2. Hukuk Dairesi 2012/25497 E. , 2013/23508 K. "" MAHKEMESİ :Salihli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :20.09.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından;her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.10.2013 günü temyiz eden davacı-davalı M. R. A. ile vekili Av. İ.Ş.N.ve…
**2. Hukuk Dairesi 2012/25497 E. , 2013/23508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Salihli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :20.09.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından;her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.10.2013 günü temyiz eden davacı-davalı M. R. A. ile vekili Av. İ.Ş.N.ve karşı taraf davalı-davacı Ş. A. vekili Av. M.L.Y. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kadının Kadıköy 1. Aile Mahkemesinde zina (TMK md. 161) hukuki sebebine dayalı olarak açtığı ve reddedilip kesinleşen davasında mahkemece "zina" olarak kabul edilmeyen kocanın davranışının Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasında bir kusur ve boşanma sebebi teşkil eden "güven sarsıcı davranış" niteliğinde olmasına; kadının kayınvalidesine karşı ilgisiz davranışları ile kayınvalidesinin cenazesine katılmama olayından sonra birliğin devam ettirilerek tarafların fiilen uzun sayılabilecek bir süre birlikte yaşamış olmaları karşısında, koca tarafından davalı-davacı kadının bu davranışlarının hoşgörü ile karşılanmış sayılmasının gerekmesine göre; davacı-davalı (koca)'nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davalı-davacı (kadın) yararına takdir edilen manevi tazminat (TMK md. 174/2) miktarı orantısız ve çoktur. O halde kadın yararına daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.