katılanın diğer kardeşleri ve ...'in kardeşi inceleme dışı sanık ...'in de kavgaya dahil oldukları, çocuklarının kavga ettiğini gören sanığın bıçakla kavgaya karışarak katılanı yaraladığı anlaşılmıştır. 2.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3.Katılan, sanığın kendisini bıçakla yaraladığını beyan etmiştir. 4.Katılan hakkında tanzim olunan adli muayene raporunda yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu bildirilmiştir. 5.Mahkemece Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2021/2188 Esas, 2021/4806 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gerekleri yerine getirilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılanın beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikteki adli muayene raporu ve tanık anlatımları dikkate alındığında sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmeyerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olması karşısında sanık hakkında erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve seçenek yaptırımlara çevrilmeye ilişkin hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Temel cezanın belirlenmesi ve takdiri indirim hükümleri yönünden yapılan incelemede Gerekçeli kararda sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve suçtan dolayı nedamet duyduğuna dair herhangi bir belirti bulunmaması ayrıca tüm dosya kapsamına göre de sanık lehine yasal veya takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasını gerektirir hiç bir sebep bulunmadığından bahisle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği halde kısa kararda cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerinden bahsedilerek sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince indirim yapılması ile gerekçeli kararda temel cezanın belirlenmesinde sanığın suç işleme kastının yoğunluğu, suçun işleniş şekli, meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verildiği halde kısa kararda temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca alt sınırdan hüküm kurulması suretiyle, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması ve temel cezanın belirlenmesi yönlerinden hükümle gerekçe arasında çelişki oluşturulması, Kabule göre de; Sanığın katılanı bıçakla ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin (5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi maddeleri) ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezaya hükmedilirken neticeye etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/372 Esas, 2022/390 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, hükümle gerekçe arasında çelişki oluşturulması ve temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekmesi sebepleriyle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca infazda gözetilecek sonuç ceza miktarı açısından kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.