(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/5 E. , 2010/6525 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 9.300 TL hor kullanma tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.500 TL hasar bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesi üz…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/5 E. , 2010/6525 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 9.300 TL hor kullanma tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.500 TL hasar bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalılar vekilinin taş yünü asma tavan yapılması bedeli ve kefil davalılara ilişkin temyiz itirazlarına gelince ; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 17.08.2005 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi davalı şirket kiracı, diğer davalılar müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamışlardır. Sözleşmenin teslim olunan demirbaş eşya bölümüne göre demir döküm kombi radyatörler, tavan taş yünü, yerler seramik olarak teslim edilmiştir. Kiralanan davalı şirket tarafından diş tedavi merkezi olarak kullanılırken 05.08.2007 tarihinde tahliye edilmesini takiben davacılar tarafından 13.08.2007 tarihinde mahkeme aracılığı ile tespit yaptırılmıştır. Tespit sırasında taş yünü asma tavanların üst kattan meydana gelen akıntı nedeniyle sararak vasfını yitirdiği belirlenmiştir. Yargılama sırasında alınan 20.05.2009 tarihli bilirkişi raporunda ise taş yün asma tavanda meydana gelen sararmaların hor kullanımdan kaynaklanmadığı,üst kattaki bir hasardan ya da müşterek tesisatından meydana geldiği, ancak bu sızmanın davalı tarafından davacıya, üst kat malikine ve bina yönetimine bildirilmediği belirtilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 266. maddesi hükmü gereğince kiracının kiralananı ne halde teslim almışsa kira süresinin sonunda o halde ve mahalli adede göre geri vermesi asıl ise de gerek tespit bilirkişisi raporunda, gerek yargılamada alınan bilirkişi raporunda taş yünü asma tavanda oluşan sararmaların davalı kiracının kullanımından kaynaklanmadığı, üst kattan ya da bina müşterek tesisatından meydana geldiği anlaşılmaktadır Hasar bedelinin tazmin edilmesi özünde haksız fiil tazminatına ilişkin olup tazminattan söz edilebilmesi için davalı kiracının kusurlu bir hareketinin bulunması gerekir.Bu konuda ise davalıya yüklenebilecek bir kötü kullanımdan bahsetmek mümkün olmadığından taş yünü asma tavan yapılması bedeline yönelik talebin reddi gerekirken yazılı şekilde bu bedelin de tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.