Başvuru, yasal gözaltı süresinin aşılması, yargılamanın genel olarak adil yürütülmemesi, başvurucunun gerçek dışı delillere dayanılarak mahkûm edilmesi, yargılamada zamanaşımı süresinin hatalı hesaplanması, soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesi, sorgu sırasında avukat bulundurulmasına izin verilmemesi, tanık dinletme taleplerinin reddedilmesi, yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma, kişi hürriyeti ve güvenliği, özel yaşamın gizliliği haklarının ihlal edildiği iddialarına iliş
Başvuru; yasal gözaltı süresinin aşılması, yargılamanın genel olarak adil yürütülmemesi, başvurucunun gerçek dışı delillere dayanılarak mahkûm edilmesi, yargılamada zamanaşımı süresinin hatalı hesaplanması, soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesi, sorgu sırasında avukat bulundurulmasına izin verilmemesi, tanık dinletme taleplerinin reddedilmesi, yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma, kişi hürriyeti ve güvenliği, özel yaşamın gizliliği haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/8/2013 tarihinde Ankara Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 23/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. BirinciBölüm, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvuru belgelerinin bir örneğinin bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin(2) numaralı fıkrası uyarınca başvurununiçtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenilmeden incelenmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesine bağlı polisler 8/1/1999 tarihinde saat 30’da başvurucuya ait avukatlık bürosunda arama yapmışlardır. Daha sonra saat 30’da, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet başsavcısı ve başvurucunun hazır bulunduğu sırada evinde arama yapmışlardır. Aynı gün başvurucu Emniyet Müdürlüğünde gözaltına alınmış ve daha sonra yasadışı DHKP/C örgütüne (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi) mensup olmaktan hakkında soruşturma başlatılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 11/1/1999 tarihinde başvurucu gözaltı süresini 13/1/1999 tarihine kadar uzatmıştır. Başvurucu 13/1/1999 tarihinde tutuklanmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının E.1999/20 sayılı iddianamesi ile başvurucu hakkında yasa dışı DHKP/C örgütünün üyesi olmak ve örgütsel faaliyette bulunmak iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Başvurucu 17/6/1999 tarihinde tahliye edilmiştir. Ankara 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin (DGM) 30/12/1999 tarihli ve E.1999/15, K.1999/211 sayılı kararı ile başvurucunun on beş yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz üzerine Ankara 1 No.lu DGM'nin 30/12/1999 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 26/10/2000 tarihli ve E.2000/1393, K.2000/2638 sayılı ilamı ile bozulmuştur. DGM'lerin kaldırılmasına ilişkin yasal değişikliklerden sonra dosyanın incelenmesine Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2006 tarihli ve E.2004/35 K.2006/209sayılı kararı ile başvurucunun 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz üzerine Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2006 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 2/5/2007 tarihli ve E.2007/1893, K.2007/3669 sayılı ilamı ile yeniden bozulmuştur. Bozma üzerine yargılanmasına devam edilen başvurucunun, Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 23/2/2010 tarihli ve E.2007/236, K.2010/9 sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli kararın başvurucu ile ilgili kısmı şöyledir:"Hazırlık soruşturmasında Avukat olan sanık Zeki Rüzgar’ın bürosunda ve evinde arama yapılmış, bürosunda yapılan aramada masa üzerinde bulunan ajandanın incelenmesinde içerisinde bir mektup zarfı ele geçirildiği, zarfın içerisinde değişik boydaki kağıtlara yazılı notlar ve krokiler bulunduğu, küçük boy dört adet pelur kağıda yazılmış notların şifreli olduğu görülüp bunların bilirkişiye yapılan çözümünde ….Ayö-Der yapılanması oturdu, her üniversitede komitelerini kurdu, çalışmalar devam ediyor, yılbaşından sonra aktif olarak