10. Hukuk Dairesi 2023/11674 E. , 2023/11655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/555 E., 2023/393 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yarg
**10. Hukuk Dairesi 2023/11674 E. , 2023/11655 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/555 E., 2023/393 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.03.2013 – 01.11.2017 tarihleri arasında kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili taraf|ndan verilen cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde yevmiye usulü ayda bir iki günü geçmeyecek şekilde çalıştığı, bağımlı bir çalışmanın söz konusu olmadığı, davacının iş olursa aranarak gelip çalıştığı yevmiyesini aldığı, kesinIikle düzenli ücret ve bağımlılık unsurunun oluşmadığı, yasanın tanımladığı anlamda oluşmuş bir iş akdinin söz konusu olmadığı, davacının operatörlük belgesinin olmadığı, davacının belediyede iş makinelerinde yağcılık yapan ve bu şekilde makine kullanmayı öğrenen bir kişi olduğu, davacının emekli olduktan sonra ek iş oiarak inşaatlarda boyacılık yaptığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya konu dönemde herhangi bir sigortalı çalışcıasının bulunmadığı, davaya konu dönemde davalının işveren vasfının olup olmadığını, iddia edilen çalışmanın hizmet akdine tabi gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerektiği, uyuşmazlığın hiçbir kuşkuya mahal kalmayacak şekilde kanıtlanması gerektiği ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2018/115-2020/401 sayılı kararıyla; “Davanın kısmen kabulü ile, kısmen reddine, -Davacının 01.03.2013 -01.11.2017 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olan davalı ...'na ait iş yerinde iş makinesi operatörü olarak her ay 2 gün çalıştığı ve SGK'ya bildirilmeyen 113 gün çalışmasının olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine” dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/957-2021/3323 sayılı kararıyla; davacının istinaf isteminin süreden, fer'i müdahil Kurumun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; davacının temyizinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz talebi yönünden, davacının talebinin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak geçen sürelerin tespitine mi yoksa hizmet akdine dayalı zorunlu çalışmaların tespitine mi yönelik olduğunun açıklattırılması gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacı beyanında; " Ben davalı ...'in yanında 2013 yılında çalışmaya başladım. 2017 yılında işten ayrıldım. İşi kendim bıraktım. Bu çalıştığım süreç içerisinde sigortasız çalıştığım günlerde destek primine tabi olarak geçen sürelerin hesaplanmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. Ayrıca dinlenen davacı tanıklarından ...; davacının davalı yanında sürekli ve kesintisiz şekilde çalıştığını beyan etmiştir. Somut dosyada, davacının beyanı alınmak suretiyle talebin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak geçen sürelerin tespitine mi yoksa hizmet akdine dayalı zorunlu çalışmaların tespitine mi yönelik olduğu hususlarında dosya kapsamında dinlenen davacı tanığı Mehmet Bölükbaş'ın beyanından anlaşılmış olup davacının davalı iş yerinde asgari ücretli sosyal güvenlik destek pirimine tabi olacak şekilde 1681 gün hizmetinin bulunduğuna dair davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle " 1-Davanın kabulü ile davacının davalıya ait iş yerinde asgari ücretli sosyal güvenlik destek primine tabi olacak şekilde 1681 gün hizmetinin olduğunun tespitine," karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde, eksik araştırma yapıldığını, iş akdinin unsurlarının bulunmadığnı belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. 2.“Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince de sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). 3.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.) 4. Dosya kapsamı incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda ayda 2 gün olmak üzere toplamda 113 günlük bir hizmet tespiti yapıldığı, Dairemizce, davacının temyizinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedildiği, fer'i müdahil SGK'nın temyizi yönünden, davacının talebinin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak geçen sürelerin tespitine mi yoksa hizmet akdine dayalı zorunlu çalışmaların tespitine mi yönelik olduğunun açıklattırılması gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince bu sefer davacının davalıya ait iş yerinde asgari ücretli sosyal güvenlik destek primine tabi olacak şekilde 1681 gün hizmetinin olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmıştır. 5.Belirtilen açıklamalar ve tespitler ışığında somut olaya dönüldüğünde, Mahkemece verilen ilk kararı temyiz eden davacının temyizinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle red edilmesi sonucu, karşı taraf lehine oluşan usulü kazanılmış hak çerçevesinde ilk kararda belirtilen süreden daha fazla süreye hükmedilemeyeceğinin gözetilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup sair yönler incelenmeksizin kararın bozulmasını gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.