Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7716 E. , 2024/2590 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7716 Karar No : 2024/2590 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Turizm İç ve Dış Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, Dikili ilçesi,
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7716 E. , 2024/2590 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7716 Karar No : 2024/2590 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Turizm İç ve Dış Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, Dikili ilçesi, ... Mahallesinde ve tapunun ... ada, ... sayılı parselinde kayıtlı taşınmazda bulunan jeotermal kaynağa ilişkin verilen Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular İşletme Ruhsatının iptal edilmesine ilişkin İzmir Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının başta yapmak istediği beş yıldızlı termal otel tesisinin taşınmazın bulunduğu alandaki imar planının iptali neticesinde gerçekleştirilememesi üzerine, bahse konu işletme ruhsatı alınan jeotermal kaynağın meyve ve sebze kurutma tesisi faaliyetinde kullanılmak istenildiği, buna ilişkin ÇED mevzuatı kapsamında üzerine düşen ve yapılması gereken herhangi bir husus olup olmadığının davalı idareden sorulduğu, davalı idarece ÇED mevzuatı kapsamı dışında kaldığı ancak diğer izinlerin alınması gerektiğinin bildirildiği, devam eden süreçte 11/02/2020 tarihli İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına hitaben söz konusu alanın 3. Derece Doğal Sit alanında kaldığından bahisle yapılacak her uygulama öncesinde Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonundan izin alınması gerektiğine ilişkin bildirim yazısına kadar olan tüm yazışmalarda ve yıllık denetim raporunda dahi diğer izinlerin alınması gerektiği şeklinde bildirimde bulunulduğu, ancak söz konusu yazışmalarda diğer izinlerden anlaşılması gerekenin ne olduğunun belirtilmediği gibi ilgili mevzuat hükümlerinde de bu konuya açıklık getirilmediği, bu durumda, gerekli izinlerin neler olduğu hususunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 11/02/2020 tarihli yazısıyla haberdar olan davalı idarenin, hemen akabinde 20/02/2020 tarihli yazıyla anılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yazısı ilgi tutularak davacıya gönderildiği ve sonrasında 15 gün süre verilerek dava konusu işlemin tesis edildiği dikkate alındığında, davalı idarenin sonradan haberdar olduğu bilginin, önceden öğrenilmesinin davacıdan beklenilemeyeceği, kaldı ki, davacı tarafından, iyi niyet göstergesi olarak yapılacak faaliyetin ÇED mevzuatı kapsamında davalı idareden değerlendirilmesi için girişimde bulunulduğu görülmekle, idare tarafından açık ve net bir şekilde gerekli izinlerin neler olduğu hususu belirtilmeksizin sorumluluğun edilgen durumdaki davacıya yüklenmek suretiyle ve bunun tezahürü olarak da ruhsatın iptal edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketçe alınması gerekli izinlerin alınıp alınmadığına yönelik defaten yazılı bildirim yapıldığı, ruhsat iptalinin bildirildiği tarihe kadar taraflarına herhangi bir cevabi yazının gönderilmediği, tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 07/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.