çalışmaya başlayacak, Ö.Y ve T.nin durumları iyi, süreç iyi geçecek, liseliler çok heyecanlı ve verimli, kendileri ile ileriye dönük teoriler yapılıyor, gözaltı kitapçığı herkese bırakıldı, kapsamlı olarak gözaltında neler yapılacağı anlatıldı, TİYAD’lı psikolojisi değerlendirilmeli, Adli Tıp da A. ile irtibat sağlandı, giriş raporları gözaltından sonra ya hiç ya az verilecek, çıkış raporlarının günü yüksek tutulacak, ayrıca muayene sırasında telefon imkanı olacak, mahalli alanlarda yapılanma sürüyor, yeni yapılanmalardan polisin haberi yok, özellikle şu an çalışmalar devam ediyor ve kendilerini yakmamaları söylendi, Kurtuluş’da A., ve S. cezaevine girdikten sonra bir duraksama olduysa da yavaş yavaş toparlanıyor, A.’nın telefon numarası xxxdevrimci selamlar, içeride görüşüldüğü gibi DGM’deki N. – T. – – – S. – E. hakkındaki çalışmalar tamam, gerekli bilgiler verildi, devrimci selamlar,8 adet pelur kağıda çizili olan krokilerde İnönü Bulvarı üzerindeki General Lojmanları, Lalegül caddesi üzerinde bulunan Jandarma Alay Komutanlığı, Yenimahalle de bulunan Mit Müsteşarlığı, Emekte bulunan Mit Bölge Başkanlığı, İrfan Baştuğ caddesinde bulunan Jitem, Kehribar sokakta bulunan DGM lojmanları, Yavuz Selim polis karakolu, Küçükesat polis karakolu binalarını gösterdiği anlaşılmış, Ajanda içerisinde ayrıca cezaevlerinin ayrıntılı şekilde krokileri, DGM’lere hayır başlıklı Çağdaş Hukukçular imzalı bildiri, 2 sayfalık Almanca faks bulunmuş, sanığa ait işyerinde ele geçen örgütsel dökümanların 9 ayrı şahsın el yazısı ürünü olduğu, ekspertiz daire raporu ile görülmüştür. Sanığın evinde yapılan aramada bilgisayar disketlerinin çözümünde kontrgerilla devletin suçluları başlıklı doküman çıkmış, buradan çok sayıda terörle mücadelede yer alan Silahlı Kuvvetler, Mit, Emniyet Mensupları, DGM Hakim ve Savcıları, basın mensupları, cezaevi Savcı ve Müdürlerinin isimlerinin bulunduğu, örgüt tarafından neyle suçladıklarının belirlendiği bu dökümanın benzerinin 1998 tarihinde örgütün yayın organı olan Halk İçin Kurtuluş dergisinin İstanbul’da bulunan bürosunun aranmasında da ele geçirilmiş olduğu, bunun amacının örgüte karşı yasal zeminde mücadele eden kamu görevlilerinin hedef olarak gösterilip örgütün yıldırma, sindirme amacını gerçekleştirmeye yönelik olduğu görülmüş, ayrıca sanık Zeki’ye gönderilen bir çok devrimci sol tutsakları, hatta bir tanesinde …… Bartın Cezaevi DHKPC tutsakları imzalı el yazısı ile yazılmış ve gönderilmiş pek çok kart, el yazısı ile yazılmış Dursun Karataş savunması, ölüm oruçları ile ilgili doküman, devrim sol isimli kitapçık ele geçirilmiştir. Sanığın Ulucanlar cezaevinde yasadışı örgüt mensupları ile birlikte yasadışı örgüt pankartı altında çekilmiş resimleri bulunmuş, sanık Zeki cezaevindeki örgüt mensupları ile dışarıdaki örgüt mensupları arasında irtibat kurmak için kuryelik yapmış, yine Y. adlı müşteki hazırlık ifadesinde sanık Zeki’nin cezaevlerindeki örgüt mensupları ile birlikte çalışıp, hakkında soruşturma olan örgüt mensupları tarafından sanık Zeki ve diğer örgüt avukatlarından başka avukat tutulmayacağı hususunda tutuklu yakınlarını tehdit ettiği belirtilmiştir. İstanbul’da meydana gelen Gazi olayları ile ilgili olarak yabancı ülke mensupları ile yapılan görüşmede demokratik anlamda sosyalist mücadele verdiklerini, hükümetin silahla karşılık verdiğinden kendilerinin de silahla karşılık vermek zorunda kaldıklarını söylediği anlaşılmıştır. Bütün bu sayılanlar sanık Zeki’nin yasadışı örgütle ilişkisini göstermekte, sanık yasadışı örgüte kesintisiz, sürekli ve uzun zaman devam eden ilişki içerisinde olup eylemleri belli bir yoğunluğa ulaşarak, bu durum örgütle arasında organik bağ kurulduğunu göstermektedir." Temyiz üzerine, Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 23/2/2010 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 26/2/2013 tarihli ve E.2010/10948, K.2013/2850 sayılı ilamı ile onanmıştır. Başvurucu, onama kararını 19/7/2013 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir. Başvurucu 5/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı fıkrası.