8. Hukuk Dairesi 2021/17634 E. , 2024/7494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/32 E., 2017/230 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar
**8. Hukuk Dairesi 2021/17634 E. , 2024/7494 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/32 E., 2017/230 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Tekirdağ ili Çorlu ilçesi ... köyünde kain 104 ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki 32 nolu bağımsız bölüm, davacı adına tapuda kayıtlıdır. Davacı Kadastro Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, yörede 2005 yılında ilk kez yapılan ve 12.07.2005 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında dava konusu 104 ada 17 sayılı parselin orman sınırı içine alınması işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek, orman kadastro sınırlamasının iptaline ve çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Kadastro Mahkemesince, orman kadastrosuna itiraz istemi yönünden dava elde tutularak tapu iptal ve tescil talebi bakımından davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesine yönelik görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararı sonrası dava dosyası Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince, yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde, davanın konusunun bulunmadığı, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin zaten davacıya ait olduğu" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından vekalet ücretine hükmedilmediği iddiasıyla temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olduğuna göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; davalı ... İdaresi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı ... İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 4 üncü bendinin hükümden çıkarılmasına ve yerine "Karar tarihi itibariyle hesaplanan 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... İdaresi'ne verilmesine," ifadesinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.