1. Hukuk Dairesi 2006/11218 E. , 2006/13007 K. "" MAHKEMESİ : TURGUTLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/03/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakan H..Ş.’ün ..ve ..parsel sayılı taşınmazlarını oğlu A..e verdiği vekaletname ile davalı A.... satış suretiyle devrettiğini, davalıların A.. ile yakın arkadaş olduklarını, yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı bulunduğunu, ileri sürerek kaydın iptali ile payları oranında adlarına t…
**1. Hukuk Dairesi 2006/11218 E. , 2006/13007 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TURGUTLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/03/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakan H..Ş.’ün ..ve ..parsel sayılı taşınmazlarını oğlu A..e verdiği vekaletname ile davalı A.... satış suretiyle devrettiğini, davalıların A.. ile yakın arkadaş olduklarını, yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı bulunduğunu, ileri sürerek kaydın iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, satışın gerçek değer üzerinden yapıldığını, düşük vergi ödenmesi için resmi satış değerinin düşük gösterildiğini, işlemin muvazaalı olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların mirasçılardan mal kaçırma amaçlı muvazaalı olarak davalılara temlik edildiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, miras bırakanın ..ve ..parsel sayılı taşınmazları 28.09.2002 tarihli akitle davalılardan A....satış yoluyla temlik ettiği, adı geçenin aynı taşınmazları 22.11.2002 tarihli akitle diğer davalı A..ye satış yoluyla intikal ettirdiği görülmektedir. Davacılar, anılan temliki işlemlerin kendilerinden mal kaçırma amaçlı muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.