5. Hukuk Dairesi 2024/3992 E. , 2024/9196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/36 Esas, 2022/1550 Karar DAVA TARİHİ : 22.10.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/449 Esas, 2020/329 Karar Taraflar arasındaki taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin
**5. Hukuk Dairesi 2024/3992 E. , 2024/9196 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/36 Esas, 2022/1550 Karar DAVA TARİHİ : 22.10.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/449 Esas, 2020/329 Karar Taraflar arasındaki taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Yalova ili, ..., Altınova Mahallesi 234 ada 7,8 11 parsel, 236 ada 5,6,7,8,9,10 parsel ve 237 ada 13 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarına kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığına ilişkin şerh konulduğunu, bu nedenle uğramış olduğu zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve yasal ön başvuru şartları yerine getirilmediğinden reddi gerektiğini, tapusunun iptal edilmediğini ve 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartları gerçekleşmediğinden davanın esastan ve yersiz olduğundan reddine karar verilmesini, tazminat ödenmesine karar verilmesi halinde taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmının tapusunun iptali ile Hazine adına kıyı olarak terkinine karar verilmesi ile davacı tarafın yargılama giderleri ile vekâlet ücretine mahkum edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmazlar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine ve taşınmazların tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, davalı idarenin husumet ehliyetinin olmadığını tapu kaydının iptaline ilişkin taleplerinin olmadığını, kıyı kenar çizgisinde kaldığı için taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, taşınmazların vasfının ve bedelinin hatalı belirlendiğini, emsal incelemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve Hazineden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu, ayrıca taşınmazların kıyı kenar çizgisinde kaldığından Devletin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında tazminat sorumluluğunun doğduğu, bu nedenlerle davalı Hazine vekilinin istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususların yerinde görülmediği mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idarenin husumet ehliyetinin olmadığını davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığından reddinin gerektiğini, taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesinin mahkeme kararına dayandığını, kıyı kenar çizgisinde kaldığı için taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, taşınmazın vasfının ve bedelinin hatalı belirlendiğini, emsal incelemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olması gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.