11. Ceza Dairesi 2017/14152 E. , 2020/2476 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Asıl Karar: Mahkumiyet Ek Karar :Temyiz isteminin reddi 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, sanık müdafinin 15.03.2016 tarihli temyiz başvuru dilekçesi e…
**11. Ceza Dairesi 2017/14152 E. , 2020/2476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Asıl Karar: Mahkumiyet Ek Karar :Temyiz isteminin reddi 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, sanık müdafinin 15.03.2016 tarihli temyiz başvuru dilekçesi eski hale getirme talepli olduğundan, mahkemenin 21.03.2016 tarih, 2012/1494 Esas ve 2015/185 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararının yok hükmünde olduğunun kabulü ile sanığın dosya kapsamındaki adresleri ile MERNİS adresinde uyumsuzluk olduğu gibi, gerekçeli kararın öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre sanığa tebliğinin yapılarak, sanığın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim ederek ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi gerekirken; bu işlemler yapılmadan, sanığın MERNİS adresine doğrudan çıkarılan tebligat uyarınca aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak muhtara teslim edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, öğrenme üzerine hükümlerin süresinde temyiz edildiği kabul edilerek yapılan incelemede; 1- 2008-2009-2010-2011-2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanığın 2008-2009-2010-2011-2012 takvim yıllarında birden fazla sahte fatura düzenleme şeklinde gerçekleşen eylemlerine ilişkin olarak, TCK‘nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz talepleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık hakkında kurulan hükmün gerekçesinde 5237 sayılı TCK'nin 62/1. maddesi uyarınca taktiri indirim uygulanacağı belirtilmesine rağmen, hüküm kısmı takdiri indirim maddesinde 765 sayılı TCK'nin 59/2 maddesinin gösterilmesi,