1. Ceza Dairesi 2025/1611 E. , 2025/4458 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/204 E., 2024/571 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3.maddesi uyarınca te
**1. Ceza Dairesi 2025/1611 E. , 2025/4458 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/204 E., 2024/571 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3.maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1.maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291.maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1.maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesin 22.06.2017 tarihli ve 2017/68 Esas, 2017/274 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.12.2017 tarihli ve 2017/939 Esas, 2017/982 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.11.2022 tarihli ve 2022/524 Esas, 2022/8569 Karar sayılı ilâmı ile "eksik inceleme" gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2.İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesin 20.11.2024 tarihli ve 2023/204 Esas, 2024/571 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun ) 81/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun maktule yönelik tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, yaş küçüklüğü indirimin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun maktule yönelik canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, vekalet ücretine, ilişkindir. 3.Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunmaya, haksız tahrikin varlığına, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tasarlayarak öldürme ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçlarının unsurlarının oluşmadığı, maktulden suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ya da davranışın bulunmadığı, somut olayda meşru savunmaya ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, suca sürüklenen çocuk hakkında yaş küçüklüğü indirimi uygulanması koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Dosya kapsamına göre ; a. Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda değişen ve suçtan kurtulmaya matuf anlatımları, olay yeri inceleme raporu uyarınca maktulün yaşadığı evdeki dağınıklık, bir kısım ev eşyalarının ve çantasında bulunan eşyaların çıkarılarak dağıtılmış olması, suça sürüklenen çocuğun maktule ait olan 3 adet cep telefonunu ve komodinin iç kısmında bulunan parayı alması ve yakalanmasına ilişkin 11.02.2012 tarihli olay yakalama geçici olarak muhafaza altına alma tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğini öğrendiği maktul ile irtibat kurarak olay yeri olan maktulün konutuna cinsel ilişki bahanesiyle yağmalamak amacıyla gittiği ve bu amaçla maktulü öldürdüğünün anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 82/1-h maddesi uyarınca bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak, işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla öldürme suçunu oluşturacağı düşünülmeden, yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, b. Dava dosyasında kendini vekil vasıtasıyla temsil ettiren katılan ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen, diğer katılan ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi, c. Uygulamaya göre de; yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinin uygulanması sırasında, suça sürüklenen çocuğun yaşı ile orantılı olarak bir ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması, Hususları hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ile katılan ... vekillinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2024 tarihli ve 2023/204 Esas, 2024/571 Karar sayılı kararının "suç niteliği, vekalet ücreti ve eksik ceza tayini" yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul ... 