1. Hukuk Dairesi 2013/9701 E. , 2014/10779 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2012 NUMARASI : 2011/354-2012/564 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 03.06.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat Ö.A.. ile t…
**1. Hukuk Dairesi 2013/9701 E. , 2014/10779 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2012 NUMARASI : 2011/354-2012/564 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 03.06.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat Ö.A.. ile temyiz edilen vekili Avukat T.Y.. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakan E. Ö..'in 17.1.2008 tarihinde maliki olduğu 13 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini davalı Dilek'e, 18 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini davalı Kıymet'e satış suretiyle temlik ettiği, 8.9.2010 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davalı eşi Kıymet ile müşterek çocukları davacı Cengiz, davalı Dilek ile dava dışı oğlu Celal'in kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı, mirasbırakanın yapmış olduğu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal ve tescil istekli eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanunu'nun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.