8. Hukuk Dairesi 2022/6293 E. , 2023/4650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/157 E., 2022/475 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/57 E., 2021/664 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili ve davalı vekili t
**8. Hukuk Dairesi 2022/6293 E. , 2023/4650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/157 E., 2022/475 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/57 E., 2021/664 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 261 ada 84 parsel sayılı 5.821,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla, davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 261 ada 84 parsel sayılı taşınmazın, Hazine'ye ait olup tespit dışı bırakılan ve ilk tesis kadastrosu yapılırken kimsenin kullanımında olmayan devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olduğunu, yapılan çalışma sonucunda davalı adına tespit edildiğini, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddesinde yer alan zilyetlikle iktisap koşullarının davalı yararına oluşmadığını, yapılan çalışmaların yasa ve genelge hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın imar ihya edildiğini ve taşınmaz üzerinde davalının zilyetliğinin 40 yıldır devam ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişilerinin, taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kuzeyinin evvelinden beri çalılık olduğunu, kimsenin kullanımında olmadığını, (B) harfiyle gösterilen orta bölümünde evvelinden beri davalının tarım yaptığını, (C) harfiyle gösterilen güneyindeki lavanta ekili alanın ise 20 yıl önce çalılık olduğunu ve davalının çalılardan temizleterek ekin ektiğini beyan ettikleri; bilirkişi heyet raporunda, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, taşınmazın çalılık olan (A) bölümünün imar ihya edilmediği, (C) bölümünün hava fotoğraflarında çalılık olduğu, zeminin yoğun taşlık ve yabani otlarla kaplı olduğu ve imar ihya edilmediği, (B) bölümünün ise 1957 - 1971 - 1980 - 1992 tarihli hava fotoğraflarında açıklık olup komşu tarım arazileri ile bütün olarak tarımsal faaliyet yapıldığı, imar ihyasının tamamlanarak tarım toprağı sıfatının oluştuğu yönünde görüş belirtildiği; bu haliyle taşınmazın (B) bölümü üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, (A) ve (C) bölümü üzerinde ise zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 261 ada 84 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. Madde gereğince yapılan kadastro tespitinin iptali ile 02/09/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda (B) harfi ile gösterilen 1.900,61 metrekarelik kısmın 261 ada 84 parsel numarası ile ... adına tarla vasfıyla, geriye kalan (A) harfi ile gösterilen 909,39 metrekarelik kısım ve (C) harfi ile gösterilen 3.011,18 metrekarelik kısmın ifraz edilip ayrı ayrı 261 ada son parsel numarası verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 02/09/2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunun kararın eki sayılmasına" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısmı yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, (C) bölümü üzerinde lavanta yetiştiriciliği yapıldığını, taşınmazın imar ihya edildiği gibi taşınmaz hakkında ifraz kararı verilmesininde hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "261 ada 84 parsel sayılı taşınmazın tamamının 1956 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmalarında devlet ormanı olarak tapulama harici bırakıldığı; 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8.maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasında 30/09/2020 tarihinde senetsizden zilyetliğe dayalı olarak tarla niteliğiyle davalı adına tespit edildiği; (A) bölümünün eğimi % 20, (B) bölümünün eğimi % 15, (C) bölümünün eğimi ise % 20 olup 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre yapılarak 1991 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmaları sonucunda tarım arazileri olarak gösterilen alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 4999 sayılı Kanun çalışmalarında bu durumunun değişmediği; hava fotoğrafları, memleket haritaları, uydu fotoğrafları ve toprak yapısına göre (A) bölümünün yoğun çalılık olduğu, hiç kullanılmadığı, imar ihyanın tamamlanmadığı ve ıslah edilerek tarım toprağı sıfatı oluşmadığı; (C) bölümünün 1957 yılından 1992 yılına kadar tamamının çalılık olduğu, 1992 yılında çalıların bir kısmının temizlendiği, doğal yapıda olduğu ve 30/04/2021 tarihine kadar kullanılmadığı, imar ihyanın tamamlanmadığı ve ıslah edilerek tarım toprağı sıfatı oluşmadığı, (B) bölümünün ise uzun süredir işlendiğinin toprak yapısının süngerimsi granüler bir yapıda ve pulluk tabakasının olmasından anlaşıldığı, 1957 yılından itibaren uzun yıllar tarım yapılması sonucu tesviye görmüş ve tarım arazisine özel düz yapıya kavuşmuş, emek ve sermaye sarfedilerek ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığı, son 20 yıllık süreçte üzerinde bölgeye uygun kültür bitkilerinin yetiştiriciliği uygulanarak tarımsal faaliyet oluşturulmuş ve imar ihya ıslah çalışması yapılmak suretiyle tarım toprağı özelliği kazandırıldığı, imar ihyanın tamamlandığı ve ıslah edilerek tarım toprağı sıfatı oluştuğu ve davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davalı ...' dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.