Başvurucular, 4/10/1957 tarihinde murisleri aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davasının Mardin Kadastro Mahkemesinde devam ettiğini, makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir.
Başvurucular, 4/10/1957 tarihinde murisleri aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davasının Mardin Kadastro Mahkemesinde devam ettiğini, makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir. Başvuru, 25/10/2013 tarihinde Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 19/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci Bölümün 6/3/2014 tarihli ara kararı gereğince başvurunun, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığı, 14/3/2014 tarihli yazısı ile görüş sunulmayacağını bildirmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Abdulaziz Kurt tarafından, Dinham Demircan ve başvurucuların murisi Mahmut Demircan aleyhine 4/10/1957 tarihinde Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, davalıların taşınmaza müdahalelerinin men’i talep edilmiştir. Mahkemece, 8/5/1958 tarih ve E.1957/128, K.1958/41 sayılı kararla; taşınmazın bulunduğu yerde kadastro tespitinin yapılması nedeniyle Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Kızıltepe Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, dava dosyası E.1958/18 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Halil Özgül tarafından, Dinham Demircan ve arkadaşları aleyhine 1958 yılında Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan dava dosyası, Mahkemenin E.1958/23 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Mahkemece, 11/9/1958 tarih ve E.1958/18, K.1958/18 sayılı ilamla, E.1958/18 sayılı dava dosyasının, Mahkemenin E.1958/23 sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine ve yargılamaya bu dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, 3/3/1960 tarih ve E.1958/23, K.1960/11 sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 28/4/1960 tarih ve E.1960/4724, K.1960/3944 sayılı kararıyla; taşınmazın bulunduğu yerde bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, 14/10/1987 tarih ve E.1960/2, K.1987/13 sayılı kararla yeniden davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 16/1/1989 tarih ve E.1987/26266, K.1989/30 sayılı ilamıyla tanık beyanlarına başvurulmadığı, eksik incelemeye dayalı karar verildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak E.1989/13 sayılı dava dosyasında yargılamaya devam edilmiştir. Başvurucuların murisi Mahmut Demircan 29/3/2008 tarihinde vefat etmiş olup, başvurucular, mirasçı olarak davaya devam etmişlerdir. Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılması üzerine dava dosyası, Mardin Kadastro Mahkemesine devredilmiş, anılan Mahkemenin E.2013/94 sayılı dosyasında yargılamaya devam edilmektedir. B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun “Genel olarak görev” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastroya veya kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi, istek üzerine veraset belgesi de verebilir. ” 3402 sayılı Kanun’un “Kadastro davalarında usul” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro hakimi, askı süresi içinde açılacak davalar ve kadastro müdürü tarafından mahkemeye tevdi olunacak taşınmaz mallara ait kadastro tutanakları ve mahalli hukuk mahkemelerinden devredilen işler hakkında dava dosyası açar. İlgililerin başvurusunu beklemeksizin kadastro tutanakları ile uyuşmazlığın çözümlenmesine etkili olabilecek kayıt ve diğer bilgileri ilgili dairelerden getirtir. Hakim, duruşma gününü taraflara Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen tebliğ eder.” 3402 sayılı Kanun’un “Yargılama usulü” kenar başlıklı maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir:“Kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz. Hakim, toplanması mümkün olan delilleri inceler ve 30 uncu madde hükmünce işi karara bağlar.…Bu Kanunun tatbikinde ayrıca açıklık bulunmıyan hallerde basit yargılama usulü uygulanır.Kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir.” 3402 sayılı Kanun’un “Deliller ve hakimin takdiri” kenar başlıklı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:“Kadastro tutanaklarında beyanlarına başvurulan kişiler, bu beyanlarına gerekçe gösterilerek itiraz edilmedikçe, yeniden dinlenmezler. Ancak hakim, kadastro tutanağındaki beyanla, duruşma sırasında topladığı deliller arasında çelişki görürse, bunu gidermek için tutanakta beyanlarına başvurulan kimseleri tanık sıfatıyla yeniden dinleyebilir.Kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde, hakim resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. Taşınmaz malın ölü bir şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları da tespit edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı verilir.” 3402 sayılı Kanun’un “Kararların tebliği, kanun yollarına başvurma ve ilamların infazı” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro mahkemesi kararları Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen taraflara tebliğ olunur.” 3402 sayılı Kanun’un “Yargılama giderleri, kadastro harcı ve tahakkuku” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi şöyledir:“Bu Kanun gereğince resen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için zaruri giderler, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanır.”