T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2089 Karar No : 2025/2434 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ...'nın meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması ve tedbiren işten yasak…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2089 E. , 2025/2434 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2089 Karar No : 2025/2434 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ...'nın meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması ve tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin kararın bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine dair Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine yönelik ... tarih ve E:...-K:... sayılı Türkiye Barolar Birliği işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; ...'nın 15.09.2003 kesinleşme tarihli 3 ay süreli işten çıkarma cezasının bulunduğu, güveni kötüye kullanma suçundan yargılandığı fiillerinin 2004-2007 yılları arasında devam ettiğinin dosyada mevcut bilirkişi raporu ve ceza mahkemesi kararları ile sabit olduğu, 15.07.2009 tarihinde disiplin kovuşturmasının açıldığı, Avukatlık Kanunu'nun 140. maddesi gereği disiplin kovuşturmasının, ceza davasının sonuna kadar bekletildiği, adı geçen avukatın Kanun'un altıncı kısmında sayılan fiilleri işlediğinin sabit olduğu, söz konusu fiillerin 2004-2007 yılları arasında ve 3 ay işten çıkarma cezasının kesinleştiği 15.09.2003 tarihinden itibaren beş yıllık süre içinde işlendiği anlaşıldığından, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ve tedbiren işten yasaklanmasında ısrar edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının meslekten çıkarma cezası ile tedbiren işten yasaklama kararının tekerrür nedeniyle verildiği, davacıya isnat edilen eylemin sübut bulduğu anlaşılmakta ise de tekerrüre esas alınan önceki fiilinin 07/12/1998-17/12/1998 tarihleri arasında gerçekleştiği, bu eylemi nedeniyle ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararla 3 ay süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmış ise de suç tarihi itibarıyla ( 2004-2007) davranışları arasında beş yıldan fazla sürenin geçmiş olduğu, ''Beş yıllık bir dönem içinde iki veya daha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır. Bir defa işten çıkarılan avukat, beş yıllık dönem içinde bu kanunun altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılır.'' hükmünden davranışların tekerrüre esas alınabilmesi için beş yıllık bir dönem içinde tekrarlanmaları gerektiği sonucuna varıldığı, bu itibarla tekerrüre esas 3 ay işten çıkarma cezası bulunduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına ve işten yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ... hakkında 1.07.2009 tarihinde disiplin kovuşturmasının açıldığı, Avukatlık Kanununun 140. maddesi gereğince disiplin kovuşturmasının ceza davasının sonuna kadar bekletildiği, adı geçen avukatın Kanunun altıncı kısmında sayılan fiilleri işlediğinin sabit olduğu, söz konusu fiillerin 2004-2007 yılları arasında ve 3 ay işten çıkarma cezasının kesinleştiği 15.09.2003 tarihinden itibaren beş yıllık süre içinde işlendiği anlaşıldığından, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ve tedbiren işten yasaklanması kararı verilmesi gerektiği, dava konusu ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ...'nın Bayat Belediye Başkanlığı vekilliğini üstlendiği döneme ilişkin olarak; davaları yeterince takip etmediğinden bahisle görevi ihmal suçundan; icra dosyalarında tahsil ettiği paraları uhdesinde tuttuğu iddiasıyla da hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılandığı kamu davası sonucunda, ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; sanığın (...) 