10. Hukuk Dairesi 2025/16988 E. , 2026/1982 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/456 E., 2024/10 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/31 E., 2024/106 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili arafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlan…
10. Hukuk Dairesi 2025/16988 E. , 2026/1982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/456 E., 2024/10 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/31 E., 2024/106 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili arafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, 31.08.2012 tarihinde, davalı ... Sanayi ve ... A.Ş.'nin iş yerinde meydana gelen patlamalarda ve patlama sonucu çıkan yangında, davalı işverenlik işçisi müvekkili ...'nun ağır yaralanarak, yanarak malul kaldığını, müvekkilinin bakımcı olduğu halde kazanın meydana geldiği gün, işinden ve görev tanımından ilgisiz olarak, davalı işverenlik tarafından patlamanın meydana geldiği bölümde çalışmaya zorlandığını, hem iş kazasının meydana gelmesinde, hem de müvekkili uzmanlık görev alanı dışında çalıştırılmasından dolayı davalı işverenlik kusuru ve sorumluluğunun büyük olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin vücudunun birçok yerinde yanıklar meydana geldiğini ve bir çok ameliyat olduğunu, meydana gelen iş kazası nedeniyle davalı şirketin iş güvenliği ve tedbirlerinin alınmadığını, müvekkilinin bir kusuru olmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 1.000 TL maddi tazminat (geçici ve sürekli iş göremezlik) ve 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle hesaplanacak artan oranlardaki avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekilinin 27.02.2024 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile geçici ve sürekli iş göremezlikten oluşan maddi tazminat talebi, toplam 2.399.682,44 TL olarak artırılmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin, ... A.Ş.'de 21.03.2012 - 21.03.2013 tarihleri arasında geçerli iş yerindeki faaliyetler sırasında gelebilecek iş kazalarına karşı ... poliçe numaralı işveren mali sorumluluk sigortası yaptırdığını, davacının işinin ... operatörlüğü olduğunu, kazanın meydana geldiği sırada bu şekilde çalıştığını, davacının uzmanlık ve görev alanı dışında asıl işinden farklı bir işte çalıştırılmadığını, dava dilekçesindeki iddiaların asılsız olduğunu, patlamanın meydana geldiği kazanların 2007 yılında alındığını, periyodik bakımlarının yapıldığını, TSE uygunluk belgesinin mevcut olduğunu, davacının iş kazası nedeniyle yanıkları olmuş ise de, yanıkların 1. derece değil, 2. derece yanıklar olduğunu, müvekkil şirketin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle davacının tüm tedavi masraflarının müvekkil şirket tarafından karşılandığını belirterek davanın reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yargılama sırasında dosya içerisinde mevcut olan ve SGK tarafından düzenlenen 03.07.2014 tarihli teftiş raporundaki davalı şirket aleyhine %90 kusur, davacı işçi aleyhine %10 kusur oranlarının belirlendiği, Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/4915 Soruşturma sayılı dosyası ile kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ceza soruşturma dosyasında kusur raporunun alınmadığı, Mahkememizce kusura yönelik A Sınıfı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, 21.06.2016 tarihli kusur raporu ile davalı şirket aleyhine %90 kusur, davacı işçi aleyhine %10 kusur belirlemesi yapılmış, Mahkememizce SGK denetmen raporunun ve alınan 21.06.2016 tarihli A Sınıfı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden alınan kusur bilirkişi raporunun aynı olması, raporların birbiriyle çelişmemesi, dava esasının 2013 tarihli olması, uzun süren SGK tahkikatı nedeniyle dosyasının sürüncemede kalmaması, HMK. usul ekonomisi ilkesi ve adil yargılama ilkesi birlikte değerlendirilerek 21.06.2016 tarihli A Sınıfı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden alınan kusur bilirkişi raporunun ve rapordaki kusur belirlemelerinin Yargıtay ve İstinaf denetimine elverişli, usule, yasaya ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olması da göz önüne alınarak işbu rapor hükme esas alınmıştır.... ATK raporu ile SSYSK raporunun birbiri ile uyumlu olduğu dikkate alınarak ATK 3. İK'nın belirlediği davacının %24,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına ilişkin raporu hesaplamaya esas alınmıştır. Davacının davalıdan talep edebileceği zararın hesaplanması için hesap bilirkişisinden rapor alınmış, 14.02.2024 tarihli rapor ile davacının, bakiye 20.088,01 TL bakiye geçici iş göremezlik zararı ile 2.379.593,43 TL bakiye sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere genel toplamda 2.399.681,43 TL bakiye maddi zararı bulunduğu, oluşan zararı ile iş kazasının gerçekleşmesindeki davalı kusuru ispat edilmiş olmakla gerçekleşen iş kazasında kusuru bulunan davalının, davacının bilirkişi raporunda hesaplanan zararından sorumlu olduğu kanaatine varılarak davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir...davacının maluliyetinin %24,2 olması dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.Maddi tazminat talebinin kabulüyle, 20.088,01 TL geçici iş göremezlik zararı ile 2.379.593,43 TL sürekli iş göremezlik zararından ibaret olmak üzere toplamda 2.399.681,44 TL maddi tazminatın davalı ... (Eski unvanı ... Sanayi ve ... A.Ş.)'den kaza tarihi olan 31.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2.Manevi tazminatı talebinin kısmen kabulüyle, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... (Eski unvanı ... Sanayi ve ... AŞ)'den alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminat tutarının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin ömrü boyunca malul kalmasında davalı işverenin bu kadar yüksek oranda kusuru olmasına rağmen Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının bu kadar düşük olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminat talebi bakımından aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda, rapor tarihi ile yıl sonu tarihleri arasındaki (14.02.2024 - 31.12.2024) iskonto uygulanmış olmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin gelirinin bilirkişi raporunda belirtilenden daha fazla olduğunu, raporda davacının maddi zararından kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, davacının meydana gelen kazada kusuru olmadığını, davacının maluliyet oranının da raporda belirtilenden daha fazla olduğunu, hükmedilen tazminat tutarına işletilecek faiz türünün hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Davacı vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Davacı vekilinin davacı lehine hükmolunan maddi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davacı vekilinin davacı lehine hükmolunan maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.