10. Hukuk Dairesi 2023/1630 E. , 2023/10888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1854 E., 2022/640 K. KARAR : Davacı yönünden esastan red davalılar yönünden kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 53. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/69 E., 2022/138 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar veri
**10. Hukuk Dairesi 2023/1630 E. , 2023/10888 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1854 E., 2022/640 K. KARAR : Davacı yönünden esastan red davalılar yönünden kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 53. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/69 E., 2022/138 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği, davacı vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep ettiği, duruşma yapılmak üzere tayin olunan 07.11.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı ... adına Av. ... ve davalı ... adına Av. ...'in geldiği görüldükten sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl dava dosyasında davacı vekili; müvekkilinin 03.04.2012 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı ... Bakanlığından tahsilini talep etmiştir. 2. Birleşen dava dosyasında davacı vekili: müvekkilinin aynı iş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı ... Müdürlüğünden tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 255.067,58 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; taleplerin zamanaşımına uğradığını kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, meydana gelen olayda kendi kusurlarının bulunmadığından illiyet bağının kesildiğini, davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili; iş yerinde İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili uyarı, işaret levhalarının mevcut olduğunu, forkliftin kullanımı sırasında ikaz, uyarı, lamba ve ses sisteminin çalıştığını, müdürlüğün herhangi bir kusurunun olmadığını, olayın stajyer öğrencinin tedbirsizce ve dalgınlığı nedeniyle meydana geldiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; somut uyuşmazlıkta; "Dosya kapsamından; davacının Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinde öğrenci iken Orman ve Su İşleri Bakanlığına ait ... Orman Bölge Müdürlüğü Yedek Parça Depo Müdürlüğünde yer alan atölyede zorunlu staj eğitim çalışması esnasında 03.04.2012 tarihinde fork lift aracın ayağını ezmesi sonucu yaralandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce aldırılan kusur raporunda; dava dışı işveren Orman Genel Müdürlüğünün %70 oranında, davacının ise %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup mevcut tespit dosya kapsamındaki diğer delillerle uyumu sebebiyle yerinde görülmüş, bilirkişi tarafından MEB'e bağlı Balgat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin, öğrencisinin zorunlu stajı için OGM ile sözleşme yapmış olması sebebiyle ortaya çıkan 5510 sayılı ve 4857 sayılı yasalardan doğan yükümlülüklerin de öğrenci ... ile birlikte OGM Yedek Parça Depo Müdürlüğü'ne geçmiş olduğu belirtilmişse de; yapılan işin zorunlu stajın dolayısıyla eğitim ve öğretim faaliyetinin içerisinde kalması sebebiyle davalı MEB'in mezkur sözleşmeyle davacı yönünden sorumluluktan kurtulamayacağı gözetilerek tespit olunan kusur oranı üzerinden her iki davalı da ortak sorumlu tutulmuş, tespit edilen kusur oranlarına göre hesaplama yapan hesap raporundaki hesaplamanın bilimsel, gerekçeli ve denetlenebilir niteliklere haiz oluşu gözetilerek tespit olunan maddi zarar miktarı gözetilerek ıslah dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulduğu, davacıların manevi tazminat talebi incelenmiş, olay tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu gereğince olayın özellikleri dikkate alınmış, zarar gören davacıya uygun bir tazminat miktarı belirlenmiştir. 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da dikkate alınarak manevi tazminat miktarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Olayın vahameti, davacının kusura katılımı, yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli, olayın tarihi, tarafların toplum içerisinde işgal ettiği konum, maluliyet oranı, çekilen elem ve acı objektif ölçütler kullanılarak değerlendirilmiş ve hakkaniyet gereği elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olacak miktarda manevi tazminata hükmedildiği belirtilerek" gerekçeleriyle "Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 255.067,58 TL maddi tazminat bedelinin olay tarihinden (03.04.2012) itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı