22. Hukuk Dairesi 2012/29905 E. , 2013/27814 K. MAHKEMESİ : Polatlı İş Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2012 DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, manevi tazminat ve davalı adına müvekkilin harcadığı bedel masraf alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra …
**22. Hukuk Dairesi 2012/29905 E. , 2013/27814 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Polatlı İş Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2012 DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, manevi tazminat ve davalı adına müvekkilin harcadığı bedel masraf alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminatı, aylık ücret, fazla çalışma ücreti ve masraf alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, dava konusu alacaklara hak kazanılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. Somut olayda, mahkemece, tanık beyanlarına itibarla, fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, davacı vekilinin de kabulünde olduğu üzere dosya kapsamına göre davacının işyerinde genel müdür unvanıyla üst düzey yönetici olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Üst düzey yönetici olan davacıya çalışma saatlerinin belirlenmesi veya fazla çalışma yapılması için yönetim kurulunca veya şirket ortağı tarafından talimat verildiği yönünde de dosyada bilgi ve belge yoktur. O halde, davacının konumu gereği çalışma saatlerini kendisinin belirlediğinin kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir. Her ne kadar, sunulan imza silkülerinden davacının imza yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakta ise de, bu durum varılan sonucu değiştirmez. Anılan nedenle, davacının fazla çalışma ücret alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi