Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6201 E. , 2024/809 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6201 Karar No : 2024/809 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: … İnşaat Sanayi Elektrik Elektronik İletişim Taahhüt İthalat İhra…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6201 E. , 2024/809 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6201 Karar No : 2024/809 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: … İnşaat Sanayi Elektrik Elektronik İletişim Taahhüt İthalat İhracat Tic. Ltd. Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu şirket tarafından, 30/04/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun kapsamında borçlarının yapılandırıldığı, ancak ödemelerin ihlali nedeniyle yapılandırmanın iptal edildiği ve 18/06/2014 tarihinde tecillerin kaldırıldığı, asıl borçlu şirket tarafından 27/11/2014 tarihinde 6552 sayılı Kanun kapsamında kesinleşen tüm borçlar için yapılandırma başvurusunda bulunulduğu, ancak taksitlerin ödenmemesi üzerine yapılandırmanın iptal edilerek 13/10/2015 tarihinde tecillerin kaldırıldığı, yine asıl borçlu şirket tarafından 25/11/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında "takip edilen ve kesinleşen tüm borçları" için yapılandırma başvurusunda bulunulduğu, ayrıca şirketin 6552 sayılı Kanun kapsamında ödemeleri devam eden borçlarının da 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmasının istediği, ancak taksitlerin ödenmemesi üzerine bu yapılandırmanın da iptal edildiği ve 18/06/2017 tarihinde tecillerin kaldırıldığı, 22/06/2017 tarihinde ise şirketin %20 hisseli ortağı ... tarafından şirket borçlarının hissesine düşen kısmı için 7020 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan faydalandığı, bu yapılandırmanın da ihlal nedeniyle 26/09/2017 tarihinde iptal edildiği, bazı alacakların yeniden yapılandırılmasını düzenleyen yasalar kapsamında gerçekleştirilen başvurular sonucunda borcun tutarı, vadesi ve döneminin değiştiği, zamanaşımı sürelerinin kesildiği, borçların esaslı değişikliğe uğradığı, borcun ödenmemesi halinde sorumlu tutulacak kişinin değiştiği, borcun artık nitelik değiştirdiği kabul edildiğinden, eski borcun sona erdiği, yeni bir borç doğduğu, eski borçlunun sorumluluğunun da ortadan kalktığı, yenilenen bu borcun ödenmemesi halinde ise borcun net olarak ortaya konulması için önce asıl borçlu şirket hakkında takip yollarına başvurulması, borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda da, yapılandırma ve vade tarihlerinde asıl borçlu şirketin temsilcisi ve ortağına yönelinmesi gerektiği, dava konusu …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri ile … sayılı ödeme emrinin ilk 6 sırasında yer alan vergi borçlarının 25/11/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, bu borçlar için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin de yapılandırma başvuru tarihinden önceki dönemlerde şirkete tebliğ edildiği, yapılandırmanın ihlalinden sonra tüzel kişiliği devam eden şirket hakkında ödeme emri düzenlenerek takip işlemleri yapılmaksızın, davacı adına düzenlenen …, …, …, …, … ödeme emirleri ile … sayılı ödeme emrinin ilk 6 sırasında yer alan borç kalemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu … sayılı ödeme emrinin 7 ve 8. sırasında yer alan borçlar ile … sayılı ödeme emri yönünden; bu borçların dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edilmediği, asıl borçlu şirketin 6736 sayılı Kanun kapsamında 25/11/2016 tarihinde yaptığı başvuru esas alınarak "tebliğ yerine geçen muamele" denilmek suretiyle tebliğ edilmiş sayıldığı belirtilmiş ise de, anılan borçların yapılandırmaya ilişkin tecil ödeme planında yer almadığı, dolayısıyla yapılandırma kapsamında olmadığından bu borçlara ilişkin şirket adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden bahsedilemeyeceği bu durumda şirket hakkında takip yolları tüketilmeden davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu … sayılı ödeme emri yönünden ise; asıl borçlu şirket adına düzenlenen dayanak ödeme emrinin şirkete tebliğ edilmediği, şirket ortağının 7020 sayılı Kanun kapsamında kendi adına ve hissesi oranında yapılandırma istemiyle yaptığı başvurunun da anılan ödeme emrinin şirkete tebliğ edildiği sonucunu doğurmayacağı, dolayısıyla şirket hakkında takip tamamlanmadan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen bu ödeme emrinde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Mükelleflere ödeme kolaylığı sağlayan yapılandırmanın iptali üzerine yapılandırma öncesi duruma dönülüp takibin kaldığı yerden devam edeceği, davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin borçlardan sorumlu olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.