1. Ceza Dairesi 2025/4006 E. , 2025/9553 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/235 E., 2024/336 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-onama 1.Katılan vekilinin 30.11.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra 30.12.2024 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılm…
1. Ceza Dairesi 2025/4006 E. , 2025/9553 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/235 E., 2024/336 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-onama 1.Katılan vekilinin 30.11.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra 30.12.2024 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, sanık müdafiinin temyizi ile sınırlı inceleme yapılmıştır. 2.Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, aynı Kanun'un 307/3. maddesi gereğince bozma üzerine verilen kararın Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/384 Esas, 2020/51 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlere yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.07.2020 tarihli ve 2020/1406 Esas, 2020/1406 Karar sayılı kararı ile sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine karar verildiği, kararın lehe ve aleyhe temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.03.2024 tarihli ve 2022/67 37... /1683 Karar sayılı ilâmı ile suç vasfı ve haksız tahrik yönlerinden bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Söke 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/235 Esas, 2024/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik; 1.Nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a-c, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/3 delaletiyle 86/1-3-e,29,62,53. maddeleri uyarınca 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; belirlenen ceza miktarlarının fazla olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, yargılama sonucunda oluşana kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, yasal ve yerinde gerekçelerle sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR 1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan vekilinin 5271 sayılı Kanun 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık yasal süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/235 Esas, 2024/336 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Tüm dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre olay tarihinden 10 ay kadar önce katılan ...'in sanık ...'ın evli olan kız kardeşi ...'yi rızası ile kaçırması ve birlikte yaşamaya başlamaları üzerine sanığın anne ve babasının katılanın ailesinin evini bastıkları taraflar arasında bu olay nedeniyle husumet oluştuğu, bu olaya bağlı olarak tarafların karşılıklı adliyeye intikal eden olaylarının bulunduğu, bu kapsamda 30.12.2016 tarihinde katılan ...'in sanık ...'ı silahla tehdit ettiği, bu olay nedeniyle Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2017 gün ve 2017/389 Esas, 2017/636 Karar sayılı dosyasında yargılandığı ve hakkında mahkumiyet hükmü tesis edildiği, olay gecesi sanık ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı .... marka araçta ön sağ yolcu koltuğunda sanık ...'in bulunduğu halde ... caddesinde seyir halindeyken katılanın sevk ve idaresindeki ... model aracı ile seyir halinde olduğunu fark etmeleri üzerine sanıkların katılanın aracını takip etmeye başladıkları, araçların yan yana geldiği sırada sağ ön yolcu koltuğunda oturan sanık ...'ın aracın camından uzanarak yaklaşık 1 metre mesafeden katılanın aracına doğru tabanca ile 2-3 el ateş ettiği, ancak katılanın bu artışlar sonucu isabet almadığı, kurşunların birini aracın sol ön lastik üstü kaporta kısmına, 1 adet merminin sol ön kapı altı kaporta kısmına isabet ettiği, aracın sol ön camının tamamen kırıldığı, katılanın kullandığı araçla Söke İlçe Emniyet Müdürlüğüne doğru kaçtığı, sanıkların da araçla katılanı takip ettikleri, önce katılanın aracının Emniyet Müdürlüğü'nün önüne geldiği hemen arkasından sanıkların aracının geldiği katılan ve sanıkların araçlarından indikleri sanık ... ile katılan arasında bir itekleşme olduğu, katılanın Emniyet Müdürlüğü'ne gireceği esnada sanık ...'ın elindeki tabanca ile katılanın bacağına yaklaşık 10 metre mesafeden bir el ateş ederek katılanı 17.09.2018 tarihli ATK raporuna göre yaşamsal tehlikeye neden olmayacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı, bu sırada nöbetçi polis memuru olan tanık...'nin sanıklara doğru yöneldiği silahın mekanizmasının geride olduğunu görmesi üzerine silahta mermi kalmadığı silahın tutukluk yaptığını düşünerek sanığın yanına giderek olaya müdahale ettiği, ...'ın polis memuruna direnmeden tabancasını teslim ettiği, 28.10.2017 tarihli olay ve muhafaza altına alma tutanağına göre sanık ...'ın teslim ettiği tabancanın şarjör ve mermi yatağının boş olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'ın evli olan kız kardeşi ...'nin kendi rızası ile katılan ... ile kaçıp birlikte yaşamaya başladıkları, sanığın ailesinin tepkisi üzerine ...'nin evine geri döndüğü, katılanın kendisini tehditle götürdüğünü iddia ettiği, bu olaylar nedeniyle tarafların karşılıklı adliyeye intikal eden eylemlerinin olduğu, katılanın sanık ...'ın silahlı tehdit suçundan mahkum olduğu, sanığın kardeşi ...'nin katılanın sürekli rahatsız etmesi nedeniyle hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı nazara alındığında taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek ölçüde uzun süredir devam eden bir husumet bulunduğu, sanıkların araçla seyir halindeyken katlanın aracını görmeleri üzerine katılanı takip ettikleri, araçların yan yana geldiği sırada sanık ...'ın katılana doğru 2-3 el ateş ettiği, katılanın bu atışlar sonucu yara almadığı, kurşunların aracın katılanın bulunduğu şoför mahalline yönelik olduğu sol ön kapıya iki mermi isabet ettiği ve sol kapı camının tümüyle kırılmış olduğu gözetildiğinde sanık ...'ın katılanı hedef gözeterek ateş ettiği ancak her iki aracın hareket halinde olması nedeniyle katılana isabet ettiremediği, ancak sanıkların araçları ile olay yerinden kaçıp karakola giden katılanın aracını takip ederek sanıklar ve katılanın araçlarının arkalı önlü karakolun önüne geldikleri, bir süre araç içerisinde konuştukları, katılanın karakola girmeye çalıştığı sırada sanık ...'ın tanık beyanları ve görüntü kayıtlarına göre katılanın ayağına bir el ateş ederek katılanı dizinden yaraladığı, ateş etmeye devam etmek istediği ancak tabancasındaki mermilerin bitmesi nedeniyle ateş edemediği silahın mekanizmasının geride olduğunu gören polis memurunun sanığa müdahale ettiği gözetildiğinde taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek nitelikte uzun süredir husumet bulunması, sanık ...'ın öldürmeye elverişli tabanca ile katılanın hayati bölgelerini hedef alarak ateş etmesi ve atış sayısı nazara alındığında sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına ilişkin Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. ceza dairesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu görüşünde olduğumdan Dairemiz sayın çoğunluğunun kararına katılmıyorum.