Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1701 E. , 2024/4278 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/1701 Karar No:2024/4278 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yayıncılık A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “... TV” logosuyla ya…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1701 E. , 2024/4278 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/1701 Karar No:2024/4278 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yayıncılık A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “... TV” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 26/07/2021 tarihinde canlı olarak yayınlanan "..." isimli programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yer verilen "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle 37.669,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; A.A.'nın sunduğu gündeme ilişkin olay ve gelişmelerin ele alındığı uyuşmazlığa konu programda; ''..A.A.: Afganistan bilmecesi... Çok fena değil mi? M.İ.: Çok fena. A.A.: Oralarda gidiş... Asker göndericez değil mi, öyle görünüyor. M.İ.: Öyle görünüyor çünkü artık ihraç edeceğimiz başka bir ürünümüz kalmadı." şeklinde ifadelerin yer aldığı yayının ilgili bölümünde geçen ifadelerin tamamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, haber niteliği taşıyan bilgi ve fikirlerin izleyici kitlesine aktarılması olduğu, bu bilgi ve fikirlerin aktarılmasının Anayasa'nın basın hürriyeti, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında kaldığı, dolayısıyla davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; söz konusu yayında kullanılan ifadelerin Türk askerinin ve Türk ordusunun, alınıp satılabilecek bir meta olarak yansıtıldığı, söz konusu yorum ve değerlendirmelerde Türk ordusuna ulusal bir yayın kanalında böyle bir ithamda bulunulmasının, izleyicilerde yanlış bir intiba uyandıracağı gibi halihazırda savaşta ve barışta görev yapan askerlerimize duyulan güven ve itibarı sarsacağı ve Türk ordusunun onurunu zedeleyici nitelik taşıdığı, dolayısıyla programda sarf edilen sözler nedeniyle tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ihlale konu olan fiil program konuğuyla ele alınarak siyasi eleştirilerde bulunulduğu, ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü içerisinde kaldığı, davalı idare tarafından verilen idari para cezasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu yayın bir bütün halinde ele alınmadığı, adeta idari yaptırım uygulama gayesiyle kelimelerin cımbızla çekildiği, programda eleştirilerin siyasi çerçevede olduğu ancak davalı idarenin yaptırımı keyfi ve kötü niyet barındırdığı, askerimizin onurunu koruyacak ifadelerle iktidarın politikasının eleştirildiği, şanlı Türk ordusunun onurunu zedeleyecek ve askerimize duyulan güvene zarar verecek ifadelerin kullanılmadığı, yayın kuruluşunda ifade edilen cümlelerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, program konuğunun ifadelerinde yer alan "ihraç etmek" kelimesinin, Türk ordusunun para karşılığında satılabilecek bir meta olduğu anlamına gelecek bir şekilde yorum yapılmak suretiyle izleyicilerde yanlış bir intiba bıraktığı, Türk ordusunun onurunu ve itibarını zedeleyebilecek nitelikte olduğu, moderatörün anılan ifadeye yönelik herhangi bir müdahalede bulunmadığı, işlem nedeniyle kararının ifade ve basın özgürlüğünü kısıtladığı iddiasının mesnetsiz olduğu, dava konusu yayının gerçeklik, tarafsızlık ilkesine ve kamuoyunun özgürce kanaat sahibi olması ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, tesis edilen işlemin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi kapsamında ihdas edilmiş olup dava konusu işlemin amacının meşru olduğu, kanunla öngörüldüğü ve demokratik toplumda kamu düzeni için gerekli olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri de Anayasa'nın 141. maddesinde düzenlenen "yargılamanın açık ve duruşmalı" yapılması ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı, yargısal mekanizmanın işleyişini kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle hukuk devletini gerçekleştirmenin en önemli araçlardan biridir. Adil yargılanma hakkının düzenlendiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesindeki "aleni yargılamanın" varlığı, zorunlu olarak "sözlü yargılama" hakkını da içerir. Bununla birlikte, bu hak mutlak olmayıp 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargılamanın özellikleri gözetilerek öngörülen duruşmaya ilişkin kurallar çerçevesinde değerlendirme yapılmalıdır. 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir. İdare Mahkemesince, dava dilekçesinde istemde bulunulmasına rağmen dava konusu uyuşmazlık konusu miktarın tek hakim sınırında kaldığı gerekçesiyle duruşma yapılmaksızın karar verilmiş ise de, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinde iptal davaları bakımından duruşma yapılması için belirli bir miktar sınırının öngörülmediği, bakılan uyuşmazlığın da bir iptal davası olduğu gözetildiğinde, taraflardan birinin istemi halinde duruşma yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda Mahkemece davacının duruşma istemi göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin açık ve emredici kuralına aykırı olduğundan, duruşma yapılmaksızın dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan bozma kararı üzerine yeniden karar verileceğinden, davacının esasa ilişkin temyiz iddialarının bu aşamada incelenmesine gerek bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.