(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5476 E. , 2010/16258 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirketle 29.4.1997 tarihinde 'jeotermal enerji" alımına ilişkin, metre kare ölçümüne göre abonelik sözleşmesi…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5476 E. , 2010/16258 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirketle 29.4.1997 tarihinde 'jeotermal enerji" alımına ilişkin, metre kare ölçümüne göre abonelik sözleşmesi imzaladığını, davalının, bir süre önce kalorimetre ölçümüne dayalı yeni bir sözleşme yapılması konusundaki talebini kabul etmediğini, bunun üzerine sözleşmenin, 27.5.2008 tarihli ihtarla, tek taraflı olarak feshedildiğini, oysa ki davalının böyle bir yetkisi bulunmadığı gibi, abonelik sözleşmesinde de kalorimetre takılması yönünde bir zorunluluk olmadığını, kaldı ki, 5627 sayılı "Enerji Verimliliği Kanunu"nun geçici 6. maddesinin 1. fıkrası gereğince, kalorimetre cihazı takma uygulamasının, mevcut tüketiciler için yasanın yürürlüğe girdiği tarihten 5 yıl sonra geçerli olacağını, sözleşmenin bu şekilde feshedilmesinin, dürüstlük ve iyiniyet kuralları ile de bağdaşmadığını, daha önce davalı tarafından, kalorimetreye dayalı ısınma bedeli ödenmesi konusunda ... 2. Tüketici Mahkemesinin 2007/216 esas sayılı dosyası üzerinden açılan davanın da reddedilerek kesinleştiğini ileri sürerek, davalının tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesinin geçerli olmadığının ve abonelik sözleşmesinin, sözleşme hükümleri çerçevesinde mevcut hali ile devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket, davacı ile 1997 yılında metre kare esasına göre abonelik sözleşmesi imzalandığını, ancak enerji verimliliğini sağlamak ve enerjinin daha fazla kişiye ulaşmasını, temin etmek amacıyla, aboneliklerde "kalorimetre" esasına geçtiklerini, davacının ise, bu ölçüme göre sözleşme imzalanması talebini reddettiğini, söz konusu uyuşmazlık nedeniyle daha önce açmış oldukları davanın da reddedilerek kesinleştiğini, bu nedenle belirsiz süreli sözleşmede, süre sınırlandırılması yoluna gitmek suretiyle, feshi ihbarda bulunduklarını, olayda sözleşmenin haklı veya haksız feshinin söz konusu olmadığını ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı şirketin, sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirme hakkının bulunmadığı, taraflar arasında aynı konu ile ilgili, daha önce davalı şirket tarafından açılan davanın reddedilerek kesinleştiği, verilen bu kararın kesin hüküm 2009/5476-2010/16258 niteliğinde olduğu belirtilerek, davanın kabulüne, taraflar arasındaki muarazanın men'i ile, 26.6.1997 tarihli abonelik sözleşmesinin geçerli olduğunun ve sözleşme hükümleri çerçevesinde devam ettiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.