Başvurucu, yargılandığı davada, zamanaşımı süresi dolmasına rağmen hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, hakkındaki bir kısım isnatların bildirilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığını ve tanık dinletme taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini belirterek, Anayasa’nın 10. , 36. , 37. , 38. , 138. ve 140. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş, infazın durdurulmasını ve yargılanmanın yenilenmesini talep etmiştir.
Başvurucu, yargılandığı davada, zamanaşımı süresi dolmasına rağmen hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, hakkındaki bir kısım isnatların bildirilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığını ve tanık dinletme taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini belirterek, Anayasa’nın , , , , ve maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş, infazın durdurulmasını ve yargılanmanın yenilenmesini talep etmiştir. Başvuru, 23/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 31/10/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Bayındırbank A.Ş.’ye 9/7/2001 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından el konulması sebebiyle açılan davaların tamamı İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2004/164 sayılı dosyasında birleştirilerek yargılama yapılmıştır. Anılan Mahkemenin 25/1/2013 tarih ve E.2004/164, K.2013/1 sayılı kararı ile başvurucunun 18/6/1999 tarih ve 4389 sayılı mülga Bankalar Kanunu'nun maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine anılan Mahkeme kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 14/4/2014 tarih ve E.2013/20876, K.2014/7683 sayılı kararı ile onanmıştır. Onama gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “…birleşen 2005/65 Esas sayılı dosyası kapsamında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2003 tarih ve 2003/5198 esas numaralı iddianamesinde 2001 tarihinde katılma payı adı altında 000 TL banka parasını Bayındır Holding A.Ş.'ye avans adı altında ödetmesi ve birleştirilen 2006/15 Esas sayılı dosyası kapsamında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2003 tarih ve 2003/1671 esas numaralı iddianamesinde 2001 tarihinde Banka Turca Romano S.A. Hisselerinin alınması adı altında 000 USD' nin suç tarihindeki efektif satış kuru karşılığı olan 083,60 TL banka parasını ödetmesi eylemleri ile ilgili olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde mahkemece bu eylemlerin teselsül eden zimmet suçunun içerisinde değerlendirilmesi suretiyle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, sanığın mahkumiyetine esas alınan eylemlerinin sayısı ve zimmete konu miktar dikkate alınarak banka zararına da hükmedilmemiş olması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. … Yapılan duruşma sonunda toplanan deliller, karar yerinde irdelenerek sanıkların suçlarının sübutu kabul edilmiş, olayın niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin, cezayı artırıcı ve indirici sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan; sübuta, vasfa ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir… hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA…” Başvurucu onama kararından 23/5/2014 tarihinde haberdar olduğunu belirtmektedir. Bireysel başvuru, 23/6/2014 tarihinde yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 4389 sayılı mülga Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:“Banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları görevleri dolayısıyla kendilerine tevdi olunan veya muhafazaları, denetim veya sorumlulukları altında bulunan bankaya ait para veya sair varlıkları zimmetlerine geçirirlerse altı yıldan on iki yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılacakları gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkum edilirler. Bu fıkrada gösterilen suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenmişse faile on iki yıldan aşağı olmamak üzere ağır hapis ve meydana gelen zararın üç katı kadar ağır para cezası verilir. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi halinde mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur. Zararın kovuşturma yapılmadan önce tamamıyla ödenmiş olması halinde cezaların yarısı, ödeme hükümden önce gerçekleştirilmiş ise üçte bir oranında indirilir.”