10. Hukuk Dairesi 2025/12256 E. , 2026/1444 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1426 E., 2025/264 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/491 E., 2022/176 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlana…
10. Hukuk Dairesi 2025/12256 E. , 2026/1444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1426 E., 2025/264 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/491 E., 2022/176 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili yanında 03.11.2012-14.10.2015 tarihleri arasındaki sürelerde çalıştığını, Mahkemeye sunulmuş olan işe giriş ve işten çıkış belgelerinde belirtilen resmi süreler dışında herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, taraflar arasında görülen Adana 6. İş Mahkemesine ait 2018/148 Esas sayılı dosyada çalışma süresinin 15.11.2011-31.05.2016 olarak belirlendiğini, ancak kendilerinin bu sürelere itiraz ettiğini, bu süre esas alınsa bile davacının sigortasız çalıştırıldığını iddia ettiği dönemin ilgili Mahkeme kararında verilen süreden bile 11 ay fazla olduğunu savunmuş haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 79/8., 5510 sayılı Kanun'un 86. maddeleri olduğunu, hizmet tespitine yönelik bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiğini, davacının, 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri arasında herhangi bir iş yerinden bildirilmiş işe giriş bildirgesine ve hizmete rastlanılmadığını, bu durumda, çalışma olgusunun yazılı belge ile ispatının gerektiğini, kayıtların incelenmesinde, davacıya ait çalışmaların, işe giriş bildirgeleri ve dönem bordrolarına dayanılarak Kuruma intikal ettirildiğini, işe giriş bildirgeleri ve bordrolardan, davacının çalışmalarının kesintili geçtiğini, davacının dava konusu edilen dönemde Kuruma bildirilmiş olan çalışmaları yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, bunun dışındaki çalışma iddiasının ise davacının yazılı belge ibraz edemediği ve kesintisiz çalışma iddiasında bulunulduğu sürede, gerek Adana gerekse de başka şehirlerde farklı işverenler nezdinde çalışmalarının bulunduğu hususları da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla, davacının 01.01.2010-31.05.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığını, ancak 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri arasındaki dönemin Kuruma bildirilmediğini, Mahkemenin hak düşürücü süre sebebiyle ret kararının hatalı olduğunu, hak düşürücü sürenin dolmadığını, isteğe bağlı sigortalılığın çalışmayı kesintiye uğrattığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu zira çalışmanın kesintisiz devam ettiğinin dava dilekçesinde belirtildiğini, açılan işçilik alacağı davasında da kesintisiz çalışmanın ispatlandığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.