2004 yılına ait icra dosyalarında 23.332,20 TL tahsil ettiği, bu paranın 11.026,85 TL'sini müvekkili belediye başkanlığına verip 12.305,45 TL'yi uhdesinde tuttuğu, yenilenmekle 2007 esasını alan dosyalarda ise 7.263,50 TL tahsil ettiği ve bu paranın 6.413,90 TL'sini uhdesinde tuttuğu belirtilmiş olup, bu şekilde sanığın bir kısım icra dosyalarını işlemsiz bırakarak görevini ihmal ettiği, bir kısım icra dosyalarında da yaptığı tahsilatların bir kısmını ya da tamamını uhdesinde tutarak güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sabit olduğundan (...)" gerekçesiyle görevi ihmal suçu nedeniyle 2.240,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle 1 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Mahkumiyet kararının temyiz edilmeksizin 06.11.2013 tarihinde kesinleştiğine yönelik kesinleşme şerhi düzenlenmiş ise de; sanığın 25.12.2013 tarihli infazın durdurulması talebi üzerine... Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2014 tarihli ek kararı ile "gerekçeli kararın sanığa Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca 28.10.2013 tarihinde tebliğ edilerek 06.11.2013 tarihinde kesinleştirilip 21.11.2013 tarihinde infaza verildiği, ancak sanığın mernis adresine tebligat çıkarılmaması nedeniyle adı geçenin hak zayiine sebebiyet verilmemesi yönünden talebin CMK'nın 292. maddesi delaletiyle 274. maddesi uyarınca eski hale getirme talebi olarak kabulüne" karar verilerek infaz evraklarının iadesi ile ceza fişinin iptali sağlanmıştır. Sanığın eski hale getirme talebi ile birlikte karara karşı aynı zamanda temyiz başvurusunda bulunduğundan dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 15. Ceza Dairesine gönderildiği, öte yandan ilgilinin usulsüz tebliğ nedeniyle meslekten çıkarma cezasına ilişkin karar içeriğinden 02.06.2015 tarihinde haberdar olduğunu belirtmesi üzerine 02.06.2015 tarihi ıttıla tarihi kabul edilerek 10.06.2015 tarihinde yapılan itiraz başvurusu süresinde kabul edilmek suretiyle TBB Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:...K:... sayılı kararı ile itirazın esası incelenmek suretiyle muterizin ceza yargılamasındaki eski hale getirme talebi kabul edildiğinden halihazırda yargılamanın sonuçlanmadığı görülmekle Avukatlık Kanununun 140/2. maddesi gereğince kararın bozulmasına, tedbir mahiyetinde işten yasaklama kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu kararın Adalet Bakanlığının 15.07.2015 tarih ve 3453 sayılı Oluru ile onaylandığı, bunun üzerine Ankara Barosu Disiplin Kurulunun ...arih ve E:... sayılı kararı ile Avukatlık Kanununun 140/2. maddesi gereğince ceza davasının kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiş, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden kararın düzeltilerek onanmasına; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden ise, "sanığın savunmasında icra dosyalarından tahsil ettiği tutarlardan vekalet ücreti alacağı olan miktarları uhdesinde tuttuğunu ifade etmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için, icra dosyalarında belirlenen ödeme tarihlerine göre, sanığın hak ettiği vekalet ücreti tutarları belirlenerek 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 166/1. maddesi dikkate alınıp sanığın uhdesinde tuttuğu para ile kıyaslanarak hapis hakkını kullanıp kullanmadığı yönünde ehil bilirkişi tarafından hesap durumunu gösterir rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı olup (...)" gerekçesiyle bozma kararı verildiği, bunun üzerine ...Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:...K:...sayılı karar ile "üçlü bilirkişinin sunduğu 20.10.2017 tarihli raporda sanığın hapis hakkına konu edilmeyen uhdesinde tuttuğu halen 4.689,43 TL olduğu, dolayısıyla sanığın hizmet nedeni ile emniyeti suistimal suçunu zincirleme şekilde işlediği anlaşılmakla TCK 155/2, 43. madde uyarınca cezalandırılması gerektiği" gerekçesiyle neticeten 1 yıl 3 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılması hükmü verilmiş, kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla onanarak aynı tarihte kesinleşmiştir. Bilahare 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 26. maddesi ile "güveni kötüye kullanma" suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 8. alt bendine eklenmek suretiyle uzlaştırma kapsamına alındığı, bunun üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesince 25.10.2019 tarihli ek karar ile güveni kötüye kullanma suçu yönünden verilen mahkumiyete ilişkin ilamın infazının durdurulmasına karar verildiği, müşteki Bayat Belediye Başkanlığı ile sanık arasındaki uzlaşma görüşmeleri sonucunda sanığın uhdesinde kalan tutarın ödenmesi ile birlikte 15.11.2019 tarihinde taraflar arasında uzlaşmanın sağlanmasıyla... