Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4618 E. , 2024/2777 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4618 Karar No : 2024/2777 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4618 E. , 2024/2777 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4618 Karar No : 2024/2777 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ilinde eczacı olan davacı tarafından, sıralı dağıtıma tabi reçetelerin limit-kota dışı karşılanması nedeniyle 6643 sayılı Kanunun 30/c maddesi gereğince Antalya Eczacı Odası tarafından verilen 10 gün süre ile sanat icrasından men cezası kararının aynı Kanunun 45. maddesi uyarınca 30 gün süre ile sanat icrasından men olarak tadilen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının sıralı dağıtım sistemine ait bir kısım reçeteleri sistem harici karşıladığı ve Antalya Eczacı Odasını zarara uğrattığı sabit olup, bahse konu eylemin Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğünün 2., 8., 11. ve 17. maddeleri ile protokol ve tip sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve meslek disiplinini bozduğu sonucuna varıldığından, davacı hakkında 6643 sayılı Kanun'un 30/1-c ve 45. maddesi uyarınca 30 gün sanat icrasından men cezası uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 21/10/2021 tarih ve 31635 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 22/09/2021 tarih ve E:2021/16, K:2021/62 sayılı kararıyla 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 30. maddesinin Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edildiği, anılan kararın Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe gireceğinin ayrıca karara bağlandığı, yürürlüğe girmenin dokuz ay süre ile ertelenmiş olmasının, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 30. maddesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere Yasama Organına dokuz ay süre verilmesi amacını taşımakla birlikte bir diğer amacın da iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle düzenlemenin dokuz ay süreyle yürürlükte kalmasının sağlanması olduğu, bu nedenle, uyuşmazlığa konu işlemin tesis edilmesine dayanak alınan disiplin cezası verilmesini düzenleyen hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edilmekle birlikte henüz yürürlüğe girmediği açık olan Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının bakılan davada uygulanmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasanın 153. maddesi hükmünün ihlal edilerek hukuki boşluğa sebebiyet verileceği, bu durumun ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında idarece disipline aykırı eylemlere karşı hiçbir disiplin cezası verilememesi ve daha önce verilip de henüz yargılama süreci devam eden tüm disiplin cezalarının da iptali sonucunu doğuracağı, böylece azımsanmayacak bir süreçte işlenen ve disiplin cezasını gerektiren tüm fiilerin yaptırımsız kalmasına sebebiyet vereceği, bu bakımdan uyuşmazlığın görüldüğü tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin anılan kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle incelemenin yürürlükte bulunan yasal düzenleme kapsamında yapıldığı anlaşıldığından, İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tarafına disiplin cezası verilmesine esas teşkil eden 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 30. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği ve uygulanabilirliğinin kalmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuki dayanağının bulunmadığı, Türk Eczacıları Birliği ve SGK arasında imzalanan ilaç alım protokolünün 3.7 maddesi ile EK-4'ün 12. maddesi uyarınca, ihlalin tespit edilmesi halinde öncelikle uyarı, ikinci ihlalde 5.000-TL para cezası, üçüncü ihlalde ise 6 ay süre ile sisteme dahil tüm sıralardan çıkarılması cezasının verilebileceği, anılan protokol gereğince cezalandırılma yapılmadığı, Eczacı Odasınca verilen cezaya itiraz sonrasında hiçbir gerekçe gösterilmeden cezanın 30 güne çıkarılmasına karar verildiği, ceza ile fiil arasında olması gereken dengenin gözetilmediği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. Diğer davalı Antalya Eczacı Odası tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacı tarafa iadesine, 5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 09/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.