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY ... ... hakkında, maktule ...’i kasten öldürmek suçundan, yerel mahkeme olan İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2017 tarih ve 2017/68 Esas, 2017/274 Karar sayılı kararı ile TCK 81/1, 31/3 maddeleri gereğince 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Hırsızlık suçundan ise TCK 142/1-b, 143, 31/3, 62 maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın aleyhe istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 04.12.2017 tarih ve 2017/939 Esas ve 2017/982 Karar sayılı ilamı ile“İstinaf Başvurularının Esastan Reddine” karar verilmiştir. Böylece hırsızlık suçundan verilen hüküm kesinleşmiştir. Kasten öldürme suçu yönünden temyizyasa yoluna başvurulmuştur. Kararın aleyhe temyizi üzerine, sayın dairemiz çoğunluğu ... ... hakkında, maktule ...’i nitelikli kasten öldürmek suçundan TCK 82/1-h. maddesinden mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği belirtilerek kararın Bozulmasına, karar vermiştir. Kararının doğru olduğu ve ... ... hakkında TCK 81/1, 31/3. maddeleri uygulanarak verilen ceza doğru olduğundan kararın onanması gerektiğini düşündüğümüzden, aşağıdaki gerekçelerle sayın çoğunluk kararına muhalifiz. Şöyleki; ... ...'ın Tokat ili ... ilçesi ... Sağlık Meslek Lisesinde 3. sınıfta öğrenci iken ... isminde ...'lı bir kız ile tanıştığı, bu kızı çok sevdiği, ...’in ayrılarak, İstanbul ... ilçesinde bir lisede okumaya başladığı,... ile görüşmek istemediği, ...’nin bu olaya üzüldüğü için intihara kalkıştığı, sonra alkol kullanmaya başladığı, her gece alkol içmeye başladığı, intihara kalkışması sonucu ... Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi gördüğü, iyileşince tekrar ...'ya geri döndüğü, ... ile görüşemeyince internet ortamında para karşılığı ilişkiye giren bayanlara ait sitelere girdiği, hesabının Eskort ... olduğu yazılı olan siteye girdiği, resmini görünce ...'e çok benzediği için ... takma adlı maktule ile görüşmeye başladığı, İstanbul'da olduğunu ve adresini öğrendiği, İstanbul'a 05/02/2012 tarihinde geldiği, öncellikle ... isimli arkadaşını görmek istediği, ...’in "beni görmek için gelme" diye mesaj yazınca, bu mesaj üzerine üzülerek, intihar etmek istediği, sonradan intihardan vazgeçtiği, bu mesaj üzerine ... ile tekrar görüştüğü, ...'in verdiği Koşuyolu’nda bulunan adrese gece gittiği, kendisi ile ücret karşılığında ilişkiye girmek ve geceyi de onun evinde geçirmek üzere 300 TL’ye anlaştıkları, cinsel birleşme sonrası ... ile anlaştığı 300 TL'nin 100 TL'sini verdiği, geriye kalan 200 TL'sini ikametinde misafir etmediği için vermek istemediği, ancak kendisine hakaret içeren konuşmalar yapınca geri kalan parayı verip çıkmak istediği, maktulün sevgilisi ...’e ilişkin sözler söylemesi üzerine, ...’nin yanında taşıdığı bıçağı çıkararak maktuleyi değişik yerlerinden çok sayıda bıçaklayarak olay yerinde öldürdüğü, olayın akabinde maktulenin evinde bulunan 3 adet telefon ile komidin çekmecesinde bulunan bir miktar parayı aldıktan sonra, binayı terk etmeden önce şifoner üzerindeki aynaya ...'e hitaben "beni bırakmayacaktın" şeklinde yazı yazdığı ve evin kapısını kilitleyerek evden ayrıldığı, almış bulunduğu telefonlardan birisini Şirinevler Mahallesi'nde cep telefonu alıp alım satımı yapan bir kişiye satmak üzereyken civarda bulunan güvenlik güçlerinin şüphesi üzerine yapılan araştırma sırasında yakalandığı, maktulenin ölüm sebebine dair düzenlenen, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın otopsi raporunda, maktulenin vücudunda 66 adet kesici delici alet yarası, 1 adet boğazlama kesisi, çok sayıda kesik vasıfta yara tespit edildiği, maktulenin boğazlamaya bağlı büyük damar kesisinden gelişen dış kanama ve kesici delici alet yaralamasına bağlı kot kesisi ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü olayda; 1-Olayla İlgili Hukuki Değerlendirme; a) TCK’nın 82/l-h bendinde, eylemin bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla işlenmesine ilişkin eylem müeyyide altına alınmıştır. Burada kasten öldürme “araç suç”, işlenmesi kastedilen diğer suç ise “amaç suç”tur. Fail, işlediği diğer suçu gizlemek, işlenmesini kolaylaştırmak, yakalanmamak veya diğer suçun delillerini ortadan kaldırmak için birini öldürürse, amaç suçun bağımsızlığını koruduğu gözetilmelidir. Dolayısıyla fail, her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalıdır. Maddenin tatbiki için amaç suçun tamamlanması gerekmez. Failin öldürme eylemini, “amaç” suçu gizlemek, suçun işlenmesini kolaylaştırmak, delillerini ortadan kaldırmak veya yakalanmamak için