10. Hukuk Dairesi 2024/6129 E. , 2024/6468 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/627 E., 2024/366 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/343 E., 2021/338 K. Taraflar arasındaki hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf…
**10. Hukuk Dairesi 2024/6129 E. , 2024/6468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/627 E., 2024/366 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/343 E., 2021/338 K. Taraflar arasındaki hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili mahkemeye ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde özetle, davacının 07.02.2017 tarihinde davalı "Çiğköfteci ... Usta" isimli işyerinde çalışmaya başladığını, hiçbir haklı sebep gösterilmeksizin 01.11.2017 tarihinde işine son verildiğini, davacı, yasal hak ve tazminatları verilmeden iş akdi sonlandırıldığı için dava açmak istediğini, bu dönemde yaptığı araştırmalarda ise çalıştığı sürelerin ve maaşının SGK'ya eksik şekilde bildirildiğini fark ettiğini, davacının davalı işyerinde çiğköfteci şube sorumlusu olarak aylık en son net 3.000 TL net maaş karşılığında çalıştığını, fakat maaşının asgari ücret olarak gösterildiğini ve eksik gösterilen maaş üzerinden prim ödemesi yapıldığını, maaşın elden ödendiğini beyanla, davacının 07.02.2017-01.11.2017 tarihleri arasında ve aralıksız olarak davalı işyerinde aylık en son net 3.000TL maaş mukabilinde AGİ ödemesi yapılmaksızın çalıştığının tespiti ile eksik yatırılan prim gün sayıları ile prim ücret farklarının davalı tarafından tamamlanmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde özetle, davacı 26.04.2017 günü tezgahtar olarak davalının çiğ köfte satış noktasında asgari ücretle işe başladığını, iş sözleşmesinin işyerinin kapanması sebebiyle sona erdiği 14.11.2017 tarihine kadar asgari ücretle çalışmaya devam ettiğini, davacının 07.02.2017 tarihinde işe başladığı yönündeki beyan ve iddiası ile şube sorumlusu olduğuna yönelik iddiasının gerçek dışı olduğunu, 29.10.2017 günü mevcut işyerinin iş yapamaması sebebiyle kapanmasına karar verildiğini, işyerinde mevcut bulunan demirbaşlar işyerinin hemen yanındaki ... isimli esnafa satıldığını, karşılığında 8.000-TL'nin davacı tarafından alındığını, davacının, aldığı 8.000 TL ile birlikte işyeri kasasından aldığı 2.000 TL'yi alarak ortadan kaybolduğunu, bölge sorumlusu kendisini aradığında İstanbul'a gitmekte olduğunu ve parayı da davalıya teslim edeceğini beyan ettiğini, çeşitli bahanelerle üzerindeki parayı davalıya teslim etmeyi geciktirdiğini, 04.11.2017 günü işe başlayan ... isimli çalışanın da aynı şekilde çalıştığı günün akşamı işyeri kasasından aldığı 7.000 TL ile ortadan kaybolduğunu, bu kişinin işe alımına aracılık eden davacıya ulaşıldığında davacının, aldığı parayı borçlarına yatırdığını ve yanındaki ...'le beraber avukata vekalet verdiklerini ve dava açtıklarını bölge sorumlusuna söylediğini, davalının Türkiye'nin değişik yerlerinde birden çok şube işlettiği için kimin nereye gittiği, ne zaman işe başladığı ve neler yaptığı konusunda günlük olarak haberdar olamadığını, davacının, davalının köylüsü olduğunu, bu sebeple davalının davacıyı hemen şikayet etme yoluna gitmediğini, davacı, davalının yanında yaklaşık 7 ay hizmet verdiğini, davacının 3.000 TL ücret aldığı yönündeki beyanının gerçek dışı olduğunu, davacının, asgari ücretle tezgahtar olarak çalıştığını beyanla, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, işyerinin varlığının, işyerinin 506 (5510) sayılı Yasa kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının tespitini talep ettiği döneme ilişkin davalı işverene ait işyeri kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, hizmet akdi ile çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediğinin, yatırılan primlerin ve çalışmalarının Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdi ile çalışmış olduğunu, bu çalışmaların karşılığı olan maaşını tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı deliller (işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, karar, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri, vergi karnesi vs.) ile ispatlanması gerektiğini, hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığının ispatlanması gerektiğini, çalışmanın niteliğinin ve ödenen ücret somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiği, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiği, Kurumca tamamen işveren tarafından verilen aylık prim ve hizmet belgeleri esas alınarak işlem yapıldığından ve Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde Kurum aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... davacının çalışmaya başladığını iddia ettiği 2017 Şubat ayı SGK bordrosunun dosyada yer almadığı, 2017 Mart ayı SGK dönem bordrosunda ise tek çalışan olarak ... adlı kişinin sigortalılığı bulunduğu, 2017 yılı 4 üncü ayında davacının göreve başladığı ve ...'le beraber sigorta kaydının bulunduğu, 2017 yılı 5 inci ve 6 ncı ayında işyerinde davacı ve ... isimli çalışanın sigortasının bulunduğu, 2017 yılı 7, 8, 9, 10 ve 11 inci aylarda SGK dönem bordrolarında sadece davacının kaydının bulunduğu bu aylarda başka çalışanın kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosyada işyerinde çalıştığını beyan eden tanıkların aynı sicil numaralı işyerinde sigortalılıkları tespit edilememiştir. Bununla beraber tanıklardan ... davacının işe giriş tarihi hakkında net bilgi vermemiş, komşu işyeri sahibi ... davacının 2017 yılı Mayıs ayında başladığını beyan etmiş, diğer tanıkların davacıdan sonra işe giriş yaptıklarını beyan ettiklerinin davacının işe giriş tarihi bakımından sigorta kayıtları haricinde bir tespit yapılamamıştır. Davacının çalışma süresi bakımından sigorta kayıtlarının geçerli olduğu, davacının 27.04.2017-14.11.2017 tarihleri arasında davalı firma bünyesinde fiilen, kesintisiz ve sürekli çalıştığı tespit edilmiştir. Sigorta primine esas tutulacak kazançlar ve günlük kazanç sınırlarının belirlenmesi ile ilgili düzenlemeler; 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinde düzenlenmişken, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda ise prime esas kazançlar 80, 82 nci ve geçici 15 ve 16 ncı maddesi ile düzenlenmiştir. Davacı ücretinin 3.000 TL olduğunu beyan etmiştir. Davalı, davacının asgari ücretle çalıştığını beyan etmiştir. Dosyada imzalı ücret bordroları bulunmamaktadır. SGK kayıtlarında; 2017 yılı Ekim ayında 30 günlük prime esas kazancının 1.777,50 TL, 2017 yılı Kasım ayında 14 günlük prime esas kazancının 829,5 TL (dönemin asgari ücreti) olduğu tespit edilmiştir. Davacının ücret tespiti talebi yazılı delille ispat sınırının üzerindedir. Tüm anlatılanlar doğrultusunda davacının 27.04.2017-14.11.2017 tarihleri arasında davalı firma bünyesinde fiilen ve kesintisiz çalıştığı kanaatine ulaşılmıştır. Dosya içerisinde, gerçek ücretin bordrolarda belirtilen miktarın üzerinde olduğuna yönelik yazılı delil veya delil başlangıcı sayılabilecek nitelikte belge bulunmadığı, bu itibarla yazılı delille ispat sınırının üzerinde kalan tutar için salt tanık ifadeleri üzerinden kurum kayıtlarından farklı ücret tespiti yapılamayacağı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle; "1-Davacının davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, -Davacının 27.04.2017-01.11.2017 tarihleri arasında davalı firma bünyesinde fiilen ve kesintisiz olarak sürekli çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin ve ücrete yönelik taleplerinin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili; davacının 27.04.2017 günü tezgahtar olarak davalının çiğ köfte satış noktasında asgari ücretle işe başladığını, 14.11.2017 tarihinde iş yerinin kapanması sebebiyle iş akdinin sonlandırıldığını, asgari ücretle çalıştığını, davacının Kurum kayıtlarına yansıyan hizmet süresinin dışında herhangi bir hizmet verdiğini ispatlayamadığını belirterek; istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili; çalışma olgusunun