MEB 100 TL'lik kısımdan sorumlu olmak kaydıyla,) 60.000 TL manevi tazminat bedelinin olay tarihinden (03.04.2012) itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile davalı ... Müdürlüğünden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde tüm kusurun davalı işverenlere ait olduğunu, maddi tazminatın artan asgari ücrete göre yeniden belirlenmesi gerektiğini, manevi tazminatı miktarının fahiş derecede düşük olarak belirlendiğini, yaşanan olay sebebiyle davacının iş göremez hale geldiğini, manevi tazminat miktarının tam olarak kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde tüm kusurun davacıya ait olduğunu, iş yerindeki talimat ve uyarılara uymadığından kazanın meydana geldiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk itirazlarının dikkate alınmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, meslek lisesinde okuyan davacının staj yapmak için diğer davalı yanına gittiğini, olayın da orada meydana geldiğini, kendilerine kusur verilmediği halde alacaklardan sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, ıslah dilekçesinde de artırılan miktarın diğer davalı yönünden yapıldığını, faiz başlangıç tarihi ve faiz oranlarının da fahiş olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Davacının davalı ... Bakanlığına bağlı Balgat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 12. Sınıf öğrencisi iken zorunlu stajını yapmak üzere diğer davalı ... Müdürlüğüne bağlı yedek parça depo işletmesinde stajyer olarak görevlendirilmiştir. 03.04.2012 günü yedek parça deposuna ait atölyenin yanında bulunan açık park yerine atölyenin bakımından çıkan forklift geri geri manevra yaparken davacının ayağının üzerinden geçerek yaralanmasına sebebiyet vermiştir. Davacının bu olay sebebiyle maluliyeti SGK Kocatepe Sağlık ve Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından %14,3 olarak tespit edilmiştir. Tarafların maluliyete itirazı bulunmamaktadır. SGK müfettiş raporunda olayın meydana gelmesinde davacı %20, davalı ... %60, forklifti kullanan ... ise %20 kusurlu bulunmuştur. Mahkemece 3 kişilik A sınıf İş Güvenliği Uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda ise davacı %30, davalı OGM %70 kusurlu bulunmuştur. Davalıya verilen kusurun %3 kısmı ise aracı kullanan işçiye verilmiştir. Davacı tarafça kusur bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de raporda olayın meydana gelmesi ve tarafların iş güvenliği kurallarına aykırı davranışları gerekçeli bir şekilde açıklanmıştır. Bu sebeple kusur bilirkişi raporundaki oranlara itibar edilmesinde bir hata bulunmamaktadır. Davacı stajyer olup davalı ... Bakanlığının eğitim müfredatı kapsamında zorunlu olan staj bakımından diğer davalı ile irtibata geçerek davacıyı orada stajyer olarak görevlendirmesi sebebiyle meydana gelen iş kazasından dolayı davacının uğradığı zararlardan bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Mahkemenin zorunlu stajın eğitim ve öğretim faaliyetinin içinde kaldığını belirterek davalı MEB'i sorumlu tutması hatalıdır. Hesap bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması yerindedir. Olay tarihi, maluliyet oranı, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında davacı lehine hüküm altına alınan 60.000,00 TL fazla olup 20.000,00 TL olarak hüküm altına alınması uygundur. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile, mahkeme kararının HMK'nun 353/1.b-2 hükmü gereğince düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle "1)Davacı vekilinin istinaf itirazının esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 hükmü gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, 2) a-Davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, b-Davalı ... bakımından açılan davanın ise kısmen kabulü ile 255.067,58 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Müdürlüğünden tahsili ile davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Müdürlüğünden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve temyize cevap süresi içerisinde katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: davalıların iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almamış olmaları nedeniyle tam kusurlu kabul edilmeleri gerektiğini, asgari ücrette değişen ücretlerin kamu düzeni kapsamında uygulanması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatı az olduğunu davacının çok fazla ameliyat geçirdiğini, iş göremezlik haricinde müvekkilinin bu iş kazası nedeniyle malul kaldığının da gözetilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davacının arkasının forklifte dönük olması, kollukta tamamen dikkatiszliği nedeniyle kazanın gerçekleştiğini kabul etmiş olması karşısında ayağında çelik burunlu ayakkabı verildiğinin davacı tarafından kabul edildiğini, SGK müfettişi raporunda verilen %60 kusurun da yerinde olmadığını, davacının manevra yapan iş makinesine çok sokulması nedeniyle kusurlu olduğunu, bu raporla çelişecek şekilde iş bu raporda %70 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, aktif ve pasif döneme dair hesabın hatalı olduğunu hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle kurumca karşılanmayan maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri ile davaların yığılması (objektif dava birleşmesi kapsamında) aynı Kanunun 110 uncu maddesi, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanun'un 25 inci maddesi, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 332 ve 98/2 nci maddeleri yollamasıyla uygulanma imkanı bulunan aynı Kanunun 41, 42, 43, 44, 46, 47 nci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri ile 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme A) Davacı ve davalı ... vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen maddi tazminat istemine ilişkin kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme kapsamında bu nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle maddi tazminata ilişkin hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. B) Davacı ve davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Gerek olay tarihinde yürürlükte olup karar tarihinde ilga olan 818 sayılı Borçlar Kanun'un 47 ve gerekse yargılama sırasında yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'u 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. 3.Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene veya ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. 4. Manevi tazminat davalarında, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplardan çıkılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. 5. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir.(HGK 23.6.2004, 13/291-370) 6. Somut olayda, davaya konu olay davacının 1994 doğumlu olup davalılardan Milli Eğitim bakanlığına bağlı meslek lisesinde öğrenci olarak eğitim görmekle beraber zorunlu staj kapsamında Orman Genel Müdürlüğüne bağlı ... Orman Bölge Müdürlüğü yedek parça depo işletmesinde uygulamalı mesleki eğitimi aldığı, bu kapsamda 03.04.2012 günü atölyenin otoparkında bulunduğu sırada, atölyede bakım gören davalı ... müdürlükte usta yardımcısı olarak görev yaptığı iddia olunan, dava harici ... idaresindeki forkliftin, geri geri manevrası esnasında davacının ayak ve baldır kemiklerinin kırılması sonucunu meydana getirecek şekilde davaya konu iş kazasının gerçekleştiği, bu iş kazası kapsamında sigortalının meslekte kazanma gücü kaybının (sürekli iş göremezlik oranının) SGK Sağlık Kurulu raporuna göre %14,3 olarak tespit edildiği, hükme esas alınan kusur raporuna göre davalı ... Müdürlüğünün%70, davacının %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği bu kapsamda davacının birden fazla ameliyat geçirdiğinin de anlaşılması karşısında duyduğu elem ve şiddetli üzüntünün tazmini için talep edilen 300.000,00 TL'lik manevi tazminattan Bölge Adliye Mahkemesi kararında kısmen kabul edilen 20.000,00 TL'lik kısmın davacının yaşı, taraf kusur oranları ile sürekli iş göremezlik oranı da gözetildiğinde az olduğu anlaşılmaktadır. 7. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacının iş kazasına uğraması nedeniyle açıklanan sebeplerle, duyduğu şiddetli elem ve ızdırabı tazmin ile yeterli hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmetmekten ibarettir. 8.Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 9.O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır . VI. KARAR: 1.Maddi Tazminat hükmü yönünden; davacı ve davalı ... vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle maddi tazminat hükmünün ONANMASINA, 2. Manevi tazminat hükmü yönünden; davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine 4. Dairemizde icra edilen duruşmada davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ... Müdürlüğünden tahsili ile davacıya verilmesine, aleyhine temyiz başvurusunda bulunulan ve duruşmaya katılan davalı ... lehine 17.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile Milli Eğitim Bakanlığına verilmesine. 5. Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.