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile kamu davasının düşmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 09.03.2020 tarihinde kesinleştiği, daha sonra Ankara Barosu Disiplin Kurulunun... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile "tüm dosya kapsamından şikayet eden avukatın şikayet konusu eylemi gerçekleştirdiğinin sübuta erdiği, öte yandan tekerrüre esas teşkil eden 15.09.2003 tarihinde kesinleşen 3 ay süreli işten çıkarma cezasının bulunduğu, işbu kovuşturma konusu eylem tarihinin ise 2004-2007 yılları olduğu anlaşılmakla 1136 sayılı Kanunun 136/3. ve 135/5. maddeleri uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına, 154/1. maddesi uyarınca tedbir mahiyetinde işten yasaklanmasına karar verildiği, TBB Disiplin Kurulunun... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile anılan kararın onandığı anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının... tarih ve ... sayılı geri gönderme yazısında ise; a) görevi kötüye kullanma suçu yönünden, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 159/3. maddesi gereği, 5237 sayılı Kanunda zamanaşımı süresinin anılan suç için 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen işlemlerle birlikte en fazla 12 yıla kadar uzayabileceği, avukata isnat edilen disiplin kovuşturmasına konu eylemlerin 2004 yılında başladığı, vekalet ilişkisinin devam etmesi nedeniyle temadi ettiği, ancak temadinin sona erdiği en son işlem tarihinin tespitine ilişkin bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı nazara alındığında, söz konusu ceza davası dosyası, bahsi geçen icra ve dava dosyalarının denetime olanak verecek şekilde onaylı bir örneğinin getirtilerek incelenmesi, eylem tarihinin kesin olarak tespit edilmesi ve sonucuna göre zamanaşımı hükümleri de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği; b) güveni kötüye kullanma suçu yönünden, kamu davasının düşmesi kararının başlı başına Avukatlık Kanunu ve Meslek Kuralları yönünden eylemin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmayacağı nazara alındığında Baro Disiplin Kurulunca disiplin cezası tayin edilmesine yönelik yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, öte yandan suç, 1136 sayılı Kanunun 5/1-a maddesi gereğince doğrudan meslekten çıkarılma cezasını gerektirmekle birlikte kamu davasının düşmesine karar verilmesi ve aynı Kanunun 158/1. maddesinde belirtilen ilkeler mucibince eylemin niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında meslekten çıkarma cezası yerine bir alt ceza olan belirli süre işten çıkarma cezası verilmesi gerektiği, hal böyle ise de adı geçen avukatın 2002-2017 tarihleri arasında kesinleşen birçok disiplin cezasının bulunduğu, disiplin kovuşturmasına konu eylemin işlendiği 01.01.2004 tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem içinde 15.09.2003 tarihinde kesinleşen 3 ay süreli işten çıkarma cezası bulunması karşısında, tekerrüren meslekten çıkarma cezası verilmiş ise de; avukata isnat edilen disiplin kovuşturmasına konu eylemlerin 2004 yılında başladığı, vekalet ilişkisinin devam etmesi nedeniyle temadi ettiği, ancak temadinin sona erdiği en son işlem tarihinin tespitine ilişkin bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı nazara alındığında söz konusu ceza dava dosyası ve bahsi geçen icra dosyalarının denetime elverişli şekilde bir örneği getirtilerek incelenmesi, eylem tarihinin kesin olarak tespit edilmesi ve sonucuna göre tekerrür hükümlerinin işletilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın tekrar görüşülmek üzere geri gönderildiği, TBB Disiplin Kurulunca geri gönderme gerekçesi yerinde görülmeyerek önceki kararda ısrar edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde, güveni kötüye kullanma suçundan mahkum olmanın, avukatlığa kabulde engel hâller arasında sayıldığı; "Avukatların Hak ve Ödevleri" başlıklı 