3. Hukuk Dairesi 2017/16125 E. , 2017/16129 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı ,davalı ile 1998 yılında evlendiklerini,aralarındaki boşanma dava…
**3. Hukuk Dairesi 2017/16125 E. , 2017/16129 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı ,davalı ile 1998 yılında evlendiklerini,aralarındaki boşanma davasının derdest olduğunu, düğünlerinde kendisine davalının düğün hediyesi olarak verdiği 14 adet düz bilezik, 1 adet 22 ayar altın takı seti ve 10 adet çeyrek altının davalının babasından miras olarak kalan evin üzerine yaptırılan evin inşasında kullanıldığını, nitekim davalının mahkemenin 2008/773 esas sayılı daha öncesinde açılıp kendisinin feragati nedeniyle ret ile sonuçlanan boşanma dava dosyasında verdiği cevabında bu durumu kabul ettiğini ileri sürerek; bu ziynet eşyalarının aynen iadesine; aynen iade mümkün değil ise, ziynetlerin değerinin tespiti ile bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacının iddia ettiği kadar ziynet eşyasının bulunmadığını, yine söz konusu ziynetlerin kendisi tarafından bozdurulmadığını, bu ziynetlerin davacının zilyetliğinde olduğunu; davacının 2008 yılında evdeki tüm eşyalarını, fotolarını, ziynetlerini de alıp müşterek haneyi terk ettiğini, sonrasında da mahkemenin 2008/773 E. sayılı dosyası ile kendisi aleyhine boşanma davası açtığını, bu dava devam ederken davadan feragati sonrası davacı ile yeniden biraraya geldiklerini, davacının müşterek haneye döndüğü zaman ziynet eşyalarını beraberinde getirmediğini, nikah yüzüğü dahil tüm ziynet eşyalarını sattığını ve parasını babasına verdiğini kendisine beyan ettiğini; nitekim, davacının babasının davacı müşterek haneyi terk ettiği tarihlerde eski taşınmazını satarak 2009 yılı Nisan ayında yeni bir ev satın aldığını savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davaya konu edilen ziynet eşyalarının davalının babasından miras kalan evin üzerine yaptırılan evin yapımında harcandığı ve davacıya iade edilmediği hususunun davacı tarafından gösterilen ve ileri sürülen tüm delillerle kanıtlanamadığından bahisle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; düğünde takılan ziynet eşyalarının aynen iadesi; mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Kural olarak, düğün sırasında takılan ziynet eşyaları, kim tarafından, kime takılırsa takılsın, kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı sayılır.