yöntemince araştırılmadığını, kamu düzenine ilişkin eldeki davada resen inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini, Kurum kayıtlarında davacının çalışmasını doğrulayan kayıt ve belge bulunmadığından tanık sözleriyle kanıtlanmasını kabul etmediklerini, Kurum uyuşmazlık çıkmasına neden olmadığından aleyhine yargılama masrafı ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, Kurumun hizmet tespiti davalarında feri müdahil olması nedeniyle davalı olmadığını ve bu nedenle aleyhine yargılama masrafı ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek; istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... dosyadaki kayıt ve belgelere göre; davacının 01.01.1973 doğumlu olduğu, dava konusu edilen tarih itibariyle askerlik engelinin bulunmadığı, davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde; 27.04.2017-14.11.2017 tarihleri arasında 1280260 sicil numaralı davalı "..." unvanlı iş yerinden Kuruma bildirilen hizmetlerinin bulunduğu, davalı işverenin 01.02.2015 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, 14.11.2017 tarihinde Kanun kapsamından çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Davacının çalışmaya başladığını iddia ettiği 2017 Şubat ayı dönem bordrosunun dosyada yer almadığı, 2017 Mart ayı dönem bordrosunda ise tek çalışan olarak ... adlı kişinin sigortalılığı bulunduğu, 2017 yılı 4.ayında davacının göreve başladığı ve ...'le beraber sigorta kaydının bulunduğu, 2017 yılı 5 inci ve 6 ncı ayında iş yerinde davacı ve ... isimli çalışanın sigortasının bulunduğu, 2017 yılı 7-8-9-10 ve 11 inci aylarda dönem bordrolarında sadece davacının kaydının bulunduğu, bu aylarda başka çalışan kaydının bulunmadığı görülmüştür. Dosyada iş yerinde çalıştığını beyan eden tanıkların aynı sicil numaralı iş yerinde sigortalılıklarının tespit edilemediği, tanık ...'ın, davacının işe giriş tarihi hakkında net bilgi vermediği, komşu iş yeri sahibi ...'in, davacının 2017 yılı Mayıs ayında başladığını beyan ettiği, diğer tanıkların davacıdan sonra işe giriş yaptıklarını beyan ettiklerinin davacının işe giriş tarihi bakımından sigorta kayıtları haricinde bir tespit yapılamadığı anlaşılmaktadır. Dosyada imzalı ücret bordrolarının bulunmadığı, bankadan davacının hesabına 25.09.2017 tarihinde 1.351,06 TL ve 05.10.2017 tarihinde 1.351,06 TL maaş+AGİ açıklaması ile para yatırıldığı, emsal ücret araştırması yaptırıldığı, bilirkişi raporu aldırıldığı görülmüştür. Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında; davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, dava konusu süreler içerisinde eksik gün bildiriminin bulunmadığı; davacının çalıştığını iddia ettiği sürelerdeki gerçek kazancının tespitine yönelik olarak, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma ile ret hükmü yerinde olduğu gibi davacı tarafça bu talep bakımından istinaf başvurusu yapılmadığı; davacının tespitini talep ettiği süreler (07.02.2017-01.11.2017 tarihleri arası) içerisinde mahkemenin de tespit ve kabulünde olduğu üzere 07.02.2017-26.04.2017 tarihleri arasındaki çalışmasının Yargıtay kararları ile belirlenen ilkelere uygun bir biçimde tanık beyanları ile diğer bilgi ve belgeler ışığında ispatlanamadığı; davacının 27.04.2017-14.11.2017 tarihleri arasında 1280260 sicil numaralı davalı "..." unvanlı iş yerinden Kuruma bildirilen hizmetlerinin bulunduğu ve bu dönem bakımından da hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiği halde mahkemece yerinde olmayan gerekçe ile davacının 27.04.2017-01.11.2017 tarihleri arasında asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, istinaf başvurusunda bulunan taraf (davacının istinafı bulunmamaktadır) ve HMK'nın 355 inci maddesine göre istinaf sebepleri gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre, davalı vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b-2 bendi gereğince kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86/9'uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.