4. Hukuk Dairesi 2010/12047 E. , 2011/13761 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/04/2007 gününde verilen dilekçe ile hakaret nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi ta…
**4. Hukuk Dairesi 2010/12047 E. , 2011/13761 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/04/2007 gününde verilen dilekçe ile hakaret nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, tehdit ve hakaret eylemlerine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının pekçok kereler konut ve işyerindeki telefonlardan arayarak kendisine sözlü olarak hakarette bulunduğu iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, açılan davayı kabul etmeyerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece gerek ceza mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü, gerekse dosyada toplanan delillerle, davalının davacıyı değişik zamanlarda telefon ile tehdit ettiği anlaşılmakla, haksız fiilden sorumluluğu bulunduğu sonucuna varılarak istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davacı ile davalı arasında miras meselesi yüzünden uzun süredir husumet olduğu, dava konusu olaylarla ilgili; Ceza Mahkemesinde davalının tehdit eylemi sabit görülerek mahkumiyet hükmü kurulduğu, ancak TCK'nda öngörülen zamanaşımı süresi dolduğundan kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.