34. maddesinde, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler." hükmüne, "Disiplin Cezalarının uygulanacağı haller" başlıklı 134. maddesinde, "Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır." hükmüne, "Disiplin cezaları" başlıklı 135. maddesinin beşinci fıkrasında, "Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. (...)" hükmüne, "Cezaların uygulanma şekli" başlıklı 136. maddesinde, "Bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymıyanlar hakkında ilk defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası ve 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır. Beş yıllık bir dönem içinde iki veya daha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır. Bir defa işten çıkarılan avukat, beş yıllık dönem içinde bu kanunun altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılır." hükmüne, "Kovuşturma ve ceza zamanaşımı" başlıklı 159 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, "Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır." hükmüne, "Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri" başlıklı 140 ıncı maddesinde, Avukat hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmaz. (Değişik ikinci fıkra: 22/1/1986 - 3256/24 md.) Şu kadar ki, disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise, avukat hakkındaki disiplin kovuşturması, ceza davasının sonuna kadar bekletilir. Bu halde yönetim kurulunun isteği üzerine disiplin kurulu, avukatın işten yasaklanmasına yer olup olmadığı hakkında 153 ve 154 üncü maddeler uyarınca bir karar vermek zorundadır." hükmüne, "İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller:" başlıklı 154 üncü maddesinde, "Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen veya 42 nci madde uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olup, yapılan işlerin ücretini iş sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olan avukatların işten yasaklanmaları zorunludur." hükmüne yer verilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Dava zamanaşımı" başlıklı 66. maddesinde, "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; (...) d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer. (...) (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (...) 6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar." ; "Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi" başlıklı 67. maddesinde, "(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar."; "Görevi kötüye kullanma" başlıklı 257. maddesinde, "(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. "Güveni kötüye kullanma" başlıklı 155. maddesinde, "(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur." hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun tekerrüre ilişkin düzenlemesi olan 136/3 maddesinde, bir defa işten çıkarılan avukatın, beş yıllık dönem içinde bu kanunun altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunması halinde meslekten çıkarılacağı kurala bağlanmış bulunmaktadır. Kuralda yer verilen 5 yıllık dönemin uygulanması hususunda İdare Mahkemesince ve Bölge İdare Mahkemesince farklı kriterler uygulanmış olup uyuşmazlık tekerrüre ilişkin bu düzenlemede yer alan süre koşulunun nasıl uygulanacağı noktasında toplanmaktadır. 1136 sayılı Kanunun 136/2. maddesinde yer verilen bir başka tekerrür düzenlemesinde, "Beş yıllık bir dönem içinde iki veya daha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır." hükmü bulunmaktayken; aynı Kanunun 136/3. maddesinde ise "işten çıkarılan avukat" ifadesine yer verildiği; maddenin 2. fıkrasında disiplin cezasını gerektiren davranışa atıf yapıldığı görülmekte iken 3. fıkrada disiplin yaptırımına dikkat çekildiği görülmektedir. Bu itibarla "bir defa işten çıkarılan avukatın" ibaresi ile kastedilenin; işten çıkarma cezasına konu disiplin cezasının tesis edilmesi, idari anlamda kesinleşmesi (itiraz ve onay süreci) ve ilgilisine tebliğ edilmesi ile gerçekleşeceği açık olup temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında tekerrüre esas alınan önceki fiilinin 07/12/1998-17/12/1998 tarihleri arasında gerçekleştiği nazara alınarak -esasen kanun