Başvuru, temyiz talebinin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, temyiz talebinin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/8/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul İcra Müdürlüğünde başlattığı icra takibinde birinci haciz ihbarnamesine haksız yere itiraz eden davalılara karşı uğradığı zararın tazmini amacıyla dava açmıştır. İstanbul İcra Hukuk Mahkemesinin (Mahkeme) -taraf vekillerinin hazır olduğu- 9/2/2016 tarihli duruşmasında kararın hukuki dayanağının gerekçeli kararda açıklanacağı belirterek dava reddedilmiştir. Mahkeme kısa kararında, on günlük temyiz süresinin kararın taraflara bildirilmesinden itibaren başlayacağını açıklamıştır. Başvurucu, gerekçeli karar yazıldıktan sonra temyiz yoluna başvurabilmek amacıyla 18/2/2016 havale tarihli süre tutum dilekçesini İstanbul İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere Van Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine sunmuştur. Nöbetçi Van İcra Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü tarafından dilekçe üzerine “2016 / Yazı işleri müdürü K.Y (Müd.Muh.) Aidiyet Ciheti İstanbul İcra Mahkemesi'ne” şeklinde derkenar yazısı yazılarak dilekçe havale edilmiştir. Gerekçeli karar, başvurucuya 23/2/2016 tarihinde tebliğ edilmiş; başvurucu gerekçeli temyiz dilekçesini 3/3/2016 tarihinde Mahkemeye sunmuştur. Başvurucu 26/2/2016 tarihinde temyiz karar harcını, 3/3/2016 tarihinde ise temyiz başvuru harcını Mahkeme veznesine yatırmıştır. Başvurucunun temyiz talebini inceleyen Yargıtay Hukuk Dairesi 2/3/2017 tarihli kararında, hükmün temyiz edene 9/2/2016 tarihinde tefhim edildiği hâlde temyiz dilekçesinin belirli süre geçirildikten sonra 26/2/2016 tarihinde verildiğini belirterek süre aşımı nedeniyle temyiz dilekçesini reddetmiştir. Anılan Yargıtay kararına karşı başvurucu karar düzeltme talebinde bulunmuş olup başvurucunun talebi aynı Dairenin 5/7/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Anılan karar başvurucuya 20/7/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 21/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun geçici maddesi şöyledir:“Bölge adliye mahkemelerinin, 2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar İcra ve İflâs Kanununun bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümleri uygulanır.” 2004 sayılı Kanun'un 2/3/2005 tarihli ve 5311 Kanun ile değiştirilmeden önceki maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “(Değişik madde: 18/02/1965 - 538/140 md.)İcra mahkemesinin vereceği kararlardan:… (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/60 md.) İlişkin kararlarla bu Kanunda temyiz kabiliyeti kabul edilen kararlar tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. …” 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“(1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.…” 6100 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:''(1) Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. (2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.''B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Mürvet Orhan ve Osman Orhan, B. No: 2016/67616, 21/3/2019, §§ 18-