Başvuru, ceza infaz kurumunda yapılan sayım/arama sırasında başvurucunun mahremiyetine özen gösterilmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda yapılan sayım/arama sırasında başvurucunun mahremiyetine özen gösterilmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/12/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde Aydın E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) tutulmakta iken 12/7/2019 tarihinde tahliye edilmiştir. Jandarma görevlilerinin nezaretinde infaz koruma memurları tarafından 22/8/2017 tarihinde sabah saatlerinde başvurucunun tutulduğu odada arama yapılmıştır. Başvurucu yapılan arama sırasında banyoda olduğunu, bir jandarma görevlisinin kapıyı açtığını, bornozunu giymeye çalıştığı sırada beklemesi gerektiğini bağırarak söylemesi üzerine kolluk görevlisinin uzaklaştığını beyan etmektedir. Başvurucu bu olay hakkında 23/8/2017 tarihinde Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına (Savcılık) şikâyette bulunmuştur. Başvurucu dilekçesinde özetle 22/8/2017 tarihinde saat 30 civarında Ceza İnfaz Kurumunda tutulduğu odada arama yapıldığını, bu sırada banyoda olduğunu, sonradan uzman çavuş olduğunu anladığı uzun boylu, genç bir jandarma görevlisinin banyo kapısını hızla yumruklayarak "Arama var, arama." diye bağırdığını ve ardından kapıyı açtığını, çıplak hâlde bornozunu giymeye çalışırken "Bir iki dakika bekleyemedin mi?" diye bağırması üzerine görevlinin uzaklaştığını, bornozunu giyip dışarı çıktığını, arama yapmak için gelen görevlilerin kendisine kırıcı şekilde davrandığını, bu olay nedeniyle kötü muameleye maruz kaldığını iddia etmiştir. Savcılık tarafından Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığına (Jandarma Komutanlığı) 6/9/2017 tarihli müzekkere yazılmıştır. Müzekkerede;- Başvurucunun dilekçesinde geçen hususlara ilişkin ayrıntılı izahat verilmesi,- 22/8/2017 tarihinde yapılan aramada şikâyet dilekçesinde tarif edilen görevli uzman çavuşun tespit edilmesi, kimlik bilgilerinin bildirilmesi ve beyanı alınmak üzere Savcılığa müracaatının sağlanması,- Şikâyet dilekçesinde belirtilen olaya ilişkin olarak tespit edilen personel hakkında idari yönden disiplin soruşturması yapılıp yapılmadığı bilgisi, disiplin soruşturması yapılmışsa (disiplin kurulu kararının, disiplin soruşturmasında yer alan ifadelerin ve belgelerin) suretlerinin gönderilmesi, disiplin soruşturması yapılmamışsa konuya ilişkin idari disiplin soruşturması yapılarak disiplin kurulu kararı, disiplin soruşturmasında yer alan ifadelerin ve belgelerin suretlerinin gönderilmesi hususlarında bilgi ve belge talep edilmiştir. Jandarma Komutanlığının 21/9/2017 tarihli cevap yazısında başvurucunun iddialarına ilişkin olarak idari tahkikat heyetinin oluşturulduğu, aramaya katılan rütbeli personel ile infaz koruma memurlarının konuya dair beyanlarının alındığı bildirilmiş ve ilgili belgeler ile idari tahkikat raporu gönderilmiştir. Yapılan idari tahkikatta üç jandarma görevlisinin ve üç infaz koruma memurunun ifadesi alınmıştır. Jandarma görevlileri S.K., H.B. ve A.B. özetle belirtilen tarihte yapılan aramaya nezaret ettiklerini ancak şikâyet dilekçesinde yazılan olayla karşılaşmadıklarını, kapıya vurma ve bağırma olayının meydana gelmediğini söylemiştir. İnfaz koruma memurları A., A.K. ve Ü.Ö. ise belirtilen tarihte odalarda genel arama yapılması için hükümlü ve tutukluların bahçeye çıkarıldığını, başvurucunun arama sırasında duşta olduğunu, kendisine dışarı çıkmasının söylendiğini, bu esnada yanlarında bulunan askerlerin herhangi bir şekilde kapıya vurma, bağırma, başvurucuyu çıplak bir şekilde dışarıya çıkarma girişimlerinin olmadığını ifade etmiştir. İdari tahkikat raporunda, 22/8/2017 tarihinde gerçekleştirilen aramada görevli rütbeli personelin ve infaz koruma memurlarının alınan ifadelerinin dikkate alındığı ve başvurucunun dilekçesinde belirttiği hususlarla ilgili olarak banyo kapısına vurma ve bağırma gibi bir eylemin olmadığı, personelin görevini yaptığı neticesine ve kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir. Savcılık 23/10/2017 tarihinde dilekçenin işleme konulmamasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Eylemin varlığının kabulünden yola çıkılarak yapılan değerlendirmede, koğuşa arama maksatlı girildiği, girilme nedeninin nev’i itibariyle koğuşun ve eklentilerinin tümünde şahıs ve eşyaları görevlilerin süratle görmesi, denetlemesi gerektiği malumdur. Bu infaz kurumuna özgü bir davranış şekli olmayıp evrensel olarak, hukuki dayanağı olan aramaya yetkili tümkamu görevlilerince yapılan aramalarda geçerli bir davranış zorunluluğudur. Aksi düşüncenin kabulü aramayla, koğuş ziyaretini bir tutmayı gerektirmektedir. Devletin koruma yükümlülüğü kurum ve kurallarını koruma olduğu kadar diğer koğuşta kalanların can ve mal güvenliğine etki edebilecek eşyaların tespitini de zorunlu kılmakta, bu zorunluluk aramanın habersiz ve derhal yapılması zorunluluğunun dayanağını oluşturmaktadır. Bloklarda yan yana odalarda barındırılan hükümlü ve tutukluların, yan koğuşlarında arama yapıldığını ve koğuşlarına arama yapılma maksatlı girileceğini bilmemelerinin mümkün olmadığı gerçeği de gözetilmelidir. Diğer yandan işlendiği iddia edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının incelenmesinde, TCK 94 maddesinin gerekçesine göre işkence teşkil eden fiillerin aslında kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyan fiiller olduğu, ancak bu fiillerin özel düzenlemelerinden farklı olarak bu suça erişebilmeleri için ani değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmesi ve ayrıca kişinin psikolojisi, ruh sağlığı, algılama ve irade yeteneği üzerinde tahrip edici etkilerinin bulunması gerekmektedir. Manevi unsur olarak kapının ardındakini dahi bilmeyen görevli açısından bilme ve isteme ögesi itibariyle de suç oluşmamaktadır. Dosyanın kül halinde incelenmesinde işlendiğine dair delile ulaşılamayan ve suç boyutuna varmayan olayla ilgili, 1- Belirtilen gerekçelerle müştekinin DİLEKÇESİNİN İŞLEME KONULMAMASINA..." Başvurucunun itirazı, Aydın Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/11/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Anılan karar başvurucuya 14/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/12/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.