Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2156 E. , 2024/4470 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2156 Karar No : 2024/4470 DAVACI : ... DAVALI : ...Bakanlığı DAVANIN KONUSU : 15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin 21/05/2024 tarihli, 32552 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak değiştirilen 3 maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin, 15/A maddesinin dördüncü fıkrasının, 9. maddesinin, 2. maddesinin bir
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2156 E. , 2024/4470 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2156 Karar No : 2024/4470 DAVACI : ... DAVALI : ...Bakanlığı DAVANIN KONUSU : 15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin 21/05/2024 tarihli, 32552 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak değiştirilen 3 maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin, 15/A maddesinin dördüncü fıkrasının, 9. maddesinin, 2. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının ve "bireysel hak ve özgürlükleri kuruma devrettiği için Uygulama Yönetmeliği'nin kuruma devredilen yetkileri içeren tüm maddeleri ait düzenleme"nin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinde; 1. "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." kuralı yer almaktadır. Aynı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği; beşinci fıkrasında ise, 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari yargılama usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, başka bir ifadeyle, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ile idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir. İdari yargılama usulü ilkeleri uyarınca, idari yargı merciilerinin taleple bağlı olarak hukuka uygunluk denetimi yapmaları nedeniyle ilgililerce dava dilekçelerinde davanın konusunun hiçbir tereddüde mahal bırakmaksızın açık ve net olarak ortaya konulması gerekmektedir. Bununla birlikte, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç olup, her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerine bırakılmıştır. Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, 15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin 21/05/2024 tarihli, 32552 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak değiştirilen 3 maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin, 15/A maddesinin dördüncü fıkrasının, 9. maddesinin, 2. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının yanı sıra, "bireysel hak ve özgürlükleri kuruma devrettiği için Uygulama Yönetmeliği'nin kuruma devredilen yetkileri içeren tüm maddeleri ait düzenleme"nin de iptalinin talep edildiği; öte yandan işbu davaya ilişkin dava dilekçesinde, davacının rezerv yapı alanı ilanına ilişkin işlemin, davacının maliki bulunduğu taşınmazın riskli yapı olarak ilan edilmesine ilişkin işlemin, taşınmazın tahliyesine ilişkin işlemin ve ruhsatın iptali istemiyle İstanbul İdare Mahkemelerinde açılan (ve bir kısmı kesinleşen) birtakım davalar ile söz konusu davalarda verilen idari yargı merci kararları hakkında bilgi verildiği görülmekle birlikte; söz konusu davalarda gelinen süreç ile yukarıda iptali istenilen Yönetmelik hükümleri arasında maddi veya hukuki bağın tam olarak ortaya konulamadığı, riskli yapı olarak ilan edildiği belirtilen ve davacının maliki olduğu yapıda halen devam eden sürecin, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nde 21/05/2024 tarihli, 32552 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak değiştirilen ve iptali istenilen her bir düzenleme bağlamında nasıl etkilendiği konusunda, somut ve ayrıntılı açıklamalara yer verilmediği gibi; "bireysel hak ve özgürlükleri kuruma devrettiği için Uygulama Yönetmeliği'nin kuruma devredilen yetkileri içeren tüm maddeleri ait düzenleme"nin ibaresi ile yukarıda yer verilen düzenleyici işlemin hangi madde veya maddelerinin iptalinin talep edildiğinin tereddüte mahal bırakmayacak biçimde talep edilmediği de görüldüğünden; bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği anlaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE, 2. Dava dilekçesinin bir örneğinin davacıya iadesine, 3. Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine, 4. Dava yenilenmediği takdirde artan yargılama giderinin davacıya iadesine, 04/07/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.