gerçekleştirmesi yeterlidir. Cinsel saldırı suçunu gizlemek amacıyla, nitelikli yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla, tanıklık yapmasını önlemek suç delillerini ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirilen adam öldürme eylemlerinde nitelikli bu halin mevcut olduğu söylenebilir. Konuyla ilgili Yargıtay Kararlarında; 1. Ceza Dairesinin 01.07.2014 Tarih, 2388 Esas ve 3669 Sayılı Kararında; “Sanığın, maktulü kendisine hakaret etmesi ve basit şekilde yaralaması nedeni ile öldürdüğü daha sonra aniden gelişen kastla maktulün ölmesinden yararlanarak cep telefonunu almaktan ibaret eylemleri, haksız tahrik altında kasten öldürme ve kişinin ölmesinden yararlanarak geceleyin hırsızlık suçlarını oluşturur”. 1. Ceza Dairesinin 23.12.2014 Tarih, 5563 Esas ve 6518 sayılı Kararında; “Maktullerin evine girip tabanca ile ateş ederek her iki maktulü de öldürdükten sonra o an gelişen kast ile ölmelerinden yararlanarak maktullere ait para ve eşyaları almaktan ibaret eylemleri, her iki maktulü kasten öldürme ve hırsızlık suçlarını oluşturur”. Şeklinde belirtilmektedir. b) CGK’nun 17.03.2022 tarih, 2017/1-955 Esas, 2022/179 sayılı kararında, CGK’nun 17.03.2022 tarih, 2020/1-451 Esas, 2022/181 sayılı kararında, CGK’nun 24.06.2021 tarih, 2019/7-4 Esas, 2021/310 sayılı kararında, CGK’nun 19.04.2022 tarih, 2018/4-530 Esas, 2022/275 sayılı kararında belirtildiği üzere; “Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de insan haklarına dayalı, demokratik rejimle yönetilen ülkelerin hukuk sistemlerinde bulunması gereken, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" şeklinde, Latincede ise "in ..." olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi açısından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlak surette sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ya da gerçekleştiriliş şekli hususunda herhangi bir şüphe belirmesi hâlinde uygulanabileceği gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate veya herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir”. Şeklinde belirtilmiştir. 2- Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; ... ...’nın aşamalardaki istikrarlı savunmaları uyarınca, eski kız arkadaşı ...’e benzetmesi nedeniyle maktule ile irtibat kurduğu, para karşılığı cinsel ilişki yaşamak amacıyla maktulenin bulunduğu konutuna gittiği, cinsel ilişkiye girdikleri, kendisine ilişki nedeniyle anlaştıkları parayı da verdiği, devamında tam olarak belirlenemeyen bir nedenle tartışarak birçok yerinden bıçaklayarak maktuleyi öldürdüğü, öldürme olayından sonra, ani gelişen kast ile evin içerisinde maktuleye ait 3 adet cep telefonunu ve komidin çekmecesinde bulunan bir miktar parayı alarak hırsızladığı olayda, ...’nin maktuleyi öldürmeden önce yağma suçunu işlediğini gösteren bir delilin bulunmadığı, para karşılığı cinsel ilişkiye rıza dahilinde girildiği ve paranın maktuleye verildiği, cinsel ilişki öncesi yağma suçunun işlendiğine dair cebir, şiddet ve tehdite ilişkin bir delilin bulunmadığı, maktule öldükten sonra ani gelişen kastla ölen kişiden hırsızlık suçunun işlendiği, nitekim bu nitelikli hırsızlık suçundan ceza verildiği ve İstinaf mahkemesince esastan red edilerek bu hırsızlık suçunun kesinleştiği, dosyada bir tanığın bulunmadığı, ...’nin yağma amacıyla maktule ile iletişime geçip konutuna gittiğine ve yağma suçunu işlemek amacıyla maktuleyi öldürdüğüne dair her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak ...’nin TCK 82/1-h maddesinden değil, TCK 81/1. maddesinden cezalandırılmasının doğru olduğu nedenle,bozma kararına muhalifiz. Sonuç olarak; Yerel mahkemece ... hakkında verilen TCK 81/1, 31/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına dair verilen karar doğru olduğundan, yine Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe istinaf üzerine, “İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi”ne, dair verilen karar doğru olduğundan, kararın Onanması gerekirken, ...’nin eyleminin nitelikli kasten öldürme olduğu ve TCK 82/1-h maddesinden cezalandırılması gerektiği belirtilerek, kararın Bozulmasına karar veren sayın çoğunluk kararına muhalifiz.