koyucunun lafzen zikretmediği ve amaç yönüyle de kastetmediği bir anlam verilmek suretiyle- 5 yıllık süre hesabı yapılmasında hukuka uygunluk görülmemiştir. Öte yandan avukata isnat edilen disiplin kovuşturmasına konu güveni kötüye kullanma suçuna vücut veren eylemlerin 2004 yılında başladığı açık ise de; vekalet ilişkisinin devam etmesi nedeniyle temadi ettiği, temadinin sona erdiği en son işlem tarihinin tespiti bakımından ilgili bilgi ve belgelerin (ceza dava dosyası, icra dosyaları vs.) bir örneği getirtilerek incelenmesi ve böylelikle eylem tarihinin kesin olarak tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle Adalet Bakanlığınca geri gönderme yazısı yazılmış ise de; ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararında, sanık avukatın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla kez işlediği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanunun 43. maddesi uyarınca cezada artırım yapıldığı dikkate alındığında hukuki nitelendirme gereği avukatın eylemlerinin zincirleme suça vücut verdiği, Ceza Mahkemesinin kabulünün de bu yönde olduğu; mütemadi suçta, suç oluşturan tek bir eylem nedeniyle ortaya çıkan hukuka aykırı sonucun birden sona ermeyip zaman içinde devam etmesi ve bu devamlılığın failin iradi bir davranışına bağlı olması hali söz konusu iken; zincirleme suçta birden fazla ve birbirinden bağımsız suçun failin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi gerektiği, ceza dosyasına yansıyan bilirkişi raporuna konu eylemlere bakıldığında da somut olayda birden fazla suçun işlendiğinin sabit olduğu anlaşıldığından ve zincirleme suçta suçun işleniş tarihinin son suçun işlendiği tarih olduğu dikkate alındığında bu tarihin 2007 yılı olduğu ve 5 yıllık tekerrür dönemi içinde gerçekleştiği sonucuna varılmaktadır. Buna göre, 1136 sayılı Kanunun 136/3. maddesi gereğince 5 yıllık tekerrür dönemi içinde kalan güveni kötüye kullanma eylemi sebebiyle ... hakkında tesis edilen meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde, aynı Kanunun 154/1. maddesi gereğince haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmaları zorunlu olduğundan bağlı yetki çerçevesinde tesis edilen işten yasaklama tedbirinde ve davaya konu TBB Disiplin Kurulunun ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan; Adalet Bakanlığınca görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen ceza yaptırımı itibarıyla 8 yıllık dava zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen sebeplerle birlikte zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanunun 67/4. maddesi uyarınca en fazla 12 yıla kadar uzayabileceği, bu nedenle anılan suç yönünden disiplin kovuşturmasına konu edilen eylemlerin başlangıç tarihi 2004 yılı olmasına karşın vekalet ilişkisi dikkate alındığında suçun temadi etmesi nedeniyle temadinin sona erdiği en son işlem tarihinin tespitinin yapılması, sonucuna göre zamanaşımı hükümleri de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle geri gönderme yazısı yazılmış ise de; görevi kötüye kullanma suçuna vücut veren eylemlerin de Ceza Mahkemesinin kabulü doğrultusunda zincirleme suça vücut verdiği ve son suç tarihinin 2007 tarihi olduğu, bu tarihten itibaren en fazla 12 yıllık zamanaşımı süresi işletildiğinde bu suça konu eylemler yönünden disiplin hukuku bakımından zamanaşımı süresinin dolduğu yönünde bir değerlendirme yapılabilecek ise de; disiplin kovuşturmasına konu eylemin salt görevi kötüye kullanma suçuna vücut veren eylemlerden ibaret olmadığı, ayrıca güveni kötüye kullanma suçu yönünden ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile 155/2. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verildiği, dolayısıyla belirtilen suçun üst sınırı itibarıyla 15 yıllık dava zamanaşımına tabi olduğu, bu itibarla görevi kötüye kullanma suçu yönünden zamanaşımı incelemesinin sübuta eren güveni kötüye kullanma suçu dikkate alındığında disiplin hukuku yönünden herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 12/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. denetim //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };