Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında Zarar Tespit Komisyonuna yapılan başvurunun reddedilmesi nedeniyle açılan davada mahkemenin delilleri eksik ve hatalı değerlendirerek kanuna ve usule aykırı karar vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; davanın karşı tarafın devlet olmasından dolayı reddedilmesi nedeniyle tarafsız mahkemede yargılanma hakkının; belli bir ırka mensubiyetten dolayı maddi ve manevi zarar
Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında Zarar Tespit Komisyonuna yapılanbaşvurunun reddedilmesi nedeniyle açılan davada mahkemenin delilleri eksik ve hatalı değerlendirerek kanuna ve usule aykırı karar vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; davanın karşı tarafın devlet olmasından dolayı reddedilmesi nedeniyle tarafsız mahkemede yargılanma hakkının; belli bir ırka mensubiyetten dolayı maddi ve manevi zarara uğranılması nedeniyle de eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 25/7/2013 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 18/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 2/9/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 1/10/2015 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların murisi Ş.Ç. hakkında Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının E.1993/178 sayılı hazırlık dosyasında, güvenlik görevlisi olan maktul U.nun astsubay çavuş olarak görev yaptığı, olay günüŞ.Ç.nin de içinde yer aldığı PKK terör örgütüne üye üç sanık tarafından açılan ateş sonucu U.nun şehit edildiği belirtilerek13/12/1993 tarihinde görevsizlik kararı verilmiştir. Başvurucular; murisleri Ş.Ç.nin PKK üyesi olmadığını, olay günü güvenlik kuvvetleri tarafından bulunduğu evden alınarak öldürüldüğünü belirterek 5233 sayılı Kanun uyarınca Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuşlardır. Komisyonun 22/6/2006 tarihli ve 2006/4-4997 sayılı kararında başvurucuların tazminat talebi reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...5233 sayılı Kanun kapsamında başvuranların dosyasında bulunan belgelerin 4/10/2004 tarihli ve 2004/7955 sayılı Yönetmelik hükümlerinde belirtilen şartlara uygun olması nedeniyle yapılan incelemede, Ş.Ç.nin güvenlik kuvvetleri ile girdiği silahlı çatışmada öldüğü tespit edildiğinden, ölümünün kendi kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla 5233 sayılı Kanun'un maddesinin (f) bendi gereği tazminat talebinin reddine, komisyonumuzca karar verildi." Başvurucular murislerinin örgüt üyesi olmadığını, çatışma sonucu öldürülmediğini, olay günü güvenlik güçleri tarafından bulunduğu evden alınarak silahla öldürüldüğünü iddia ederek Komisyon kararının iptali için Diyarbakır İdare Mahkemesinde iptal davası açmışlardır. Mahkeme 11/2/2008 tarihli ve E.2006/2115, K.2008/101 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"... Olayda, davacıların talebi "Ş.Ç.nin güvenlik kuvvetleri ile girdiği silahlı çatışmada öldüğü" gerekçesi ile reddedilmesi sebebiyle uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir.Bakılan davada; olay yeri tespit tutanağında 23/11/1993 akşamında üç kişilik yasadışı PKK terör örgütü mensubunun Ağıllı Köyüne gelerek köyde propaganda yapıp para toplayacaklarının öğrenilmesi üzerine, aynı gün ismi geçen köye gelindiği, bu esnada farları sönmüş bir traktörün köye doğru geldiğinin görüldüğü, bu sırada traktöre dur ihtarında bulunulduğu, üç kişilik örgüt mensubunun dur ihtarına uymadığı, açılan ilk ateş sonucu bir güvenlik görevlisinin şehit olduğu, bu esnada isminin Ş.Ç. olduğu öğrenilen teröristin traktörden inerek köye doğru kaçmaya başladığı, köy sakinlerinden K.ye ait evin avlusuna girdiği esnada girilen çatışmada neticesinde bir adet kalaşnikof marka silah, bu silaha ait 13 adet fişek ve deri kahverengi kütüklük ile ölü olarak ele geçirildiğinin belirtildiği, Cumhuriyet Savcısı ve jandarma karakol komutanı tarafından imzalanan otopsi tutanağında Ş.Ç.nin yanmakta olan traktörü kullandığı, dur ihtarına ateşle karşılık verdiği, girilen çatışmada öldürüldüğünün ifade edildiği, Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının 13/12/1993 gün ve 1993/178 sayılı görevsizlik kararında, Ş.Ç.nin yasa dışı PKK örgütüne üye olduğu, maktul U.nun astsubay çavuş olarak görev yaptığı, Ş.Ç.nin de içinde yer aldığı üç sanıkça açılan ateş sonucu öldürüldüğünün belirtildiği görülmektedir.Tüm bu bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden ismi geçen şahsın PKK terör örgütü mensubu olduğu, güvenlik güçleri ile çatışmaya girdiği ve bu sırada öldürüldüğü sonucuna varılmıştır.Bu durumda; davacıların taleplerinin reddine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde 5233 sayılı Kanunun maddesi uyarınca hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Davacıların tazminat istemine gelince, Mahkememizce dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılması ve ayrıca 5233 sayılı Yasada manevi tazminatın karşılanacağına dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddi gerekmektedir...." Başvurucuların temyizi üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 21/3/2012 tarihli ve E.2011/9413, K.2012/1344 sayılı ilamıyla hüküm, davanın reddine ilişkin kısım yönünden onanmıştır. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 9/5/2013 tarihli ve E.2012/8959, K.2013/3324 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Ret kararı 22/7/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş, başvurucular tarafından 25/7/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk 5233 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir."5233 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.Aşağıda belirtilen zararlar bu Kanunun kapsamı dışındadır:...e) Kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararlar.f) 3713 sayılı Kanunun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkûm olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar. ..." 5233 sayılı Kanun'un geçici maddesi şöyledir:"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları hâlinde, 1987 tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır."