2. Hukuk Dairesi 2016/20255 E. , 2018/7602 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1 -Davalı kadın temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334-340. ma…
**2. Hukuk Dairesi 2016/20255 E. , 2018/7602 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1 -Davalı kadın temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 363/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davalı kadının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; davalı kadının kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından davalı kadının adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b) Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına (TMK m. 166/1) karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden ve özellikle dosya içerisinde bulunan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/421 E. -2016/14 K. Sayılı kesinleşmiş ceza dosyasından da anlaşılacağı üzere, kadına kusur olarak yüklenen "tehdit" vakıasından sonra, taraflara karşılıklı olarak şikayetlerinden vazgeçerek yaklaşık iki ay kadar daha birlikte yaşamaya devam ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda kadına kusur olarak yüklenen bu vakıanın erkek tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekir. Gerçekleşen bu durum karşısında, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kadının diğer kusurlu davranışları ile davacı erkeğe yüklenen ve temyiz edilmeyerek kesinleşen erkeğin kusurlu davranışları hep birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkeğin, davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.