Başvuru, ceza infaz kurumu disiplin kurulu kararına karşı yapılan şikâyetin infaz hâkimliği tarafından kabul edilmesi üzerine karara karşı Cumhuriyet savcısınca yapılan itirazın, şikâyetçi tarafa bildirilmeden kabul edilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumu disiplin kurulu kararına karşı yapılan şikâyetin infaz hâkimliği tarafından kabul edilmesi üzerine karara karşı Cumhuriyet savcısınca yapılan itirazın, şikâyetçi tarafa bildirilmeden kabul edilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Sincan 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde ( İnfaz Kurumu) tutuklu olarak bulunan başvurucunun barındırıldığı odada arama işlemi yapılmıştır. Bu aramada masanın üzerindeki ilaç kutusunun içerisinde gizlenmiş hâlde 4 adetnot tespit edilmiştir. İnfaz koruma memurları tarafından aynı tarihte düzenlenen tutanak esas alınarak İnfaz Kurumu tarafından başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı, başvurucunun savunmasını aldıktan sonra 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrasının (l) bendinde düzenlenen "suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak" fiilini işlediğini değerlendirerek başvurucunun "13 gün hücreye koyma" disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucu, hakkında verilen disiplin cezasına karşı 23/3/2018 tarihinde Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) şikâyet başvurusunda bulunmuştur. 12/4/2018 tarihinde yapılan ilk duruşmada hazır edilen başvurucu savunmasını yapmak üzere dosya örneğini ve kamera kayıtlarını talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği, kamera kayıtlarının ve dosya örneğinin başvurucuya verilmesi için İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmasına karar vermiştir. İnfaz Kurumu tarafından 18/4/2018 tarihinde kamera kayıtları başvurucuya bilgisayar sınıfında izlettirilmiştir. Başvurucu, 8/5/2018 tarihli ikinci duruşmada hazır edildikten sonra kamera kayıtlarını izlediğini, deşifresini yapamadığını, kamera görüntülerinin kendisine verilmediğini belirterek görüntülerin verilmesini talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği kamera görüntülerinin başvurucuya incelettirilmesi için bir kez daha İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmasına karar vermiştir. İnfaz Kurumu, 11/5/2018 tarihinde İnfaz Hâkimliğine yazdığı yazıda başvurucuya İnfaz Kurumunda bulunan kamera görüntülerinin izlettirilmesi durumunda güvenlik zafiyeti yaşanabileceğini belirtmiştir. Başvurucu, 5/6/2018 tarihli üçüncü duruşmada kamera görüntülerini izlemeden savunma yapmak istemediğini, kamera görüntülerinin izlettirilmesi durumunda güvenlik zafiyeti yaşanmayacağını ifade etmiştir. İnfaz Hâkimliği, İnfaz Kurumunun cevabi yazısı ile kamera kayıtlarının izlettirilmesinin güvenlik nedeni ile sakıncalı bulunduğunun bildirilmesi nedeniyle başvurucunun talebinin reddine karar vermiştir. Aynı tarihli duruşmada başvurucu, savunma yapmak için süre talep etmiştir. 28/6/2018 tarihli dördüncü duruşmada başvurucuya disiplin cezası kararı ve üzerine atılı eylem okunmuştur. Ayrıntılı savunmasını yapan başvurucu özetle disiplin cezasına konu eylemi kabul etmediğini ve İnfaz Hâkimliğinin idarenin onay makamı gibi hareket ettiğini belirterek reddi hâkim talebinde bulunmuştur. Ardından başvurucuya disiplin cezasına esas alınan tutanak ve belgeler okunmuş ve başvurucu aleyhine olan hususları kabul etmediğini beyan etmiştir. Duruşma sonunda reddi hâkim talebinin kabulüne ve hâkim görevlendirilmesi için müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. İnfaz Hâkimliği, hâkim görevlendirilmesini beklemeden 10/9/2018 tarihinde İnfaz Kurumunca verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, verilen cezada herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığı gerekçesiyle başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliği kararına 2/10/2018 tarihinde itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi), 19/10/2018 tarihinde reddi hâkim talebi kabul edilmesine rağmen yine aynı hâkim tarafından karar verilmesinin usul hukuku açısından yanlış olduğunu değerlendirerek başvurucunun itirazının kabulü ile İnfaz Hâkimliğinin kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Yeni hâkim görevlendirilmesi üzerine dosyayı yeniden ele alan İnfaz Hâkimliğinde yapılan 4/1/2019 tarihli ikinci duruşmaya başvurucu avukatı ile birlikte katılmıştır. Başvurucu savunmasında özetle kamera görüntülerinin izlettirilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını belirterek kamera görüntülerini izleyip savunma yapmak istediğini beyan etmiştir. İnfaz Hâkimliği, kamera görüntülerinin mahkeme huzurunda izlenmesi için CD'ye (compact disc) aktarılarak gönderilmesi, İnfaz Kurumu içerisinde bilgisayar odasında başvurucuya bahse konu görüntülerin izlettirilmesi, izlemenin kamera kaydına alınması ve görüntülerin izlettirildiğine ilişkin tutanağın gönderilmesi için İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmasına karar vermiştir. İnfaz Kurumu, 15/1/2019 tarihinde İnfaz Hâkimliğine yazdığı yazıda başvurucuya bilgisayar sınıfında "yaka kamerası 68 numaralı görüntülerin" izletildiğini ve buna ilişkin tutanağın gönderildiğini belirtmiştir. İnfaz Kurumu aynı yazıda ayrıca A-12-13-14 