9. Ceza Dairesi 2021/7759 E. , 2024/6870 K. "İçtihat Metni" DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/335 E., 2015/199 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yokun kılma HÜKÜMLERİN : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kan
**9. Ceza Dairesi 2021/7759 E. , 2024/6870 K.** **"İçtihat Metni"** DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/335 E., 2015/199 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yokun kılma HÜKÜMLERİN : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2014/335 Esas, 2015/199 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında, nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/3.a ve 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109/1, 109/3.f, 109/5 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın mağdurenin hastalığında hataya düştüğüne, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Mağdurenin daha önce evlenip çocuk sahibi olması, 04.03.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun ''mağdurenin akıl hastalığının hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceği..'' doğrultusundaki raporu, her ne kadar sanık mağdurenin komşusu ise de, sanığın mağduredeki hastalığın epilepsi olduğunu bildiğine dair beyanı ve tarafların sosyal ve kültürel durumları da dikkate alındığında, sanığın mağduredeki akıl hastalığını bilemeyeceği gözetilerek sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, Sn. üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oy çokluğu ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.07. 2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Daire çoğunluğunca sanık hakkında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiş ise de; Sanık ile mağdurun komşu oldukları, mağdur hakkında düzenlenen İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 04.03.2015 tarihli raporuna göre hafif derecede zeka geriliği mevcut olup cinsel saldırı eylemine ruhsal yönden mukavemet edemeyeceği, mağdurdaki akıl hastalığının ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın çevresinde ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği, olay tarihinde 69 yaşında bulunan sanığın 21 yaşında olan mağdurdaki akıl hastalığını bildiği, sanığın mağdurdaki akıl hastalığını ve iki ayda bir Adana Kurttepe Ruh Sağlığı hastanesinde tedavi gördüğünü bildiği hususunu soruşturma aşamasında sorguda ikrar ettiği, aralarında bu kadar yaş farkı olmasına rağmen sanığın mağdurla evlenmek istediği ancak ailesinin rıza göstermediği için evlenemediği, bu durumun da mağdurdaki akıl hastalığını bildiğini gösterdiği, kaldı ki komşu olmaları ve tekrarlayan görüşmelerinin olması nedeniyle zaten mağdurdaki akıl hastalığını bilebilecek durumda olduğu, sanığın mağduru olay günü evine çağırarak ondaki zeka geriliğinden istifade ederek hukuken geçersiz rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiği ve mağdurun gönlünü yapmak için ona telefon hattı aldığı, mağdurun babasının bu durumu farketmesi üzerine mağduru sıkıştırdığında olayın açığa çıktığı sabit olup sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.