8. Ceza Dairesi 2017/23419 E. , 2018/9294 K. "İçtihat Metni" Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma evresi sonucunda, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/12/2016 tarihli ve 2016/57053 soruşturma, 2016/35926 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii KONYA 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 01/02/2017 tarihli ve 2017/684 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca, ol
**8. Ceza Dairesi 2017/23419 E. , 2018/9294 K.** **"İçtihat Metni"** Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma evresi sonucunda, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/12/2016 tarihli ve 2016/57053 soruşturma, 2016/35926 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii KONYA 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 01/02/2017 tarihli ve 2017/684 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca, olay tarihinde icra müdürü tarafından şirket içerisine girilerek haczedilen malların olmadığına dair hiç bir tespit yapılmadığı, dosya kapsamında şüphelinin mahcuzları teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğuna dair delil ve emare bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müşteki tarafından ibraz edilen 13/01/2017 tarihli haciz tutanağı ile mahcuzların yerinde bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında, mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.07.2017 gün ve 4881 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2017 gün ve KYB/2017-45388 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi vekilinin, şüphelinin yetkilisi olduğu şirketten alacaklı olan şikayetçinin yürüttüğü icra takibi sırasında, 26.08.2016 tarihinde bir kısım malların yediemin olarak şüpheliye teslim edilmesi, 23.09.2016 tarihinde kıymet takdiri için şirkete gelindiğinde şirkete kayyım atanması nedeniyle görevlilerin içeriye girişe izin vermemesi ve malların tespitinin yapılamaması üzerine 16.11.2016 tarihinde, şüpheli hakkında muhafaza görevinin kötüye kullanılması suçunu işlediği iddiasıyla yaptığı şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda; olay tarihinde icra müdürlüğü tarafından şirket içerisine girilerek mallarının olmadığına dair herhangi bir tespit yapılmadığı, her ne kadar müşteki bu konuda duyum alsada şüphelinin mahcuzları teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğuna dair dosya kapsamında delil ve emare bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza Muhakemeleri Kanununda; “Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./71. md) sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./26.mad.) Sulh Ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir. Soruşturmaya konu olayda; yukarıda belirtilen gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikayetçi vekilinin dilekçesinde belirttiği iddiaların araştırılarak şikayete konu icra dosyasının aslı veya onaylı suretinin dosya içine alınması, mahcuzların adreste bulunup bulunmadığı, şüphelinin teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, ayrıca şikayetçi vekilinin kovuşturmaya yer olmadığı kararına yönelik itiraz dilekçesine ek olarak sunduğu 13.01.2017 tarihli haciz tutanağında mahcuzların adreste bulunmadığının da tespit edildiği ve mevcut delillerin şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli delil oluşturduğu gözetilmeden kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiş ve anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Konya 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 01.02.2017 gün, 2017/684 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 17/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.