10. Hukuk Dairesi 2026/2426 E. , 2026/1423 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1843 E., 2025/847 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/234 E., 2024/308 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazır…
10. Hukuk Dairesi 2026/2426 E. , 2026/1423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1843 E., 2025/847 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/234 E., 2024/308 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde şoför olarak çalışmaktayken 28.10.2009 tarihinde çivi tabancasından çıkan çivinin gözüne saplanması suretiyle meydana gelen iş kazasında sağ gözünü kaybettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Davalı....... ve .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazanın Almanya’ya kablo taşımak üzere yükleme yapılacak ...A.Ş. fabrika binası içerisinde davacının kusuru ile meydana geldiğini, davacının iş kazası nedeni ile her hangi bir iş gücü kaybına ve dolayısıyla da maddi zarara uğramadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, husumet itirazlarının bulunduğunu, kazazedenin sevk ve idaresinden sorumlu olduğu tırın Almanya'ya yola çıkmak üzere tıra yüklenen makaraların tırın içine sabitlenmesiyle sevkiyata hazır hale getirildiğini, kazaya sebebiyet veren çivi tabancasının bırakıldığı yerin kazazedenin sevk ve idaresinden sorumlu olduğu tır yükleme alanının dışı olduğunu, yüklemenin tamamlanmasıyla bölgedeki tüm görevi sona eren ve bölgede bulunması için hiçbir sebebi kalmayan ...’ın tamamen kendi inisiyatifi, kendi iradesi ve kendi merakı ile çivi tabancasını kurcalayarak kazaya sebep olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne, "740.663,17 TL maddi tazminatın; 724.499,53 TL'sinin kaza tarihi olan 28.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya davalı... A.Ş. İle birleşen dosya davalı ...A.Ş.den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 16.076,36 TL'sinin kaza tarihi olan 28.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya davalı... A.Ş.den alınarak davacıya verilmesine, kusur durumu ve kaza tarihi dikkate alınarak 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya davalı... A.Ş. ile birleşen dosya davalı ...A.Ş.den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, her iki davalı yönünden de fazlaya ilişkin taleplerin reddine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı... …A.Ş. bünyesinde tır şoförü olarak çalıştığı, 28.10.2009 tarihinde davacının kendisine verilen görev üzerine kullandığı tır ile yükleme yapmak için gittiği ...A.Ş. sahasında tırın yükleme alanında bırakılan havalı çivi çakma makinası tetiğine basması sonucu çıkan çivinin sekerek sağ gözüne isabet etmesi sonucu yaralandığı, ATK 2. Üst Kurulu 05.08.2021 tarih ve 1178 sayılı raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik derecesinin belirlendiği, mahkeme tarafından hükme esas alınan kusura ilişkin son bilirkişi heyeti raporunda belirlenen kusur oranlarının olayın oluşuna uygun olduğu, davacının ücretinin işyeri ve SGK kayıtlarına göre belirlendiği, hükme esas alınan 05.04.2024 tarihli hesap raporunda TRH-2010 yaşam tablosuna göre davacının bakiye ömrünün tespit edildiği, aktif devre ve pasif devre zarar hesaplarının yapıldığı, gerekli arttırım ve iskontoların uygulandığı, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi hususlar dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının da uygun olduğu anlaşıldığından dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile istinaf edenin sıfatı, istinaf kapsam ve nedenleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı ve ayrıca davacı vekilinin 28.05.2024 tarihli dilekçesi ile kesinleşen rücu davası içeriği göz önünde bulundurularak davacı ve davalıların istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ..... A.Ş. vekili; kesinleşen Bursa 1.İş Mahkemesi 2021/307 Esas sayılı rücuen tazminat davasında kusursuz olduğu belirlenerek kendisi yönünden davanın reddine karar verildiği halde, maddi manevi tazminat davasında kusur verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkiline kusur yüklenmesinin kabul edilemeyeceğini, kazanın tamamen davacının kusuru ile meydana geldiğini, bir an için aksi düşünülse bile müvekkiline diğer davalı ...A.Ş. ile aynı oranda kusur atfedilmesinin hiç bir şekilde kabul edilemeyeceğini belirterek temyiz etmiştir. ...A.Ş. vekili; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, birleşen davanın tefrik edilerek davanın müvekkili şirket yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin işveren sıfatı bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren çivi tabancasının bırakıldığı yerin, kazazedenin sevk ve idaresinden sorumlu olduğu tır yükleme alanının dışında olduğunu, kazazedenin tamamen kendi inisiyatifi, kendi iradesi ve kendi merakı ile, hava bağlantı hortumu bile sökülen çivi çakma tabancasının nasıl çalıştığını merak ederek kurcalayıp tabancanın ucunu beton zemine dayamak suretiyle betonu delmeye çalıştığını, bu eylem sonrası meydana gelen kazadan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dikkate alınan giydirilmiş ücretin hatalı olduğu, taleple bağlılık ilkesi gözetilmeksizin aşkın hesaplama yapıldığı, aktif ve pasif devre hesaplamasının da hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davalı ...A.Ş. vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalılar vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle; iş kazasının gerçekleşmesinde sigortalıya verilen %70 kusur oranının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalıların kusur oran ve aidiyetinin sorumlular arasında açılması imkanı bulunan rücu davasında değerlendirilerek sonuca bağlanmasının mümkün olmasına göre, mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı ...A.Ş. vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davalılar vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.