2. Hukuk Dairesi 2013/11498 E. , 2013/23671 K. "" MAHKEMESİ :Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :25.03.2011 Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 24.01.2013 gün ve 26605-1725 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; Tarafların mirasbırakanı Maksut, 27.04.2001'de ölmüştür. Sağlığında mirasçıları arasında mirasbırakanın da katılımı ile düzenlenen 6.10.1998 tarihli sözleşme, m…
**2. Hukuk Dairesi 2013/11498 E. , 2013/23671 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :25.03.2011 Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 24.01.2013 gün ve 26605-1725 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; Tarafların mirasbırakanı Maksut, 27.04.2001'de ölmüştür. Sağlığında mirasçıları arasında mirasbırakanın da katılımı ile düzenlenen 6.10.1998 tarihli sözleşme, mirastan feragat sözleşmesi (TKM. md. 475) niteliğinde olmayıp, henüz açılmamış bir miras hakkında mukaveleye (TKM. md. 613) ilişkindir. Nitekim, sözleşmenin bu nitelikte olduğu davacılar tarafından davalıya karşı daha önce açılmış olan “muvazaa” sebebiyle tapu iptali ve tescil davasını inceleyen Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından da kabul edilmiştir. Bir kimsenin sağlığında, mirasçılardan birinin diğer mirasçılar veya üçüncü bir şahıs ile olan o kimsenin mirası hakkındaki sözleşmenin geçerliliği kendisinin iştiraki ve muvafakatine bağlıdır. Mirasbırakanın iştiraki veya muvafakati olmaksızın yapılan sözleşme hükümsüzdür. Böyle bir mukavele mucibince vukuu bulan teslimat geri istenebilir (TKM. md. 613). Sözleşmenin yapıldığı tarihte mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığı yapılan soruşturma ve Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 28.04.2006 tarihli 1392 sayılı raporundan anlaşılmaktadır. Hukuki işlem ehliyetinin yokluğu, mirasbırakanın katılımını geçersiz kılar. Ve onu sözleşmeye katılmamış duruma getirir. Dolayısıyla, mirasçılar arasında mirasbırakan sağken düzenlenen 6.10.1998 tarihli sözleşme hükümsüzdür. Bu hükümsüzlük, paylaşmadan önce herhangi hak düşürücü veya zamanaşımı süresine bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir. Kesin hükümden söz edilebilmesi için aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı sebebe dayanan bir hükmün varlığı zorunludur. Davacılar tarafından davalı aleyhine, daha önce açılan Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/222 esas, 2003/375 karar sayılı tapu iptali ve tescil davası, muvazaa hukuki sebebine dayanmakta olup, sözü edilen davada mirasbırakanın ehliyetsizliği ileri sürülmemiş ve mahkemece de bu yönde bir inceleme yapılmamıştır. Bu bakımdan, o davada verilen hüküm, ehliyetsizliğe dayanılarak açılan bu davada kesin hüküm teşkil etmez. O halde, davanın kabulü ile 6.10.1998 tarihli sözleşmenin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, hatalı nitelendirme ile davanın reddi doğru değildir. Ne var ki ilk incelemede bu husus gözden kaçtığından, hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onandığı görülmekle davacıların bu yönleri de kapsayan karar düzeltme isteklerinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.