nolu odaların avlularını gören kamera kayıtlarının ise "Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 2002 tarih ve 71067 sayılı yazıları ile kurumumuzda bulunan elektronik sistemin (CCTV) görüntü kasetlerinin altı (6) ay süre ile saklanması ve muhafaza edilmesi diğer görüntülerin ise önceki tarihlerden başlanarak yeniden kullanılmak üzere silinmesi ve silinen kasetler üzerine kayıt yapılmaya devam olunması" yönündeki talimatı uyarınca silindiğinden olay tarihine ilişkin A-12-13-14 nolu odaların avluyu gören kamera kayıtlarının bulunmadığını bildirmiştir. Başvurucu, 6/2/2019 tarihli üçüncü duruşmaya avukatı ile katılmış, "yaka 68" kamera görüntülerinin izlettirildiğini ancak avluyu gören kamera kayıtlarının izlettirilmediğini beyan etmiştir. Başvurucu, "yaka 68" kamera kayıtlarının bir kez daha izlettirilmesini, buna göre savunma yapacağını belirtmiştir. Başvurucunun avukatı da avluyu gören kamera kayıtlarının daha önceden güvenlik gerekçesiyle izlettirilmediğini, İnfaz Kurumunun 15/1/2019 tarihli yazısıyla da kayıtların bulunmadığının belirtildiğini bu durumun çelişki oluşturduğunu ve açıklığa kavuşturulmasını talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği "yaka 68" kamera görüntülerinin başvurucuya son kez izlettirilmesine, görüntülerin izlettirildiğine ilişkin tutanak tutulmasına ve başvurucu avukatının talebi doğrultusunda A-12-13-14 nolu odaların avlularını gören kayıtlarının disiplin işleri başladıktan sonra kayıt altına alınıp alınmadığı hususunun araştırılmasına, varsa bu kayıtların gönderilmesi için İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmasına karar vermiştir. İnfaz Kurumu, 11/2/2019 tarihinde İnfaz Hâkimliğine yazdığı yazıda başvurucuya bilgisayar sınıfında "yaka kamerası 68 numaralı görüntülerin" izletildiğini ve buna ilişkin tutanağın gönderildiğini belirtmiştir. İnfaz Kurumu, yazısında ayrıca A-12-13-14 nolu odaların avlularını gören kamera kayıtlarının ise başvurucunun disiplin cezasına konu olan notun odasının içerisinde arama sırasında bulunmuş olması, havalandırma bahçesinde herhangi bir işlem yapılmaması ve ilgili notun başvurucunun odasında bulunduktan sonra yaka kamerası ile kayıt altına alınması nedeniyle bahçe kamerasının kayıt altına alınmadığını bildirmiştir. Başvurucu 17/4/2019 tarihli dördüncü ve son duruşmaya avukatı ile katılmıştır. Başvurucu günlük hayatta duyduğu haberleri not aldığını örgüt propagandası ve paylaşımı yapmadığını beyan etmiştir. İnfaz Hâkimliği, duruşma sonunda başvurucunun itirazının kabulüne ve disiplin cezasının iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: "... disiplin cezasına konu olan el yazısıyla yazılan notlar ile ilgili olarak, itiraz edenin TV haberlerinden veya daha önce katıldığı duruşmalardan edindiği bilgileri düzensiz ve anlam bütünlüğü oluşturmayacak şekilde not ettiği, yazmış olduğu notlarda örgütsel bir propaganda ve haberleşmeye rastlanmadığı, herhangi bir terör örgütü ismi, sembolü veya işaretini de içermediği, itiraz edenin yukarıda açıkladığı savunmalarının aksine terör örgütü propagandası yaptığına veya terör örgütünü övücü mahiyette paylaşım yada hareketlerde bulunduğuna ilişkin herhangi bir delil veya tanık anlatımı da disiplin dosyasında mevcut olmadığı gerekçesiyle Sincan 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 07/03/2018 tarih ve 2018/44 sayılı kararının iptaline..." Cumhuriyet savcısı tarafından 29/4/2019 tarihinde İnfaz Hâkimliğinin kararına itiraz edilmiştir. Cumhuriyet savcısı itirazında başvurucunun İnfaz Kurumunda yaptığı eylemin disiplin suçu teşkil ettiği,İnfaz Kurumunda kalan tutuklu/hükümlülere kötü örnek olduğu,İnfaz Kurumunda huzur ve güvenliği bozduğu, İnfaz Kurumunda düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük ve yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği ve gerekli kıldığı davranış ve tutumları kusurlu olarak ihlal ettiğinden yaptığı eylemin disiplin cezası ile cezalandırılmasının gerektiğini belirterek İnfaz Hâkimliğinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İtiraz üzerine, Ağır Ceza Mahkemesi 8/5/2019 tarihinde Cumhuriyet savcısının itiraz yazısında belirttiği gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğundan itirazın kabulüne karar vererek İnfaz Hâkimliğinin kararının kaldırılmasına kesin olarak karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesinin bu kararının 21/5/2019 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmesinden sonra başvurucu 18/6/2019 tarihinde bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım talepli olarak bireysel başvuruda bulunmuştur. Bireysel başvuru yapılmasından sonra İnfaz Kurumundan yapılan ihbar üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucu hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan düzenlenen iddianame üzerine Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan kovuşturma evresinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğünden de alınan yazı üzerine ''içeriği belli olmayan, karalama şeklinde notların bulunduğu yer ve zaman dikkate alındığında....açık ve yakın tehlike olduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak inandırıcı delil bulunmadığı'' gerekçesiyle 10/12/2019 tarihinde beraat kararı verilmiş ve karar kesinleşmiştir.